11. Hukuk Dairesi 2012/16600 E. , 2013/14302 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Çavdır (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.06.2012 tarih ve 2011/118-2012/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tut…
**11. Hukuk Dairesi 2012/16600 E. , 2013/14302 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Çavdır (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.06.2012 tarih ve 2011/118-2012/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait işyerinin davalı şirkete akaryakıt servis istasyonları poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, davacıya ait işyerinde aracını yıkayan...ın elektrik çarpması neticesinde öldüğünü, ceza yargılamasının Çavdır Asliye Ceza Mahkemesinde yapılıp müvekkili tarafından müdahillere 45.000,00 TL tazminat ödendiğini, işyerinin davalıya sigortalı olduğundan dolayı ödenen tazminattan davalının müvekkiline karşı sorumlu olduğunu ileri sürerek 45.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket tarafından davaya konu taksirli eylem nedeniyle ölenin eşi ve çocukları için 45.000,00 TL tazminat ödendiği, davacı iş yerinin davalı ... tarafından sigortalı olduğu, sigorta şirketine rücu hak ve imkanı şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, sigorta tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece, tensip ara kararıyla dosya bilirkişi incelemesi yapılması için talimat mahkemesine gönderilmiş, davalı vekilinin mazeret dilekçesi göndererek duruşmaya katılamadığı üçüncü celsede dosyanın bilirkişiden döndüğü anlaşılmış ve aynı celsede davalı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilerek, iki gün sonraki tarih olan 01/06/2012 tarihine duruşma günü verilmiş, yeni duruşma günü davalı vekiline usulüne uygun olarak bildirilmeyerek, anılan celsede davalı vekilinin yokluğunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Böylelikle, bilirkişi raporu davalı vekiline tebliğ edilmemiş, ayrıca davalı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen iki gün sonrasına duruşma günü verilip, belirtilen duruşma tarihinden haberdar edilmeyerek yokluğunda karar verilmiştir. Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 280. maddesi, “Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir.” hükmünde olup devamı maddelerinde bilirkişi raporuna itiraz usulü düzenlenmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 73. maddesi ve Anayasanın 36. maddesi hükmü uyarınca, kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim, her iki tarafı dinlemedikçe veyahut sav ve savunmalarını bildirmeleri için yasal şekillere uygun olarak davet etmedikçe karar veremez. Yasanın bu açık hükmüne aykırı olarak mahkemece usulüne uygun duruşma günü tebligatı yapılmayıp, davalının bilirkişi raporuna karşı diyecekleri, ortaya koyacağı deliller toplanıp sav ve savunma çerçevesinde değerlendirme yapılmaması, davanın yazılı olduğu şekilde davalının yokluğunda sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.