7. Hukuk Dairesi 2012/6205 E. , 2013/21063 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dava, tarımsal sulama abonesi davalının elektrik tüketim borcunu ödemediği iddiasıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın iptaline ve asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalı…
**7. Hukuk Dairesi 2012/6205 E. , 2013/21063 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dava, tarımsal sulama abonesi davalının elektrik tüketim borcunu ödemediği iddiasıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın iptaline ve asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı davalı temyiz etmiştir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı, davalının Ekim 2009 tarihli fatura bedelini ödememesi üzerine aleyhine asıl alacak, gecikme zammı ve gecikme zammı KDV’sinden oluşan alacağının tahsili için icra takibine girişmiş, davalının borca itirazı üzerine takip durmuştur. Eldeki davada itirazın haksız olduğu iddiasıyla itirazın iptalini istemiştir. Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda asıl alacak miktarı için ayrıntılı bir inceleme yapılmaksızın fatura bedeli esas alınmış, gecikme zammı 6183 sayılı Yasa uyarınca hesaplanmış ve gecikme zammına KDV uygulanmıştır. Dava konusu borç tarımsal sulamada kullanılan elektrik bedeline ilişkin olduğuna göre mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılıp fatura dönemi itibariyle sulanan arazi miktarı, ekilen ürün cinsi ve kurulu güç dikkate alınarak asıl alacak miktarı belirlenmelidir. Anılan yön gözetilmeden yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 3-Gecikme zammı ve gecikme zammı KDV'sine yönelik temyiz itirazına gelince; davacı takip talebinde gecikme zammı ve gecikme zammı KDV’sini de istemiş, mahkemece bu istemler de hüküm altına alınmıştır. Davacı, faturanın davalıya posta yolu ile gönderildiğini iddia etmiş ancak buna dair belge ibraz etmemiştir. Davalı ise faturanın kendisine tebliğ edilmediğini belirtip gecikme zammı ve gecikme zammı KDV'si istenemeyeceğini savunmuştur. Hal böyle olunca, davalının fatura bedeli yönünden icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından asıl alacağa gecikme zammı ve gecikme zammı KDV’si uygulanması doğru değildir. Bu yönün gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir. 4-Mahkemece asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. İcra İflas Kanununun 67. maddesinde (2.7.2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 11. maddesi ile) yapılan değişiklik uyarınca icra inkar tazminatının asıl alacağın %20’si oranında hüküm altına alınması gerekir. Bu yön gözetilmeksizin verilen kararın bozulması gerekmiştir.