Hukuk Genel Kurulu 2011/4-679 E. , 2011/817 K. "" MAHKEMESİ : Yargıtay 4.Hukuk Dairesi (İlk Derece) TARİHİ : 03/05/2011 TEMYİZ EDEN: Davacı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek, 4.Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği karara karşı davacı tarafın temyiz isteminin süresinde olduğunun anlaşılmasından ve dosyadaki tüm kağıtların okunmasından sonra gereği düşünüldü: Dava, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 573. (61…
**Hukuk Genel Kurulu 2011/4-679 E. , 2011/817 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Yargıtay 4.Hukuk Dairesi (İlk Derece) TARİHİ : 03/05/2011 TEMYİZ EDEN: Davacı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek, 4.Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği karara karşı davacı tarafın temyiz isteminin süresinde olduğunun anlaşılmasından ve dosyadaki tüm kağıtların okunmasından sonra gereği düşünüldü: Dava, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 573. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46.) maddesi uyarınca hakimler aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili; İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimliği’nin 2008/186 sicil sayılı teknik takip dosyasından arama, el koyma ve inceleme kararının verildiği 20.01.2008 tarihi itibariyle avukat olarak faaliyet göstermekte bulunan müvekkiline ait avukatlık ofisi ve konutun, bu karara dayanılarak 22.01.2008 tarihinde arandığını ve bir kısım eşyalarına da el konulduğunu; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın anılan Hakimliğe gönderdiği talep yazısında, müvekkilinin avukat ve aranılacak iş adresinin de avukatlık ofisi olduğunun belirtilmesine karşılık, arama kararını veren ilgili hakimce bu hususlar nazara alınarak görevsizlik kararı verilmek yerine, müvekkilinin sıfatı ve bu sıfata bağlı ofis ve konuta dair hiçbir bilgiye yer verilmeksizin arama kararının verildiğini, dolayısıyla hakimlik sıfatı ile arama kararı verilmesinin, avukatların ofis ve konutunun ancak mahkeme kararı ile aranabileceği şartını öngören Avukatlık Yasası’nın 58., Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 130/1., Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 13/2. maddelerine aykırılık teşkil ettiğini; ilgili hakimin soruşturma kapsamında yetkisi olmadığı halde, davacı olan avukat hakkında verdiği karar ile son derece ağır hak ihlalleri yaratmış olması nedeniyle, kişisel kusuru sonucu verdiği arama tedbirinin infazının, davacının şahsiyet haklarında oluşturduğu zararın tazminat yolu ile bir nebze olsun giderimine yönelik olarak açılan bu davada, Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 141 ve devamı maddelerinin uygulanma olanağının bulunmadığını ileri sürerek, 5.000 TL manevi tazminatın arama kararının verildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.