1. Ceza Dairesi 2023/5788 E. , 2023/5826 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/986 değişik iş sayılı İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Nitelikli hırsızlık ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçlarından Erciş İnfaz Hâkimliğinin 28.05.2021 tarihli ve 2021/527 Esas, 2021/525 Karar sayılı içtima kararı ile 1 yıl 5 ay 20 gün hapis cezasına hükümlü ...'ı…
**1. Ceza Dairesi 2023/5788 E. , 2023/5826 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/986 değişik iş sayılı İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Nitelikli hırsızlık ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçlarından Erciş İnfaz Hâkimliğinin 28.05.2021 tarihli ve 2021/527 Esas, 2021/525 Karar sayılı içtima kararı ile 1 yıl 5 ay 20 gün hapis cezasına hükümlü ...'ın, bu cezasının infazı sırasında, hükümlünün kalan cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına ilişkin Erciş İnfaz Hâkimliğinin 15.06.2021 tarihli ve 2021/593 Esas, 2021/592 Karar sayılı kararını takiben, hükümlünün denetim süresi içinde işlemiş olduğu suçtan dolayı hakkında kamu davası açılmış olması sebebiyle açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesine yönelik Erciş Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin, hükümlü hakkında açılan davanın halen derdest olduğu, kovuşturma sonucunda hükümlü hakkında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilebileceği, hükümlü hakkında verilen kesin bir hükmün bulunmadığı, açık ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesinin ileride telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceği gerekçesiyle reddi ile hükümlü hakkında devam etmekte olan denetimli serbestlik tedbirinin aynen devamına dair Erciş İnfaz Hâkimliğinin 02.11.2021 tarihli ve 2021/1076 Esas, 2021/1075 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin 05.01.2022 tarihli ve 2021/986 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 94660652-105-65-2293-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.06.2023 tarihli ve 2023/59076 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.06.2023 tarihli ve 2023/59076 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/A maddesinin yedinci fıkrasında, "(Yeniden Düzenleme:14.4.2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir" şeklinde düzenlemenin yer aldığı, Dosya kapsamına göre, hükümlü hakkında Erciş İnfaz Hâkimliğinin 15.06.2021 tarihli ve 2021/593 Esas, 2021/592 Karar sayılı denetimli serbestlik kararı uygulanmaya başladıktan sonra 13.08.2021 tarihinde işlediği iddia olunan basit yaralama suçuna ilişkin olarak Erciş Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2021 tarihli ve 2021/2685 soruşturma, 2021/889 Esas, 2021/716 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/346 Esasına kayden devam ettiği, Hükümlünün denetim süresi içinde işlemiş olduğu kasıtlı bir suçtan dolayı hakkında kamu davası açılmış olması sebebiyle Erciş Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesi talebi üzerine, hükümlü hakkında açılan davanın halen derdest olduğu, kovuşturma sonucunda hükümlü hakkında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilebileceği, hakkında verilen kesin bir hükmün bulunmadığından bahisle Erciş İnfaz Hâkimliğinin 02.11.2021 tarihli kararıyla talebin reddedilerek hükümlü hakkındaki denetimli serbestlik tedbirinin aynen devamına hükmedildiğinin, anılan karara karşı yapılan itirazın ise reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin yedinci fıkrasının birinci cümlesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olan hükümlü hakkında denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesi hususunda İnfaz Hâkimliklerine takdir hakkı tanındığı, ancak aynı fıkranın ikinci cümlesinde ise "...kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir" düzenlemesinin yer aldığı, somut olayda, Erciş İnfaz Hâkimliğince bahsi geçen ikinci cümlede yer alan açıklamalar gerekçe gösterilmek suretiyle hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi talebinin reddine karar verilmiş ise de, anılan cümlenin gerekçe olarak gösterilmesinin ilk cümlede yer alan düzenlemenin uygulanma ihtimalini ortadan kaldıracağı nazara alındığında, 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin yedinci fıkrasının birinci cümlesinin işlevselliğinin bertaraf edilmemesi gerektiği gözetilerek, Erciş İnfaz Hâkimliğinin 02.11.2021 tarihli kararında yer alan gerekçe ile talebin reddine karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; “(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.” 2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin konu ile ilgili (2) ve (3) üncü fıkraları; “(2) (Ek fıkra: 31.3.2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12.5.2022-7406/3 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı altı aydan az olamaz. (3) Kasten yaralama suçunun; a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı, b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, e) Silahla, f) (Ek:14.4.2020-7242/11 md.) Canavarca hisle, İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.” 3. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A maddesinin konu ile ilgili yedinci fıkrası; “(7) (Yeniden Düzenleme:14.4.2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Hükümlünün 1 yıl 5 ay 20 gün hapis cezasının infazı sırasında, talebi üzerine 15.06.2021 tarihli İnfaz Hakimliği kararı ile hakında şartla tahliye tarihine kadar denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasını infaz ettiği sırada 13.08.2021 tarihinde eşine karşı işlediği iddia olunan basit kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü ve 58 ... maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile 11.10.2021 tarihli iddianame ile Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır. 4. 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin yedinci fıkrasına göre, hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebileceği, somut olayda, hükümlünün işlediği iddia olunan ve kamu davasına konu yapılan eşe karşı basit kasten yaralama suçunun 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasını” gerektirmesi, aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre suçun “eşe” karşı işlenmesi nedeniyle “yarı oranında” arttırılması gerektiğinden verilebilecek cezanın alt sınırının altı ay hapis veya adli para cezası olacağı ve hükümlünün işlediği iddia olunan kasıtlı suçun hapis cezasının alt sınırının bir yılın altında kalması nedeniyle 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin yedinci fıkrasının birinci cümlesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla, İnfaz Hakimliğince gösterilen gerekçe yerinde ve yasal değil ise de, hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına devam edilmesi, açık ceza infaz kurumuna iade edilmemesi yönünde verilen kararın sonucu itibariyle doğru olduğu anlaşılmakla, hükümlü hakkında uygulanan denetimli serbestlik kararının kaldırılarak, işlediği kasıtlı suç nedeniyle kamu davasının açıldığı tarih ile koşullu salıverilme tarihine kadar sürenin açık ceza infaz kurumunda çektirilmesi gerektiğine yönelen ve haklı sebebe dayanmayan kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 ncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oybirliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.