4. Hukuk Dairesi 2009/14534 E. , 2010/10847 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vd vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve Finans Finansal Kiralama AŞ aleyhine 01/09/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetk…
**4. Hukuk Dairesi 2009/14534 E. , 2010/10847 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vd vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve Finans Finansal Kiralama AŞ aleyhine 01/09/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; a) Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemlerine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalılardan Finans Finansal Kiralama AŞ hakkındaki istem husumet yokluğu nedeniyle reddedilmiş; diğer davalı ... hakkındaki istemin ise bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Davaya konu olayın gelişim biçimi ile gösterdiği tüm özellikler, davacı eş ...'un ölene olan yakınlık derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı eş ... yararına takdir edilen manevi tazminat tutarı azdır. Yerel mahkemece adı geçen davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmemiş olması;