11. Hukuk Dairesi 2011/10698 E. , 2012/17021 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/03/2011 tarih ve 2008/497-2011/130 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... Yakın vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki …
**11. Hukuk Dairesi 2011/10698 E. , 2012/17021 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/03/2011 tarih ve 2008/497-2011/130 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... Yakın vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekilinin dava dışı Kayahanlar Tekstil Ltd. Şti'nin diğer davalı ... ile eşit ortak olduklarını aynı zamanda müvekkilinin dava dışı şirketin müdürü olduğunu, ancak 04/02/1998 tarihinde şirketteki tüm hissesini 1.000.000 TL bedelle diğer davalı ...'a noter huzurunda devrettiğini, aynı gün ortakların aldıkları karar ile ...’ın 5 yıl süre ile müdür olarak seçildiğini, ancak yeni ortaklar tarafından müdür tayini işlemlerinin tescil ettirilmediğini ileri sürerek müvekkilinin dava dışı şirket ortaklığından ve müdürlüğünden ayrıldığının tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., limited şirketlerde hisse devrinin ticaret sicil gazetesinde ilanının zorunlu olmadığı, ancak hisse devri sonucunda şirket müdürlerinde değişiklik meydana geliyorsa bu hususun tescilinin ve ilanının zorunlu olduğunu, davacının tescil talebinde bulunmaya yetkili olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davacının hisse devrinden sonra dahi şirket adına işlemler yapmaya devam ettiğini, müvekkilinin dava dışı şirketteki ortaklığının kağıt üzerinde kaldığını, devir işleminden 11 yıl sonra dava açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirketteki hisselerini 16/01/1998 tarih ve 3 nolu ortaklar kurulu kararı ile ...'a devrettiği, 04/02/1998 tarihli ve 4 nolu ortaklar kurulu kararında şirket müdürlüğüne bu tarihten itibaren ...'nın atandığı, TTK'nun 520 maddesinde limited şirketlerde pay devrinin tesciline ilişkin bir mecburiyet olmadığını, Ticaret Sicil Tüzüğü'nün 31. maddesi çerçevesinde 11 yıl evvel şirket ortaklığından ayrılmış davacının böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili temyiz etmiştir. Davacı taraf, dava dışı limited şirketin ortağı ve müdürü iken, payını davalılardan ...'a devretmek suretiyle şirket ortaklığından ayrıldığını ve şirket müdürlüğünün de sona erdiğini, buna rağmen ticaret sicil gazetesinde ilan yapılmadığını ve halen şirket ortağı ve müdürü olarak göründüğünü ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere ticaret siciline tescil ve ilan kurucu olmayıp açıklayıcı ise de 6762 sayılı TTK'nun 511. ve 515. maddeleri uyarınca ileri sürülen bu hususlar tescil ve ilana tabidir. Her ne kadar 6762 sayılı TTK'nun 26 vd maddeleri uyarınca şirket adına ticaret sicil müdürlüğüne başvurma hakkı ve yetkisi şirket müdürüne ait ise de Dairemizin son yıllardaki içtihatları gereğince, kamu borçları bakımından idari yargı mercilerince şirket müdürlüğünün sorumluluğu cihetine gidildiğinden şirket yetkililerinin gereğini ifa etmemeleri halinde gereğinin ifasına zorlanabilmeleri için ortaklıktan ve müdürlükten ayrılan kişinin şirkete karşı dava açmasında hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Bu itibarla mahkemece, davalının şirket müdürlüğünün herhangi bir sebeple sona erip ermediği araştırılarak, sona ermişse bu nedenle açılan davanın kabulü gerekirken bu husustaki talebin de reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin sair temyiz itİrazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. SONUÇ;Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 31/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.