6. Ceza Dairesi 2023/12386 E. , 2025/2514 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/998 E., 2021/493 K. SUÇLAR : Birden fazla kişi tarafından birlikte silahla tehdit, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.02.2021 tarihli ve 2020/998 Esas, 2021/493 Karar sayılı kararının, sanık ... Altın kaynak müdafinin temyiz istemine yönelik dilekçesinin temyiz sebebi ihtiva etmediği, sanık ... müdafine tefhi…
**6. Ceza Dairesi 2023/12386 E. , 2025/2514 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/998 E., 2021/493 K. SUÇLAR : Birden fazla kişi tarafından birlikte silahla tehdit, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.02.2021 tarihli ve 2020/998 Esas, 2021/493 Karar sayılı kararının, sanık ... Altın kaynak müdafinin temyiz istemine yönelik dilekçesinin temyiz sebebi ihtiva etmediği, sanık ... müdafine tefhim edilen istinaf kararında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda (5271 sayılı Kanun) 294. ve 295. maddesindeki ihtaratın yer almadığı, hakkında verilen hüküm müdafii tarafından temyiz edilmeyen sanık ...'a istinaf kararının 5271 sayılı Kanun'un 294. ve 295. maddesindeki ihtarat içerir şekilde tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanılmadığı anlaşılmakla; yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun iki dereceli kanun yolu sistemi benimsenmiş olup 291 inci maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde temyiz süresi; "Temyiz istemi, hükmün açıklanmasından itibaren on beş gün içinde ... yapılır;" şeklinde kaleme alınmıştır. Buna göre ilgilisi aleyhine temyiz yoluna başvurmak istediği karara karşı bu kararın tebliği ya da tefhiminden itibaren on beş gün içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe vermek veya tutanağa geçirilmek ve hâkime onaylattırılmak koşuluyla zabıt kâtibine bir beyanda bulunmak suretiyle temyiz hakkını kullanır. Ancak 5271 sayılı Kanun'un temyiz yolu için öngördüğü tek koşul, temyiz iradesinin usûlüne uygun şekilde on beş gün içinde açıklanmasından ibaret değildir. Şöyle ki; 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde belirtilen; “Yargıtay … temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğini saptarsa, temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm karşısında, 5271 sayılı Kanun’un temyiz sisteminde sebeple bağlılık ilkesini kabul ettiği anlaşılmaktadır. O hâlde temyiz dilekçesinde hükmün hukukî yönüne ilişkin temyiz nedenleri de belirtilmelidir. Nitekim 5271 sayılı Kanun'un "Temyiz gerekçesi" başlıklı 295 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir. Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinde, temyiz isteğinin sanığın yararına veya aleyhine olduğunu açıkça belirtir." şeklindeki düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde temyiz nedenlerini belirten dilekçeyi de sunmak durumundadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında ayrıntıları izah edildiği üzere, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 07/12/2021 tarihli ve 2021/186 Esas, 2021/2489 Karar sayılı kararında; 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasında ifade edildiği üzere kanun yolunun, süresinin ve merciin açıkça belirtildiği ancak 5271 sayılı Kanun'un temyiz yolu için benimsediği iki aşamalı süre koşulunun göz ardı edilmesiyle süre konusundaki ihtarın, 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı tutulduğu, sanıklar müdafiine, 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında, temyiz nedenlerini içeren dilekçenin sunulması için öngörülen yedi günlük süre ihtarının bulunmadığı belirlenmiştir. Somut olayda bölge adliye mahkemesinin karar eteğinde, "Yapılan duruşma sonunda okunup açıklanan; Sanıklar hakkındaki tehdit suçlarının hükümlerine ait kararlara karşı, yokluğunda açıklananlar yönünden kararın tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde, yüzüne karşı açıklananlar yönünden hükmün açıklanmasından itibaren onbeş gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya zabıt katibine tutanağa geçirilmek üzere beyanda bulunmak ya da bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya veya İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da cezaevi idaresi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Yargıtay tarafından incelenmek üzere temyiz talebinde bulunulabileceği, aksi takdirde kararların kesinleşeceği, Yapılan duruşma sonunda okunup açıklanan; Sanıklar hakkındaki mala zarar vermek suçlarının hükümlerine ait kararların CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince kesin olarak verildiği, Cumhuriyet Savcısı hazır olduğu halde sanık ... müdafi Av. ..., sanık ... müdafi Av. ...'nin yüzlerine karşı açıklanarak oy birliği ile karar verildi. 12.02.2021 " denildiği ve Kanun'un 295/1. maddesindeki ek yedi (7) günlük süreden hiç söz edilmediği için, yanıltma nedeniyle; temyiz isteminde bulunmayan sanık ... ve müdafii ile temyiz istemine yönelik dilekçesinde temyiz sebebi içermeyen sanık ... ve müdafine "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi (7) gün içerisinde gerekçelerini bildirmemeleri halinde, meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek mâkul bir sürede temyiz gerekçelerinin, diğer bir ifadeyle sebeplerinin bildirilmemesi halinde temyiz başvurusunun sebep yokluğundan ret edileceği" ihtarını içerir tebligat yapılarak, tebliğ belgesi ve sanıklar veya sanıklar müdafii tarafından sunulması halinde temyiz dilekçesi de eklenerek ve ek tebliğname de düzenlenerek incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 03.03.2025 tarihinde karar verildi.