Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir.Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin --- yıldan daha uzun bir süredir ----------- yaşadığını------- yılında arkadaşı dava dışı ancak davalı şirketin diğer ortağı olan --------- müvekkiliyle telefon v--- yolu ile temasa geçtiğini, --- eğlence merkezi olduğunu, ----işletmecilerinin işi bırakmak istediğini, birlikte ortaklık kurarak bu ----- işletmesini almayı genel konjonktür gereğince yer ve zaman olarak müsait ve iyi olduğunu, ticari anlamda iyi yatırım olacağını ve her ay düzenli olarak bir gelir elde edeceklerini söylediğini, müvekkilinin eski arkadaşı olan-------- olan güveni ve --- yatırım yapma isteğiyle teklifi kabul ettiğini, bunun üzerine --------------- tarihinde --------adresi olan--- ortaklık yapısına sahip olan ---- numarası ile kayıtlı----------- kurduklarını, şirkete müdür olarak -- yıllığına -------atandığını, müvekkilinin bunun yanında --- işletmesini devir almak için de eski işletmecilerine --- da payı dahil olmak üzere toplam--------- TL ödeme yaptığını, şirket kurulup işletme devir alındıktan kısa bir süre sonra işletme açıldığını ve faaliyetine başladığını, müvekkilinin yurtdışında yaşadığından şirketin işleyişi ve hesaplan hakkında şirketin müdürü ------------ haberleşme konusunda mutabık kaldıklarını, şirket müdürü ile birkaç ay şirketin işleyişi hakkında sıradan bilgiler vermekle birlikte gerçek anlamda şirketin hesapları ile ilgili olarak hiçbir açıklayıcı bilgi vermediğini, son iki yıldır ise şirket müdürü--------- müvekkilin telefonlarına çıkmadığı gibi ---------- mesajlarına dönmemeye ve şirket ile ilgili hiçbir bilgi ve hesap vermemeye başladığını, müvekkili şirket kurulduğundan beri şirket hesaplan ile ilgili olarak hiçbir bilgi alamadığı gibi hesaplarla ilgili olarak resmi veya gayri resmi olarak da hiçbir evrak veya banka kaydının da kendisine gönderilmediğini, bunun yanında şirketin müvekkiline bilgi vermemek için bu zamana kadar kanunen hesap dönemi sonundan itibaren 3 ay içinde yapması gereken genel kurulları dahi yapmadığını, müvekkilinin ticari anlamda istismar edildiğini ve dolandırıldığını, bir şirketi ayakta tutan birkaç unsurdan birisi ortaklar arası güven ve faaliyetlerin gelir-giderlerin sarihliği ve ortak karar alma ve yönetme olguları olduğunu belirtmiş olup, açıklanan sebepler gereğince müvekkilinin haklı sebeplerden dolayı davalı şirketten çıkmasına izin verilmesine, karara en yakın tarih itibariyle davalı şirketin gerçek piyasa değeri üzerinden hesaplanacak ayrılma akçesinin davalı şirketten alınarak müvekkiline verilmesini, bu zamana kadar ödenmemiş kar payının davalı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesini, ayrılma akçesi ve kar payına dava tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.