T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2048 KARAR NO : 2026/273 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :15/10/2025 NUMARASI :2024/670 Esas - 2025/577 Karar DAVACI :... (T.C.No:...) - ... VEKİLİ :Av. ... - ... DAVALI :... (T.C.No:...) - ... V…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2048 KARAR NO : 2026/273 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :15/10/2025 NUMARASI :2024/670 Esas - 2025/577 Karar DAVACI :... (T.C.No:...) - ... VEKİLİ :Av. ... - ... DAVALI :... (T.C.No:...) - ... VEKİLİ :Av. ... - ... DAVA :Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :23/12/2024 KARAR TARİHİ :16/02/2026 KR. YAZIM TARİHİ :13/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile emlak işiyle iştigal eden dava dışı ... adlı arasında davacının babasından intikal eden taşınmazları satışa çıkararak önce kendi adına alıp sonrasında hissesiz bir şekilde davacıya devir ve temlik etmesi hususunda anlaşma yaptıklarını, anlaşmanın ifası için davacı tarafından dava dışı ...'e taşınmaz alım satım yetkilerini içeren Kocaeli 7. Noterliğinin 15/03/2023 tarih ve 18509 yevmiye sayılı vekaletnamesi verildiğini, ... sözleşme konusu hisselerin satışı ve alımına dair işlemleri yerine getirmek için yüksek miktarda para harcayacağından bahisle söz konusu harcamalara teminat olmak üzere davacıdan 5.000.000,00-TL bedelli teminat senedi imzalamasını istediğini, davacının bonoyu imzalayarak ...'e teslim ettiğini, davacıya Kocaeli İcra Dairesinin 2023/98657 Esas sayılı takip dosyasından yapılan ödeme merinin tebliği üzerine ...'e teminat olarak verdiği bononun lehtar kısmına adlı yazılarak davalı tarafından icra takibine konulduğunu öğrendiğini, sonrasında ...'in kendilerine taşınmazları satışa çıkartmak için takip yapıldığını, yapılan işlemlerin sözleşmeye uygun olduğunu, kendisine herhangi bir zarar gelmeyeceğini beyan ettiğini, sonrasında davacının aracının ve diğer haczi kabil menkul ve gayrimenkul mallarının haczi üzerine ... ile tekrar görüştüğünü, ...'in kendisine tam hisse olarak devretmeyi taahhüt ettiği taşınmazlar üzerindeki hacizlerin kaldırılacağını söylediğini, hacizlerin kaldırılmaması üzerine tekrar görüştüklerini şahsın kötü niyetli haksız ve hukuka aykırı eylemleri gözlemek ve davacının güveninin devamını sağlamak amacıyla 5.000.000,00-TL bedelli teminat senedini doldurup imza ederek davacıya verdiğini belirterek davanın kabulüne, Kocaeli İcra Dairesinin 2023/98657 Esas sayılı dosyasıyla takibe konulan 15/04/2023 tanzim 15/05/2023 vade tarihli 5.000.000,00-TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, bononun iptaline, takipte haksız ve kötü niyetli olarak davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının alacağı olduğu 5.000.000-TL bedelli bononun borçlu davacıdan tahsili nedeniyle Kocaeli İcra Dairesinin 2023/98657 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı ve takip sonrasında borçlu tarafından haksız davanın açıldığını, söz konusu bononun aslının icra dairesi kasasında olduğu, davacının borçluya elden vermiş olduğu borç para karşılığından düzenlendiğini, bono içerisinde nakden kaydının bulunduğunu, senet lehtarı lehine bir kayıt olarak davacı borçluya borç verildiğini gösterdiğini, davacının söz konusu bono nedeninin talil edildiği veya bedelsiz olduğu iddiasının yazılı delile ispat yükü altında olduğunu davacının dava dilekçesinde iddia ettiği hiçbir maddi olguyu kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın USULDEN REDDİNE, Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli KOCAELİ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu senet bono niteliğinde bir kambiyo senedi olduğu için uyuşmazlıkta Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, davalının Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kaydının olduğunun da tespit edildiğini, davalının tacir sıfatına sahip olduğunu, bu nedenle dosyada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/10/2025 tarih, 2024/670 Esas - 2025/577 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı tarafından, davalı tarafça Kocaeli İcra Dairesinin 2023/98657 Esas sayılı dosyasıyla takibe konulan 15/04/2023 tanzim 15/05/2023 vade tarihli 5.000.000,00-TL bedelli bonodan kaynaklı borcunun bulunmadığından bahisle eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini savunduğu, Mahkemece takip konusu bononun teminat senedi olduğu ve uyuşmazlık konusunda yargılama yapmakla Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğu değerlendirilerek görevsizlik kararı verildiği, kararın davalı tarafından istinaf edildiği görülmektedir. Uyuşmazlık, takip konusu bononun teminat bonosu olup olmadığı ve davanın mutlak ticari dava olup olmadığı noktasındadır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. TTK'nın 5. maddesinde; “aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmü yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5-(3) maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2010 tarihli ve 2010/19-67 Esas, 2010/99 Karar; 28.03.2018 tarihli ve 2017/12-1140 Esas, 2018/563 Karar; 11.02.2020 tarihli ve 2017/12-743 Esas, 2020/129 Karar ile 15.09.2020 tarihli ve 2017/12-269 Esas, 2020/591 Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge (2004 sayılı Kanun'un 169/a maddesinde öngörülen) ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. Eldeki uyuşmazlıkta, takip konusu bono üzerinde teminat kaydı bulunmadığı görülmektedir. Bu nedenle eldeki dava mutlak ticari dava olduğundan görevli mahkeme Ticaret Mahkemeleridir. Bu durumda, bononun teminat senedi olduğuna olduğuna yönelik iddiasına ilişkin davacı delillerini incelemek ve bu konuda karar vermek görevi de Ticaret Mahkemesinindir (Dairemizin 10/10/2024 tarih, 2024/1486 E., 2024/1370 K.; Bononun teminat senedi olduğu iddiasına dayalı davada, davanın esasına ilişkin ticaret mahkemesince verilen karara ilişkin emsal karar; Yargıtay 11. HD.'nin 23/06/2025 tarih, 2025/245 E., 2025/4441 K. sayılı ilamı). Başka bir söyleyişle ilk derece mahkemesince davacının delilleri kapsamında bononun teminat senedi olduğu kanaatine varılır ise görevsizlik kararı değil davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekir. Açıklanan bu nedenlerle ilk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/10/2025 tarih, 2024/670 Esas ve 2025/577 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.16/02/2026 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... *Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*