4. Hukuk Dairesi 2009/7221 E. , 2010/4084 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 19/04/2005 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan desteğin ölümü nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalılardan ... vekili taraflarından süresi içinde iste…
**4. Hukuk Dairesi 2009/7221 E. , 2010/4084 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 19/04/2005 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan desteğin ölümü nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalılardan ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ile davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda; ölenin davacılara yakınlığı, olay günü ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacılardan anne ve baba yararına takdir edilen 625,00’er TL ile kardeşler yararına takdir edilen 250,00’şer TL manevi tazminat azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacılardan anne ve baba yararına 1.500,00'er TL, kardeşler yararına 500,00'er TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasın manevi tazminat tutarlarına ilişkin c bendinde yer alan “…625,00…”, “…250,00…” ve “…3000,00…” biçimindeki sayı dizilerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…1.500,00…”, “…500,00…” ve “…6.500,00…” sayı dizilerinin yazılmasına; harç alınmasına ilişkin üçüncü paragrafının tümden silinerek yerine üçüncü paragraf olarak “Alınması gereken 414,207 TL karar harcından peşin alınan 179,70 TL indirilerek artık 234,50 TL harcın, 17,77 TL’sinin davalı ... şirketinden, 216,73 TL’sinin diğer davalı ...’den alınarak Hazine'ye gelir yazılmasına,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; taraflar yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin beşinci ve altıncı paragraflarının tümden silinerek yerlerine ayrı bir paragraf olarak “Davacı yan kendisini vekil ile temsil ettiğinden kabul edilen maddi tazminat nedeniyle hesap ve takdir edilen 575,00 TL, kabul edilen manevi tazminat nedeniyle hesap ve takdir edilen 780,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak (sigorta şirketi sadece 575,00 TL’den sorumlu olmak üzere) davacılara verilmesine, davalılar kendilerini vekil ile temsil ettiğinden reddedilen maddi tazminat nedeniyle hesap ve takdir edilen 575,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, reddedilen manevi tazminat nedeniyle hesap ve takdir edilen 575,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılardan ...'e verilmesine,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; davalı ...'in tüm, davacıların öteki itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.