T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2026/56 KARAR NO : 2026/173 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARACASU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) TARİHİ : 05.05.2024 NUMARASI : 2024/38 Esas, 2024/76 Karar MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03.12.2024 NUMARASI : 2024/582 Esas, 2024/728 Karar DAVA : MENFİ TESPİT-TAKİBİN İPTALİ KARAR TARİHİ : 22.01.2026 KARAR YAZIM TARİH…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2026/56 KARAR NO : 2026/173 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARACASU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) TARİHİ : 05.05.2024 NUMARASI : 2024/38 Esas, 2024/76 Karar MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03.12.2024 NUMARASI : 2024/582 Esas, 2024/728 Karar DAVA : MENFİ TESPİT-TAKİBİN İPTALİ KARAR TARİHİ : 22.01.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23.01.2026 Karacasu Asliye Hukuk Mahkemesi ile Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yerinin belirlenmesi yoluyla giderilmesi, Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından istenilmekle, dosya heyetçe incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespiti- takibin iptali istemidir. Davacı vekili Karacasu Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; davacının davalıdan 2018 yılının Kasım ayında toplam 185.300,00 TL borç aldığını, bir ay içersinde aldığı borç tutarını 200.000,00 TL olarak geri ödemesi gerektiğini, davalının, davacının ... Bankasındaki hesabına 26.11.2018 tarihinde 47.500,00 TL, 27.11.2018 tarihinde 80.000,00 TL, 28.11.2018 tarihinde 57.800,00 TL ödeme gerçekleştirdiğini, ödeme yapması sonrasında sürekli olarak müvekkilini aranarak, tehditlerde bulunduğunu, müvekkilinden senet vermesi veya müvekkili adına kayıtlı .... İlçesi,... Mah., ... ada,... parsel ile ... parsel sayılı taşınmazların satışını istediğini, bunun üzerine davacının davalıya olan borcunu ödeyeceğini, satış tarihine kadar teminat olarak kalmak kaydı ile davalıya 01.12.2018 tanzim, 15.12.2018 vade tarihli 200.000,00 TL bedelli senedi teslim ettiğini, taşınmazların satılmamasından dolayı taşınmazların devrinin alınmasının istendiğini, davalı tarafça teklifin kabul edildiğini ve tarafların tapudaki satış işlemlerini gerçekleştirdiğini, bu aşamada aralarındaki borç ilişkisinin sona erdiğini, ancak davalının senedi hiçbir suretle müvekkiline teslim etmediğini, davalının teminat olarak verilen senede dayanarak Karacasu İcra Müdürlüğünün 2019/285 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davacının davalıya borcunun kalmadığını, taşınmaz devirlerinin senet borcuna istinaden yapıldığını belirterek, davaya konu senedin karşılıksız olduğunun ve borcun bulunmadığının tespitine, senedin ve takibin iptaline karar verilmesini istemiştir. Karacasu Asliye Hukuk Mahkemesince, Hakimler ve Savcılar Kurulunun 08.07.2021 tarihli ve 31535 sayılı Resmi Gazetede yayınlan 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile "Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin Aydın ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesine, iş bu kararın 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanmasına" karar verildiği, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 07.07.2021 gün ve 608 sayılı kararı ile Aydın Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin ilçeleri de kapsayacak şekilde genişletildiği ve bu kararın 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanacağının belirtildiği, davanın 22.10.2021 tarihinde açıldığı ve mutlak ticari dava olduğu gözetildiğinde, Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine ve kararın kesinleşmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili Aydın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve karar 16.07.2024 tarihinde karar kesinleşmiştir. Dosyanın gönderildiği Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince de, takibe konu bononun teminat senedi olarak verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davacı tarafından alınan paranın davalıya geri verilip verilmediği konusunda toplandığı, bu nedenle uyuşmazlığın genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle, davada HMK'nın 114/1-c. maddesinde düzenlenen göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Karacasu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, karar taraf vekillerine 21.12.2025 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmamıştır. 6102 Sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı belirtilmiştir. Aynı Kanunun 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevli kılınmıştır. TTK'nın 5/3. maddesinde "Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır" hükmüne yer verilmiştir. TTK'nın 776. ve devamı maddelerinde "bono ve emre yazılı senetler" konusu düzenlenmiştir. Davanın konusunu davacı tarafından davalı ismine düzenlenen 01.12.2018 düzenleme, 15.12.2018 vade tarihli senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti, senedin ve icra takibinin iptali istemi oluşturmaktadır. Dava konusu senedin kambiyo senedi vasfına haiz olduğu, senet üzerinde açıkça teminat senedi olduğuna dair ibare bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hakimler ve Savcılar Kurulunun 07.07.2021 tarihli 608 sayılı kararı ile Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi 01.09.2021 tarihi itibariyle faaliyete geçmiş olup, dava bu tarihten sonra 22.10.2021 tarihinde açıldığından ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaynağının bono olması dikkate alındığında, ticari dava niteliğinde olan uyuşmazlığın Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince çözümlenmesi gerekecektir. (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/1474 Esas, 2023/6614 Karar sayılı kararı) Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK'nın 21. ve 22. maddeleri uyarınca Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 21. ve 22. maddeleri uyarınca Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dosyanın yargı yeri olarak belirlenen Mahkemeye gönderilmek üzere yargı yerinin belirlenmesini talep eden Mahkemeye gönderilmesine, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-c. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22.01.2026