Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; tanık sorgulatma hakkının reddedilmesi, ana dilde savunma yapma hakkının engellenmesi ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; tanık sorgulatma hakkının reddedilmesi, ana dilde savunma yapma hakkının engellenmesi ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 18/2/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurucuların adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir.Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 19/8/2011 tarihinde gözaltına alınmışlar, 23/8/2011 tarihinde Adana Ağır Ceza Mahkemesince (CMK mülga madde ile görevli) silahlı terör örgütü adına suç işleme, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçlarından tutuklanmışlardır. Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame ile başvurucular hakkında silahlı terör örgütü adına suç işleme, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme ve terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından cezalandırılmaları istemiyle aynı yer Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır.Dava, Adana Ağır Ceza Mahkemesine (CMK mülga madde ile görevli) tevzi edilmiş ve E.2011/166 sayılı dosyası üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır. Mahkeme 16/1/2014 tarihinde başvurucuların tutukluluk hâllerinin devamına karar vermiştir. Başvurucular 20/1/2014 tarihinde bu karara itiraz etmiş, Adana Ağır Ceza Mahkemesince 6/2/2014 tarihinde yapılan inceleme sonucunda söz konusu itiraz reddedilmiştir. Karar, başvurucular tarafından aynı tarihte öğrenilmiştir. Başvurular 18/2/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvurucular hakkındaki dava, Adana Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga madde ile görevli) kapatılması üzerine 11/3/2014 tarihinde Adana Ağır Ceza Mahkemesine devredilmiştir. Başvurucular 26/6/2014 tarihinde tahliye edilmiştir. Yapılan yargılama sonunda Adana Ağır Ceza Mahkemesi 15/3/2016 tarihli kararıyla başvurucuların silahlı terör örgütü adına suç işleme ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçlarından hapis ve adli para cezası ile mahkûmiyetine hükmetmiştir. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla temyiz incelemesi için Yargıtay'da derdesttir. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir."