6. Hukuk Dairesi 2024/2328 E. , 2025/996 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1887 E., 2024/339 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/291 E., 2023/649 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında o
**6. Hukuk Dairesi 2024/2328 E. , 2025/996 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1887 E., 2024/339 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/291 E., 2023/649 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin miktardan reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı aleyhine yapılan takibe davalı itirazının kötüniyetli olduğunu, icra takibi dayanağının cari hesap ve cari hesaptan kaynaklanan alacak olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 oranında icra inkâr tazminatının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmadığını, davacının alacaklı olmadığını, davacının işi geciktirdiğinden borçlu bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karşılıklı alacakların takasa sokulması için, öncelikli olarak davalı alacağı olan 560.000,00 TL'nin muaccel olması gerektiği, buna göre davalının bu takas yetkisini kullanabilmesi için 560.000,00 TL'nin iki parça halinde muaccel olduğu dikkate alındığında 385.000,00 TL için 05.12.2013, 175.000,00 TL için 30.03.2014 tarihlerinde ancak mümkün olduğu, taraflar arasında imzalanan barter sözleşmesi ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi hükümleri dikkate alındığında takasların, belirtilen tarihlerde yapılmasının zorunlu olduğu, ancak bu iki tarihten sonra da USD kurunun davacının lehine olarak sürekli artması ve de davalı tarafın kendisinin aleyhine olarak 385.000,00 TL için 05.12.2013 tarihinden sonraki tarih olan 4. Hakediş tarihi 08.03.2014 tarihinde 82.026,69 USD'yi takasa sokmasında; 175.000,00 TL için 30.03.2014 tarihinden sonraki tarih olan 5. Hakediş tarihi 13.08.2014 tarihinde 91.018,04 USD'yi takasa sokmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davalının daha önce lehine kullanabileceği takas hakkını, dolar borcunun kur nedeniyle değerinin artmasına rağmen aleyhine olacak şekilde kullanıp davacı lehine davranmayı kabullenmesinde bir beis bulunmadığı, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi Ödeme Planına ilişkin sözleşmenin 4. Eki ve Barter Sözleşmesine göre davacının TL olan daire bedelinin borcunun vade tarihlerinin 385.000,00 TL için 05.12.2013, 175.000,00 TL için 30.03.2014 tarihleri olduğu, davacının TL borcunun muaccel olması için dairenin teslimi gerekmediği, davacı tarafın "dava dosyasında görünen hakedişler ise dava açılış tarihinden sonra alacağın düşürülmesi için davalı tarafdan kötü niyetle ve kasıtla üzerinde tahribat yapılmış sahte evraklardır" iddiası karşısında barter kesintilerinin davalı taraf muavin defter kayıtlarında yer aldığı tespiti ile ve de muavin defterlere dayanak ticari defterlerin yıl sonu onayları ile birlikte değerlendirilmesi için alınan en son heyet ek raporu dikkate alındığında takas hakkının bu iki hakedişler ile kullanıldığında şüphe bulunmadığı, davacının bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan barter sözleşmesi ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi kapsamında davacıya devir ve teslimi kararlaştırılan, barter konusu B Blok 17 numaralı daire bedelinin, döviz cinsi üzerinden yapılan ikitelli yüklenici sözleşmesi üzerinden mahsup edileceğinin taraflarca mutabakat altına alındığı, dosya kapsamında bulunan 4 numaralı hakedişte, barter sözleşmesi kapsamında barter konusu B Blok, 17 numaralı bağımsız bölüm için taşeron hakedişinden 82.026,69 ABD Doları, 5 numaralı hakedişte barter sözleşmesi kapsamında bağımsız bölüm için taşeron hakedişinden 82.026,69 ABD Doları ve teminattan 91.018,14 ABD Doları kesildiği, ilgili hakedişte sabitlenmiş olan dolar satış kuru üzerinden 1 Dolar 2.162,7 TL üzerinden çevrilerek toplam kesilen tutar olan 258.935,59 ABD Dolarının 560.000,00 TL'ye denk geldiği, kaldırma kararından sonra ve kaldırma kararı doğrultusunda hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporları hükme esas alınarak yazılı şekilde davacı yanın davalıdan alacağının bulunmadığından davanın reddine kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Uyuşmazlık konusu hususlardan sadece bir tanesi olan USD bazlı işe bilirkişi heyetince odaklanılmış olup, TL bazlı işlerde değerlendirme yapılmadığını, TL bazlı alacağın hesaba katılmadığını, davalı ticari defterlerinde dahi davacının alacaklı olduğunu, b.Dava aşamasında iddia edilen barter kesintileri için taraflarına ulaşmış veya onaylanmış , imzalanmış hiçbir belge bulunmadığını, bu belgenin davalı tarafından kötüniyetli olarak ve kasıtla tahribat yaptığı evrak olduğunu, 4 ve 5 nolu hakedişlerde oynamalar, tahrifatlar bulunduğunu, c.Davacının davalıya borcu olduğunun dayanağına ilişkin bilgileri olmadığını, d. Davalının mail ile daire bedelinin ödeme şeklini değiştirdiğini 405.000,00 TL’lik kısmını İkitelli AVM sözleşmesinde ödenecek 6 senetten eşit şekilde düşeceğinin, kalan 175.000,00 TL ise İkitelli ve Metro Garden Sözleşmelerinin teminatlarından düşeceğinin belirtildiğini, e. Davalının ödeme için sunduğu dekontların başka işe ait bulunduğunu, f. Dairenin tapusunun alındığı tarihteki kur dikkate alınarak hesap yapılması gerektiğini, g. Bilirkişi raporlarının yetersiz, çelişkili, tutarsız olduğunu, h. Bilirkişi raporunda müvekkili alacağının tespit edilmesine rağmen eksik tespit edildiğine ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, davalının davanın içeriği ile uyuşmayan evraklarının dikkate alındığını, iddia ve savunmanın genişletildiğini, raporda vahim hatalar yapıldığını, hükmün gerekçesiz olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı alacak istemine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendi kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı yüklenici tarafından, davalı iş sahibi aleyhine taraflar arasındaki eser sözleşmelerine dayalı olarak icra takibi başlatılmıştır. Öte yandan, davacı alıcı taraf ile davalı satıcı taraf arasında 05.12.2013 tarihinde imzalanan “Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi” ve iki adet “Gayrimenkul Satış Vaadi Barter Protokolü” bulunmaktadır. Somut olayda, dosya içerisinde taraf imzaları olan ve barter kesintisi yapılan 08.03.2014 tarihli 4. hakediş ve 13.08.2014 tarihli 5. hakediş bulunmaktadır. Davalı tarafça 5. hakediş tarihindeki USD kuru üzerinden çevrilerek toplam kesilen tutar olan 258.935,59 USD, taraflar arasında uyuşmazlık dışı olan 560.000,00 TL daire bedeline denk gelmektedir. Bu nedenle, mahkemece 4 ve 5 no.lu hakedişte daire bedelinin mahsup edildiğinin kabulü doğru olmuştur. Bununla birlikte mahkemece, davacı alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de hükme esas alınan 30.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada sadece taraflar arasında USD üzerinden akdedilen İkitelli AVM işi dikkate alınmıştır. Ne var ki, davacı tarafça dava konusu icra takibine hem USD cinsinden hem TL cinsinden akdedilen sözleşmelere dayalı alacağı konu edilmiş olup; dosya içerisinde mevcut raporlarda miktarlar konusunda çelişki olmakla birlikte davacının, davalıdan TL alacağı olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, bilirkişi kurulundan ek rapor alınmak ya da yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulmak suretiyle taraflar arasındaki sözleşmeler, faturalar,hakedişler ve taraflara ait ticari defter ve belgeler incelenerek ve mahsubu gereken 560.000,00 TL daire bedelinin 4 ve 5 nolu hakedişlerden mahsup edildiği gözetilerek tarafların alacak borç durumlarının icra takip tarihi itibariyle belirlenmesi, davacının USD cinsinden akdedilen sözleşme gereği davalıya borçlu olduğunun tespiti halinde ise TL üzerinden akdedilen sözleşmelere göre alacaklı olması durumunda icra takip tarihi itibariyle TL alacağından mahsup yapılarak alacağı bulunup bulunmadığının belirlenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.