Hukuk Genel Kurulu 2018/844 E. , 2021/1395 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “menfi tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar her iki taraf vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (kapanan) 13. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edil…
**Hukuk Genel Kurulu 2018/844 E. , 2021/1395 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “menfi tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar her iki taraf vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (kapanan) 13. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; aleyhine başlatılan Nazilli 2. İcra Müdürlüğünün 2013/4181 sayılı dosyasında takibin kesinleşmesi sonrası haciz baskısı altında ödeme taahhüdünde bulunan müvekkilinin gerçekte borçlu olmadığını, takipte taraflar arasındaki harici ve geçersiz satış sözleşmesine dayanıldığını ve davalının müvekkilinin başlattığı Nazilli 1. İcra Dairesinin 2013/1577 sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip nedeniyle ödediği 22.700TL senet bedelinin, senet ile sözleşme arasında ilişki kurularak eldeki davaya konu icra takibiyle geri alınmak istendiğini, oysa kambiyo senedinin illetten mücerret olduğunu, bunun yanında senet bedelinin sözleşme bedelini tutmaması, bedelinin nakden alındığının yazılmış olması, tanzim tarihinin 25.02.2012 iken 25.12.2012 yapıldığı gözetildiğinde ödenen senet ile sözleşme arasında bağlantı olmadığının açıkça belli olduğu, davalının senet borcunu hiçbir itirazda bulunmadan ödediğini, bunun yanı sıra geçersiz sözleşmeye dayanılarak cayma bedeli istenmesinde de hukuka uygunluk bulunmadığını ileri sürerek 2013/4181 sayılı takip yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: