Başvuru, mal varlığına ilişkin olarak işlenen bir suçun etkili bir şekilde soruşturulmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, mal varlığına ilişkin olarak işlenen bir suçun etkili bir şekilde soruşturulmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 24/2/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirilmesine gerek olmadığını belirtmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Sanayici olan başvurucu 1951 yılında doğmuş olup İzmir'de ikâmet etmektedir. Başvurucu 22/8/2008 tarihinde devlet organları tarafından -kendisine bildirilip- bloke edilen ve Bank'a yatırılan 40 milyon Amerikan doları değerindeki hisse senetlerinin büyü ve tehdit ile yok edildiğini, adam öldürmeye ve çocuk kaçırmaya teşebbüs suçlarının işlendiğini iddia ederek Y.Ö.A., K.F.A. ile Bank ve Yatırım yetkilileri hakkında şikâyetçi olmuştur. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı 5/11/2008 tarihinde başvurucunun şikâyetleri hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Kararın gerekçesinde başvurucunun bahsettiği miktarda hesabı olmadığı ve az miktarda yapılan hisse senedi alım satımına dair şikâyetinin de bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucunun karara karşı itirazı Nazilli Ağır Ceza Mahkemesince 25/3/2009 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucu soruşturmaya ilişkin yeni evrak sunacağını belirterek yeniden dosyanın işleme konulmasını istemiştir. Başvurucunun talebi Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kabul edilerek 2009/16004 soruşturma sayılı dosya üzerinden soruşturma yeniden açılmıştır. Başvurucu 5/1/2010 tarihinde aynı soruşturma konusu olaylar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunmuştur. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 17/5/2010 tarihinde teslim edilen dilekçe ekindeki bir klasör soruşturma evrakının incelenmesi neticesinde görev alanlarına giren konularla ilgili herhangi bir delil ve tespit bulunmadığını, olayın Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı görev alanına dâhil olduğunu belirterek 2010/699 soruşturma muhabere numarası ile evrakı Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına yollamıştır. 2010/699 soruşturma muhabere numarası ile Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen evraklar Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 21/5/2010 tarihinde 2010/11784 sayılı soruşturma dosyasına kaydedilmiştir. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı 25/5/2010 tarihinde aynı konuda yürütüldüğü anlaşılan 2010/11784 ve 2009/16004 sayılı soruşturma dosyalarının birleştirilmesine, soruşturmaya 2009/16004 soruşturma sayılı dosya üzerinden devam edilmesine karar vermiştir. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı 20/6/2011 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Kararın gerekçesinde söz konusu suçların işlendiğine ilişkin başvurucunun soyut iddiaları dışında delil bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucu 24/11/2011 tarihli dilekçesi ile benzer şikâyetlerini İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yeniden iletmiştir. Soruşturma 2012/1204 sayılı dosya üzerinden yürütülmüş ve 21/2/2013 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde söz konusu suçların işlendiğine dair başvurucunun soyut iddiaları dışında delil bulunmadığı üzerinde durulmuştur. Başvurucunun bu karara karşı itirazı ise Bursa Ağır Ceza Mahkemesince 16/4/2013 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucu 7/6/2013 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/1204 sayılı dosyada etkili soruşturma yapılmadığı gerekçesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapmıştır. Anayasa Mahkemesince başvuru 2013/3802 sayılı dosya üzerinden incelenmiş ve 30/9/2013 tarihinde üçüncü kişilerin cezalandırılması istemine yönelik başvuru hakkında konu bakımından yetkisizlik kararı verilmiştir. Başvurucu 26/2/2015 tarihinde önceki şikâyetlerine konu soruşturma evraklarının İstanbul Emniyet Müdürlüğü arşivlerinde yok edildiğini belirterek yeniden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyet dilekçesi sunmuştur. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2015/29849 sayılı soruşturma dosyası ile yapılan inceleme sonucunda 3/8/2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde söz konusu suçlamalarla ilgili İzmir ve Denizli Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından soruşturma yapılarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, konunun İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü (Emniyet Müdürlüğü) tarafından incelendiği ve düzenlenen raporda başvurucunun dilekçelerinde belirttiği hususlarda delil ve tespit yapılamadığının belirlendiği ve bu suçların işlendiğine dair başvurucunun soyut iddiaları dışında delil bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucunun karara karşı itirazı İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 5/1/2016 tarihinde reddedilmiştir. Nihai karar 27/1/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 24/2/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.