6. Hukuk Dairesi 2022/5282 E. , 2023/3660 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1555 E., 2022/1701 K. DAVA TARİHİ : 21.03.2022 HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Sivas 2. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/81 E., 2022/226 K. Taraflar arasındaki, sıra cetveline şikayet dosyasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adl
**6. Hukuk Dairesi 2022/5282 E. , 2023/3660 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1555 E., 2022/1701 K. DAVA TARİHİ : 21.03.2022 HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Sivas 2. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/81 E., 2022/226 K. Taraflar arasındaki, sıra cetveline şikayet dosyasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; şikayet olunan bankanın takip dosyasındaki ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu, ödeme emri tebligatına takibe dayanak belgelerin birer suretinin eklenmediğini, bu hususta tebligat zarfına şerh düşülmediğini, tebligatta ödeme emrinin türünün belirtilmediğini, şikayet olunan bankanın takibi bu nedenlerle kesinleşmediği halde, sıra cetvelinde bankaya ilk sırada pay ayrıldığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini istemiştir. II. CEVAP Şikayet olunan vekili cevap dilekçesinde; takip borçlusu tarafından ödeme emri tebligatına ilişkin bir itiraz ileri sürülmediğini, borçlunun ıttıla etmesi ile tebligatın her halükarda geçerli hale geldiğini, tebligat usulsüzlüğünü takibin tarafı olmayan diğer alacaklıların ileri süremeyeceğini savunarak, şikayetin reddine istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçi taraf, şikayet olunanın ödeme emrine takibe dayanak olan belgelerin birer suretinin eklenmediğini, ödeme emri tebliğinin bu nedenle usulsüz olduğunu ileri sürmüş ise de takip borçlusu tarafından bu hususta yapılmış bir şikayet bulunmadığı, şikayet olunanın kesin haciz tarihinin, şikayetçinin kesin haciz tarihinden önce olduğu gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Şikayetçi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ödeme emri tebligatının usulsüzlüğünün diğer alacaklılar tarafında da ileri sürülebileceğini, şikayet olunanın ödeme emri tebliğinin, şikayet dilekçesinde belirttikleri nedenlerle usulsüz olduğunu, takibinin bu nedenle kesinleşmediğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sıra cetveline itiraz eden şikayetçi Ziraat Bankası A.Ş.’nın kendisinden önce sıra cetvelinde yer alan Garanti Bankası A.Ş.’nin alacaklı olduğu icra dosyasında borçluya gönderilen ödeme emrine dayanak belgenin gönderilmediğini iddia etmiş ise de, dayanak belgenin gönderilmediğine ilişkin olarak borçlu tarafından yapılmış bir şikayetin bulunmadığı, ayrıca sıra cetveline itiraz eden şikayetçi bankanın dava dışı borçluya gönderilen tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin bir şikayetinin bulunmadığı, cetvelde birinci sırada yer alan bankanın kesin haciz tarihinin 23/05/2019, şikayetçi bankanın haciz tarihinin 27/05/2019 olduğu dikkate alındığında, Yargıtay Yerleşik İçtihatları uyarınca sıra cetvelindeki sıranın, hacizlerin kesin hacze dönüşme tarihleri nazara alınarak düzenlenmesi gerektiği, bu husus nazar alınarak düzenlenen şikayet konu sıra cetvelinin yasaya uygun düzenlendiği, bu itibarla, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayetçi vekili temyiz başvuru dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesinde dile getirdiği hususları temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haciz sıra cetvelinde sıraya ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile İcra ve İflas Kanunu’nun 140 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. İcra hukukunda, kural olarak, şikayet hakkı takibin taraflarına aittir. Ancak, İİK'nın 142. maddesinin son fıkrası hükmüyle bu kurala bir istisna getirilmiştir. İİK'nın 142. maddesinin son fıkrası "İtiraz, alacağın esas ve miktarına taalluk etmeyip, yalnız sıraya dairse şikayet yoluyla icra mahkemesine arzolunur" hükmünü içermektedir. Başka bir anlatımla, satış bedelinin borçları ödemeye yetmemesi üzerine sıra cetveli düzenlenirse, alacaklılar, diğer alacaklıların icra dosyalarındaki takip hukukuna aykırı işlemlerin kendi sırasına etkili olduğunu ileri sürerek, sıra cetveline itiraz edebilir. Ödeme emrinin tebliği; takibin kesinleşmesi, haciz hakkının doğup doğmadığı ve sonuç olarak satış bedelinin paylaştırılmasına dair sıra cetvelinin düzenlenmesiyle doğrudan ilgili olduğundan, şikayetçi alacaklının tebligatın yasaya uygun yapılmadığını, yani usulsüzlüğünü ileri sürerek, sıra cetveline itirazı mümkündür. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 15.05.1997 tarih ve 309 E., 4989 K.; 09.03.2006 tarih ve 730 E., 288 K.; 23. Hukuk Dairesinin 16.01.2012 tarih ve 2011/4415 E., 2012/7 K; 31.10.2013 tarih ve 4691 E., 6682 K.,19.03.2014 tarihve1244 E., 2103 K., 17.04.2014 tarih ve 2013/8959 E., 2014/3027 K. sayılı ilamları bu yöndedir. Somut olayda, bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesinde de açıklandığı üzere, şikayetçi banka tarafından, şikayet olunan bankanın alacaklı olduğu icra dosyasındaki ödeme emri tebligatının usülsüz yapıldığı iddia edilmemiş, ödeme emri zarfına alacağın dayanağı belgelerin eklenmediği ileri sürülmüştür. Ancak takip borçlusu tarafından ileri sürülebilecek olan bu yöndeki bir iddianın, sıra cetveline itiraz aşamasında incelenmesi mümkün değildir. Öte yandan, şikayet olunan bankanın alacaklı olduğu icra dosyasındaki ödeme emrinin, takip borçlusuna usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmış olup, şikayet olunan bankanın takibi kesinleşmiştir. Sonuç olarak, alacaklıların kesin haciz tarihleri dikkate alınarak düzenlenen sıra cetvelinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmayıp, şikayetin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden şikayetçiye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.