Başvuru; gözaltı tedbiri dolayısıyla ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, adli kontrol tedbirine dayalı tazminat talebinin değerlendirilmemesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; gözaltı tedbiri dolayısıyla ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, adli kontrol tedbirine dayalı tazminat talebinin değerlendirilmemesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Öğretim üyesi olarak görev yapan başvurucunun çalıştığı üniversitedeki Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) oluşumu kapsamında başvurucu hakkında terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu, bu soruşturma kapsamında 4/8/2016 tarihinde gözaltına alınmış ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlaması ile 4/8/2016 ile 15/8/2016 tarihleri arasında 11 gün gözaltında kalmıştır. Başvurucu, tutuklanması talebiyle Başsavcılık tarafından sulh ceza hâkimliğine sevk edilmiştir. Yapılan sorgusunun ardından sulh ceza hâkimliği; tutuklama talebinin reddine, başvurucunun yurt dışına çıkamama, haftanın iki günü imza atma şeklinde adli kontrol altına alınmasına karar vermiştir. Başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılmıştır. İddianamede müşteki, şüpheli ve tanık beyanlarına dayanılmıştır. Bu kapsamda;- Müşteki olarak beyanı alınan S.K. ifadesinde, 15 Temmuz 2016'dan beş altı ay kadar önce FETÖ/PDY mensuplarının arasında başvurucunun da olduğunu, başvurucunun darbe öncesine kadar Zaman gazetesi aldığını ve bütün öğretim üyeleri ile öğretim görevlilerini FETÖ/PDY üyeliğine yönlendirdiğini ileri sürmüştür.- Şüphelilerden Y. ifadesinde, kendi evinde 2 haftada 1 gün olmak üzere çoğunlukla cuma geceleri toplanmaya başladıklarını, bu toplantılara üniversite camiasından sürekli katılanlar arasında başvurucunun da olduğunu beyan etmiştir.- ŞüpheliL.A. İfadesinde başvurucunun sohbetlere katıldığını beyan etmiştir. - Şüphelilerden O. ifadesinde 2008 yılında başvurucuyu kendi evindeki toplantıya çağırdığını, bu toplantıda siyaset konuşulduğunu beyan etmiştir.- Dosya kapsamında bilgi sahibi olarak ifadesine başvurulan ve hakkında soruşturma yürütülen E.Z.B. 2010-2011 yıllarında Orman Fakültesinde öğretim üyesi olan A. ve Y.nin daveti üzerine Fethullah Gülen cemaatine mensup olan öğretim üyelerinin toplantılarına gitmeye başladığını, bu toplantılara başvurucunun da katıldığını beyan etmiştir. - Başvurucunun çalıştığı üniversitede iki dönem rektörlük görevinde bulunan İ.Ö. ifadesinde başvurucunun cemaatçi olduğunun söylendiğini belirtmiştir.- Başvurucunun Bank Asyada hesabı olduğu, bu hesabı 26/6/2013 tarihinde kapattığı tespit edilmiştir. Başsavcılık; müşteki beyanı, tanık beyanları, şüpheli savunmaları birlikte değerlendirildiğinde başvurucunun FETÖ/PDY'nin toplantılarına düzenli olarak katıldığını, her ne kadar örgütle irtibatını kestiğini beyan etmiş ise de müşteki ve tanık beyanından anlaşılacağı üzere örgütle irtibatını devam ettirdiğini, bu eylemleri ile üzerine atılı FETÖ/PDY üyesi olma suçunu işlediğini ileri sürmüştür. Yapılan yargılama sonucunda başvurucunun beraatine karar verilmiştir. Beraat kararında, başvurucunun Bank Asyada hesabı olmasına rağmen bu hesabı 26/6/2013 tarihinde kapattığı, FETÖ/PDY'ye herhangi bir finansal destekte bulunmadığı, söz konusu toplantılara katılma tarihinin 17/25 Aralık 2013'ten önceki dönemlere dayandığı ifade edilmiş; bu dönemlerde FETÖ/PDY'nin kamuoyunca bir dinî cemaat olarak adlandırıldığı, bu dönemdeki toplantılara katılımın dinî saiklerle gerçekleştirilmiş olabileceği, başvurucunun dabu toplantılara örgüt toplantısı olduğunu bilerek katıldığına yönelik yeterli kanaat oluşmadığı belirtilmiştir. Beraat kararının kesinleşmesi üzerine başvurucu, hukuka aykırı gözaltı tedbiri dolayısıyla tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu; işlemediği bir suç nedeniyle gözaltına alındığını, gözaltı nedeniyle manevi zarara uğradığını belirterek 000 TL manevi tazminat talep etmiştir. Mahkeme; başvurucunun beraat ettiğini, beraat kararının kesinleştiğini, haksız olarak gözaltında kaldığı süre yönünden manevi zarara uğradığını belirtmiş ve başvurucuya 000 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir. Başvurucu; darbe teşebbüsünün hemen akabinde gözaltına alındığını ve bu durumun olayın vahametini artırdığını, ayrıca gözaltı süresinde isminin ve fotoğraflarının basın organlarında yayımlandığını, yargılamanın başından sonuna kadar adli kontrol uygulandığını ve seyahat hürriyetinin ihlal edildiğini, bu manada tutukluluktan bir derece farklı adli kontrolün de tazminat davasında tazminat belirleme ölçütü olması gerektiğini, manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi tazminat miktarını 200 TL'ye düşürerek istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar vermiştir. Başvurucu, nihai kararı 1/7/2020 tarihinde öğrendikten sonra 14/7/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Birinci Bölüm, başvurunun Genel Kurul tarafından incelenmesine karar vermiştir.