8. Hukuk Dairesi 2019/1077 E. , 2021/2256 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili...Köyü, ... mezrası mevkinde köy boşluğun üzerinde bulunan bahçeler, ambar, ahır, evler ve istinat duvarının davac
**8. Hukuk Dairesi 2019/1077 E. , 2021/2256 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili...Köyü, ... mezrası mevkinde köy boşluğun üzerinde bulunan bahçeler, ambar, ahır, evler ve istinat duvarının davacı müvekkilleri tarafından meydana getirildiğini, dava konusu yerin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırma kapsamına alındığını, bu nedenle köy boşluğu üzerinde bulunan muhdesatların müvekkilleri tarafından meydana getirildiğini tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili; 4706 sayılı Kanun'un 03.07.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile değişik 5. maddesinin son fıkrasında bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra Hazineye ait taşınmazlar üzerinde yapılan her türlü yapı ve tesisler başka bir işleme gerek kalmaksızın hazineye intikal eder, yapı ve tesis yapanlar herhangi bir hak ve tazminat talep edemez hükmünün yer aldığını, bu madde gereğince davacıların herhangi bir hak ve tazminat talep edemeyeceklerini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne,...Köyünde kain köy boşluğu üzerinde bulunan, dosyada mevcut İnşaat Bilirkişisi ...’un 18.05.2015 tarihli raporunda nitelikleri belirtilen ve Fen Bilirkişisi...tarafından düzenlenen 27.04.2015 ile 04.11.2015 tarihli krokili raporlarda sınırları, yerleri ve yüzölçümleri gösterilen A harfi ile belirtilen 157,19 m2 yüzölçümlü iki katlı evin, B harfi ile belirtilen 29,83 m2 yüzölçümlü ahırın, C harfi ile belirtilen 9,00 m2 yüzölçümlü tandırın, D harfi ile belirtilen 2,40 m2 yüzölçümlü kümesin, E harfi ile belirtilen 7,00 m2 yüzölçümlü tuvaletin, 122,08 m2 yüzölçümlü tel çitin ve 62,98 metre uzunluğundaki duvarın davacılar tarafından eşit hisse (1/2) ile meydana getirildiğinin tespitine,...Köyünde kain köy boşluğu üzerinde bulunan, dosyada mevcut Ziraat Bilirkişisi ...’ın 22.05.2015 tarihli raporunda nitelikleri belirtilen ve Fen Bilirkişisi...tarafından düzenlenen 27.04.2015 tarihli krokili raporda belirtilen bahçelerdeki 29 adet incir ağacı, 25 adet dut ağacı ve 15 adet iğde ağacı olmak üzere toplam 69 adet ağacın davacılar tarafından eşit hisse (1/2) ile meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiştir. Hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava muhdesatın tespiti talebine ilişkindir. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı karşı davalı Hazine vekilinin yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 684/1. maddesi hükmüne göre, bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur. 718. maddeye göre de, arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerindeki kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Duraksamadan belirtmek gerekir ki; mevcut bir muhdesata sonradan yapılan imalatlar yeni bir muhdesat meydana getirme sayılamayacağı gibi, bu amaçla yapılan giderler de mevcut muhdesata değer kazandıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir. Aynı şekilde bütünleyici parça niteliğinde olmayıp her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyalar da teferruat niteliğindedir. Bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat aidiyeti davası açılamayacağı, iyileştirici nitelikteki giderlerden paya düşenden fazlasını ancak koşullarının varlığı halinde Borçlar Kanunu’nun 61 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile istenebileceği kuşkusuzdur. Eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunduğundan söz edilemez. Hemen belirtmek gerekir ki hukuki yarar dava koşuludur. Somut olayda; mahallinde yapılan keşif sonucunda, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporuna göre; tespiti istenen ve Mahkemece kabulüne karar verilen, hükmün 1. bentinde yer alan 122,08 m2 yüzölçümlü tel çit taşınmazın bütünleyici parçası olmadığı sökülüp götürülebilir olması nedeniyle muhdesat niteliğinde değildir. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, hükmün aşağıda belirtilen kısmının HUMK'un 438/7. (HMK 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 1. bentte geçen "122,08 m2 yüzölçümlü tel çitin ," ifadesi çıkarılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollaması ile HMK'nin 304. maddesi 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, sair itirazların 1. bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 15.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.