8. Hukuk Dairesi 2010/6321 E. , 2011/337 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil ... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair İnegöl 1.Asliye hukuk Mahkemesinden verilen 21.10.2009 gün ve 19/562 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Temsilcisi mevkii ve sınırları dava dilekçesinde gösterilen bir parç…
**8. Hukuk Dairesi 2010/6321 E. , 2011/337 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil ... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair İnegöl 1.Asliye hukuk Mahkemesinden verilen 21.10.2009 gün ve 19/562 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Temsilcisi mevkii ve sınırları dava dilekçesinde gösterilen bir parça tapusuz taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla köy adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, malik sıfatıyla zilyet olunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 15.05.2007 tarihli krokide gösterilen dava konusu taşınmazın (30684,32 m2) davacı köy adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmaz 25.07.2003 tarihinde yapılan kadastroda “Çandır Deresi” niteliğiyle tespit dışı bırakılmıştır. Dava TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi uyarınca açılmış tescil isteğine ilişkindir. Taşınmaz başında yapılan keşifte, taşınmazın boş, üzerinde kısmen ağaç ve eski binayla kum eleğinin bulunduğu ve patika yol geçtiği gözlemlenmiştir. Ziraatçı bilirkişi Mehmet Tekin ile jeoloji mühendisi Ersin Aydın tarafından düzenlenen 11.06.2007 tarihli raporda, taşınmazın kuzey ve orta bölümlerinin boş, kıyılarında seyrek kavak ve çok az sayıda genç söğüt ağaçlarının, güney bölümünde ise kum eleğinin bulunduğu ve buna bağlı olarak iş makinelerinin çalıştığı, zeminin kum ve çakıllarla kaplı olduğu, tarım arazisi vasfında alüyonal kumlu-killi toprak yapısına sahip olduğu, Taşınmazın konum olarak Ankara-Bursa karayolunun kenarında bulunduğu belirlenmiştir. Mahallinde dinlenen yerel bilirkişiler, taşınmazın 50 yıl öncesinden itibaren ... tarafından ekim dikim yapılan, bazen kiraya verilerek tasarruf edilen yer olduğunu, 1977 yılından sonra tarım arazisi olarak kullanılmadığını, ekim yapılmadığını, kum eleği çalıştırılarak tasarruf edildiğini bildirmişlerdir. Bir taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilmesi için diğer kazanma koşullarının yanında ekonomik amaca uygun zilyet olunması ve taşınmazın özel mülkiyete elverişli yerlerden olması gerekmektedir (TMK.nun 999 m.). Yukarıda açıklanan bilgilere göre, davacı tescile konu taşınmaz üzerinde kazanmaya yeterli zilyet olunmadığı gibi taşınmaz bir bütün olarak değerlendirildiğinde, hakim unsurunun tarıma elverişli olmayan arazi niteliğinde olduğu anlaşıldığından davacı köy lehine kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.