T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/996 KARAR NO : 2025/1874 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.02.2023 NUMARASI : 2022/205 Esas 2023/170 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25.12.2025 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.02.2023 tarih 2022/205 Esas 2023/170 Karar sayılı karar…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/996 KARAR NO : 2025/1874 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.02.2023 NUMARASI : 2022/205 Esas 2023/170 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25.12.2025 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.02.2023 tarih 2022/205 Esas 2023/170 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkili şirkete ait, davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesiyle sigortalanan .... plakalı çekici aracın 13.04.2021 tarihinde İtalya Fabro bölgesi civarında seyir halinde iken bir cismin üzerinden geçmesi nedeniyle araçta 14.000 Euro hasar oluştuğunu, davalı sigorta şirketince 6.320,80 TL tutarında ödeme yapıldığını belirterek şimdilik 1.000 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili, uyuşmazlık konusu kazanın 13.04.2021 tarihinde gerçekleştiğini ancak kazaya ilişkin ihbarın 03/06/2021 tarihinde yapıldığını, hasara ilişkin olarak 6.320,80 TL ödeme yapıldığını, aracın kiralık kullanıldığının tespit edilmesi üzerine dosyanın olumsuz kapatıldığını, öte yandan bilirkişi raporu alınmadan önce öncelikle kazanın nasıl ve ne zaman meydana geldiği ile hasar ile kaza arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiğini, davanın zaman aşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesinde ek teminat olarak Yurt Dışı Teminat Klozuna yer verildiği, TTK'nun 1409. Maddesine göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiği, davalı sigortacının riziko tarihi itibariyle gerçek zarar miktarıyla sorumlu olduğundan meydana gelen hasarın tümünün sigorta şirketi tarafından giderilmesinin gerektiği, davacı sigortalının davalı sigorta şirketine yaptığı hasar başvurusu neticesinde Sigortacılık Kanunu 22. maddesi uyarınca aldırılan.....Şti. tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda toplam hasar bedelinin 76.968,08 TL olarak tespit edildiği ve akabinde açılan hasar dosyası kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 13.09.2021 tarihinde davaya konu olay nedeniyle 6.320,80 TL ödeme yapıldığı, buna göre davalı sigorta şirketinin bizzat kendisinin hasarı teminat kapsamında değerlendirdiğinden talebin teminat kapsamı dahilinde olduğu, onarım bedelinin İtalya şartlarında yetkili serviste orijinal parçalarla fatura karşılığı yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 14.000 Euro olduğu, yedek parça ve işçilik bedellerinin İtalya koşullarında uygun olduğu, davaya konu aracın Türkiye şartlarında (Kasko Ekspertiz Raporuna göre) iskontolu onarım bedelinin 76.968,08 TL+ kdv dahil 90.823,18 TL olduğu, kaza ile hasarın uyumlu olduğu, sunulan faturadaki yedek parça ve işçilik bedellerinin de olayla/karterin delinmesiyle oluşabilecek zararlarla ve İtalya koşullarında uygun ve uyumlu olduğu, davacı tarafça bedel arttırım dilekçesiyle dava dilekçesinde talep edilen tazminat isteminin 129.652,80 TL'ye yükseltildiği, davacı tarafça tam olarak hangi tarihte gerekli bilgi ve belgelerle davalı sigorta şirketine müracaat edildiği ve başvuru talebinin hangi tarihte davalı sigorta şirketine ulaştığı belli olmadığından, davalı sigorta şirketinin en erken davacı tarafa ödeme yaptığı tarih olan 13.09.2021 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, sigortalı aracın ticari olduğundan avans faizi talep edilebileceği anlaşılmakla, davacının davasının kabulü ile 129.652,80 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 13.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı vekili, hasarın, davacı tarafça beyan edilen şekilde meydana gelmediği, kazanın meydana geldiği memleket resmi makamlarınca tutulan zaptın bir suretinin alınmadığı, zararın kazanın meydana geldiği memleket avarya komiserine veya uluslararası ekspertiz bürolarından hasar tespit raporunun alınmadığını ve bu raporun konsolosluğa tasdik ettirilmediği, ayrıca kasko sigortası genel şartlarında yağsızlık, susuzluk, donma, bozukluk, eskime, çürüme, paslanma ve bakımsızlık nedeniyle meydana gelen zararların, yalnızca ek sözleşme ile teminat altına alınabilen hallerden sayıldığı, bu kapsamda kartel kırılması haricinde yağsızlık akabinde aracın kullanılmasından doğan zararların teminat dışı olduğunu, hasar aşamasında ekspere gönderilen iki adet fatura incelendiğinde "karterin hasarlanmasından ötürü oluşan hasar makul bulunduğu, gönderilen sınırlı sayıdaki fotoğraflarda bahse konu yedek parçaların hasarlı olduğuna dair hiçbir tespitin bulunmadığı, ayrıca karterin aldığı darbe neticesinde sigortalı çekicinin aşırı yürümesinden ve yağ ışığının dikkate alınmadan motorun çalışmaya devam ettirilmesi yolu ile de hasar büyümesinin oluşma ihtimalinin de gözönüne alınması gerektiğinin" belirtildiği, bu şekilde karterin hasarlanması ardından sigortalı çekicinin rizikonun gerçekleşmesi durumunda zararın artmasına engel olmaya yönelik bir önlem almadığı ve yükümlülüğünün aksi şekilde dikkatsizce davranarak zararın artmasına sebep olduğunu, ilgili poliçenin pert araç klozu kapsamında “…Araçta tam ziya hasar (pert) meydana gelmesi veya aracın daha önceden ağır hasara uğraması nedeniyle piyasa rayiç bedelinin %40'ı düşülerek tazminat bedeli belirlenecektir.” şeklindeki düzenleme nedeniyle piyasa rayicinin %40 tenzili ile tazminat ödenmesine hükmedilmesi gerekitiğini, aleyhe hüküm kurulması halinde dahi davalı şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini belirtmiştir. GEREKÇE : Dava, kasko poliçesi nedeniyle bakiye hasar bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6102 sayılı TTK’nın mal sigortasına ilişkin genel esaslarına göre mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarların tazminiyle yükümlüdür. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesi ve genel şartlarına göre, aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olan davalı sigorta şirketi, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortalı davacının aracında meydana gelen gerçek zararı teminat altına aldığından, davacının aracının karıştığı trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan zarardan davalı sigorta şirketinin kasko sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olacağı sabittir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, hasarın kaza ile uyumlu bulunmasına, taraflar arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesinde ek teminat olarak yurt dışı teminat klozuna yer verilmesi nedeniyle, davalı sigorta şirketinin yurt dışında meydana gelen hasardan sorumlu olmasına, her ne kadar davalı tarafça, kazanın meydana geldiği memleket resmi makamlarınca tutulan tutanak suretinin sunulmadığı, hasar tespitinin kazanın meydana geldiği memleket avarya komiserine veya uluslararası ekspertiz bürolarından yaptırılarak bu raporun konsolosluğa tasdik ettirilmediği, ayrıca kasko sigortası genel şartlarında yağsızlık nedeniyle meydana gelen zararların teminat kapsamında olmadığı belirtilmiş ise de, bizzat davalı tarafça hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığı kabul edilerek davacıya kısmi ödeme yapılmış olmasına, bu şekilde TTK'nun 1409. Maddesi uyarınca rizikonun teminat dışında kaldığının kanıtlanamamış olmasına, hasar bedelinin riziko tarihindeki dövizin efektif satış kuru dikkate alınarak belirlenmiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 8.856,58-TL'den peşin alınan 2.399,97-TL'nin mahsubu ile bakiye 6.456,61-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.