TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR ŞEHMUS ALTUĞRUL BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2017/38317) Karar Tarihi: 13/1/2021 R.G. Tarih ve Sayı: 5/3/2021-31414 Başvuru Numarası : 2017/38317 Karar Tarihi : 13/1/2021 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCIRıdvan GÜLEÇBasri BAĞCI Raportörler : Ömer MENCİK Ayhan KILIÇ Başvurucu : Şehmus ALTUĞRUL I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, yüksek lisans eğitiminin geçersiz sayılması nedeniyl e eğitim ha
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR ŞEHMUS ALTUĞRUL BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2017/38317) Karar Tarihi: 13/1/2021 R.G. Tarih ve Sayı: 5/3/2021-31414 Başvuru Numarası : 2017/38317 Karar Tarihi : 13/1/2021 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCIRıdvan GÜLEÇBasri BAĞCI Raportörler : Ömer MENCİK Ayhan KILIÇ Başvurucu : Şehmus ALTUĞRUL I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, yüksek lisans eğitiminin geçersiz sayılması nedeniyl e eğitim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜRECİ2. Başvuru 17/11/2017 tarihinde yapılmıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön i ncelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve es as incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. 7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. III. OLAY VE OLGULAR8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar öz etle şöyledir: 9. 1990 doğumlu olan başvurucu, lisans eğitimini Çukurova Üniver sitesi Eğiti m Fakültesinde başarı ile tamamlamıştır. Başvuru Numarası : 2017/38317 Karar Tarihi : 13/1/2021 310. Başvurucu; Dicle Üniversitesi (Üniversite) Sosyal Bilimler E nstitüs ü Müdürlüğünün (Enstitü) Kürt Dili ve Kültürü Ana Bilim Dalında a çtığı ve 30'unu Zazaki lehçesi ne, 120'sini Kurmanci lehçesi ne tahsis ettiği toplam 150 kişilik tezsiz yüksek lisans eğitim programına öğrenci alımı için yapılan sınava başvurmuştu r. 11. Söz konusu sınavın 21/1/2013 tarihinde yapılacağı Enstitünü n internet sitesinde duyurulmuş ancak sınav sorularının internette sınav öncesi yayı mlanması nedeniyle sınavın 21/1/2013 tarihinden bir gün sonra yapılmasına karar verilmişti r. Sınav 22/1/2013 tarihinde yapılmış ve başvurucu da sınava katılmıştır. Başarılı olan başv urucu, anılan yüksek lisans programının Kurmanci lehçesi ne kaydını yaptırmıştır. 12. 22/1/2013 tarihinde yapılan sınava yönelik olarak 1/2/2013 t arihinde bir iptal davası açılmıştır. Aynı davada işlemin yürütmesinin durdurulmas ı da istenmiştir. Öncelikle Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi sınava ilişkin olarak 9/7/2013 ta rihinde yürütmeyi durdurma kararı almış ve anılan karar 29/7/2013 tarihinde ilgili idareye tebliğ edilmiştir. Yürütmeyi durdurma kararına idarece yapılan itiraz ise Diyarbakır Bölge İ dare Mahkemesince 19/8/2013 tarihinde reddedilmiş ve bu karar idareye 29/8/2013 tarihinde t ebliğ edilmiştir. Ancak Üniversite söz konusu kararın gereğini yerine getirmemiştir. 13. Üniversite, başvurucunun da aralarında bulunduğu öğrencilere gerekli dersleri vererek başarılı olanların yüksek lisans programını 29/7/2013 t arihinde tamamlamalarını sağlamıştır. 14. Başvurucu, eğitimini tamamladıktan sonra Diyarbakır 1. İdar e Mahkemesi 26/9/2013 tarihinde sınav işleminin iptaline karar vermiştir. İ lk derece mahkemesi; kararında ilgili idarenin sınavın ertelenmesi duyurusunda yaptığı çelişki li açıklamaların bir belirsizliğe neden olduğunu, erteleme kararından sonra usulüne uygun bir ila n yapılıp sınavı n tekrarlanması gerekirken bunun yapılmadığını belirtmiştir. İlk derece mahkemesi ayrıca kişilere eşit yarışma imkânının tanınmadığını, belirsizlik orta mında sınavın tekrar edildiğini kabul etmiş ve sınavın iptaline karar vermiştir. 15. Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay Sekizinci Da iresince 10/9/2015 tarihinde onama kararı verilmiş, Danıştay kararına karşı yapıla n karar düzeltme talebi de aynı Dairece reddedilmiştir. 16. Üniversitenin sağladığı imkân ile eğitimine devam eden ve y üksek lisans eğitimini tamamlayan başvurucu, adına diploma ya da mezuniyet b elgesi verilmesi talebiyle 16/11/2015 tarihinde Üniversiteye başvurmuştur. 17. Başvurucunun diploma ya da mezuniyet belgesi verilmesi taleb iyle yaptığı başvuru, yüksek lisans programına ilişkin işlemlerin mahkeme ka rarı ile iptal edildiği belirtmek suretiyle Enstitüsü tarafından 11/1/2016 tarihinde re ddedilmiştir. Başvurucu re t işleminin iptali talebiyle Diyarbakır 2. İdare Mahkemesinde (Ma hkeme) 9/3/2016 tarihinde dava açmıştır. Dava dilekçesinde, diploma almaya hak kazandığı hâlde haksız ve dayanaksız olarak diplomasının verilmediğini ileri sürmüştür. Başvurucu, d erse devam zorunluluğu bulunan eğitimini emek vererek ve masraf yaparak tamamladığını ancak diplomasının verilmemesi nedeniyle bu eğitimden elde edeceği tüm faydalardan mahrum kaldığını belirtmiştir. Söz konusu sınavın iptali kararının ortaya çıkmas ında hiçbir kusurunun bulunmadığını vurgulayan başvurucu; tüm kusurun idareye ait old uğunu, buna rağmen Başvuru Numarası : 2017/38317 Karar Tarihi : 13/1/2021 4mağdur edildiğini ifade etmiştir. Başvurucu ayrıca eğitimini ta mamlamış olması sebebiyle mahkeme kararının uygulanmasının imkânsız hâle geldiğini savunm uştur. Başvurucu son olarak mahkeme kararının uygulanmasının ölçülü olması, hukuki g üvenlik ve belirlilik ilkelerini ihlal etmemesi gerektiğine işaret etmiş; diplomasını n iptal edilmesinin kazanılmış haklarını ve hukuki güvenlik ilkesini ihlal ettiğini ileri sürm üştür. 18. Mahkeme, başvurucunun açtığı davayı 27/10/2016 tarihinde red detmiştir. Kararın gerekçesinde; i. Diyarbakır 1. İdare Mahkemesinin 29/7/2013 tarihli sınavın yü rütmesinin durdurulması kararına yapılan itirazın Bölge İdare Mahkemesince reddedilmesinden sonra idarenin bu kararı uygulaması yükümlülüğünün doğduğu beli rtilmiştir. ii. Bu kapsamda (1) söz konusu sınava usule uygun bir şekilde başvuru yapa n tüm adayların yeniden düzenlenecek bir sınava alınması, (2) bu sınavda başarılı olanların bahsi geçen eğitim programına kaydının yapılması, (3) bu uygulama sürecinde söz konusu programa kaydolan öğrencilerin ise anılan program ile ilişiklerinin kesilmesi gerektiği ifade edilmiştir. iii. Davalı idare tarafından hareketsiz kalınarak başvurucunun p rogramı tamamlamasının sağlanması eleştiri konusu yapılmıştır. İdarenin yargı kararının uygulanması hususunda hareketsiz kalması sonucunda "giriş koşullar ını taşımad ığı açıkça görülen e ğitim program ına devam etmi ş olan davac ının" söz konusu eğitim programına devam etmesinin sınava girememiş diğer kişilerin hak larını etkileyeceğinden öğrenci statüsünün kazanılmış hak olarak kabul üne olanak bulunmadığı vurgulanmıştır. Söz konusu dönemde gerçekleştirilen eğitimi başarılı bir şekilde tamamlamış olsa bile başvurucuya diploma verilmesin in hukuki dayanaktan yoksun olacağı kabul edilmiştir. iv. Başvurucunun usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirilecek ye ni bir giriş sınavında tekrar başarılı olması durumunda ise yasal dayanaktan yoksun olarak tanımlanan eğitim dönemindeki başarılı say ılma hususunun kazanılmış hak sayılabileceği ifade edilmiş, bu durumda başvurucuya giriş koşu llarını daha sonra tamamladığı programı bitirdiği kabul edilerek diploma verilebil eceği belirtilmiştir. 19. Başvurucunun anılan karara karşı benzer gerekçelerle yapmış olduğu istina f başvurusu Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi nce 26/9/2017 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir. 20. Başvurucu, karardan 18/10/2017 tarihinde haberdar olmuş; 17/ 11/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. IV. İLGİLİ HUKUK21. 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun " Diploma alma, ders kredilerinin hesaplanmas ı, öğrencilik haklar ından yararlanma ve s ınavlar " kenar başlıklı 44. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "a. Yüksekö ğretim kurumlar ının önlisans, lisans ve lisansüstü düzeyindeki diploma programlar ına kay ıtlı öğrenciler, bu madde hükümlerine göre belirlenen ders kredileri v e diğer yükümlülükleri ba şarı ile tamamlamalar ı halinde; önlisans, lisans, yüksek lisans veya doktora diplomas ı al ır..." Başvuru Numarası : 2017/38317 Karar Tarihi : 13/1/2021 522. 1/7/1996 tarihli ve 22683 sayılı Resmî Gazete de yayımlanara k yürürlüğe giren mülga Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği nin 2. maddesini n ilgili kısmı şöyledir: " a) (De ğişik: RG-02/06/2007-26540) Yüksek lisans program ına başvurabilmek içi n adaylar ın bir lisans diplomas ına sahip olmalar ı ve Öğrenci Seçme ve Yerle ştirme Merkezi (ÖSYM) taraf ından merkezi olarak yap ılan Akademik Personel ve Lisansüstü E ğitim Giriş Sınav ından (ALES) ba şvurduğu program ın puan türünde 55 standart puandan az olmama k koşuluyla ilgili senatoca belirlenecek ALES standart puan ına sahip olmalar ı gerekir. Yükse k lisans programlar ına öğrenci kabulünde, ALES puan ı yan ı sıra gerekirse, lisans not ortalamas ı ve mülakat sonucu da de ğerlendirilebilir. Bu de ğerlendirmeye ili şkin hususlar ile başvuru için adaylar ın sağlamas ı gereken di ğer belgeler (referans mektubu, neden yükse k lisans yapmak istedi ğini belirten kompozisyon, uluslararas ı standart s ınavlar vb.) ve hang i düzeyde yabanc ı dil bilgisi gerekti ği, ilgili senato taraf ından düzenlenen yönetmelikle belirlenir. ALES puan ının %50'den az olmamak ko şuluyla ne kadar a ğırlıkla değerlendirmeye al ınacağı, ilgili senato taraf ından belirlenir. İlgili üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü, yaln ız ALES puan ı ile de öğrenci kabul edebilir. Ancak Güzel Sanatlar Fakülteleri ile Konservatuvarlara ö ğrenci kabulünde ALES e girmi ş olma koşulu aranmaz. (Ek cümle:RG-11/11/2012-28464) Tezsiz yüksek lisans programlar ına öğrenci kabulünde, ALES notu getirme şart ı ve ALES taban puan ı üniversite senatolar ınca belirlenir..." 23. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu nun 28. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: 1. Dan ıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa v e yürütmenin durdurulmas ına ilişkin kararlar ının icaplar ına göre idare, gecikmeksizin i şlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde karar ın idarey e tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." V. İNCELEME VE GEREKÇE 24. Mahkemenin 13/1/2021 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başv uru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddiaları 25. Başvurucu, Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdü rlüğünün Kürt Dili ve Kültürü Ana Bilim Dalında açtığı yüksek lisans eğitim p rogramını başarıyla tamamladığını ancak yüksek lisansa giriş sınavının İdare Mahkem esince iptal edildiği gerekçe gösterilerek tarafına diploma verilmediğini belirtmişti r. Başvurucu ayrıca sınavı n iptal edilmesine ilişkin süreçte herhangi bir şekilde haberdar olmadığını, sınava ilişkin yargısal anlamda bir karar verilmeden eğitimini tüm yükümlülükl erini yerine getirerek tamamladığını ve diploma almaya hak kazandığını ifade etmiştir. 26. Bundan başka başvurucu; eğitimini tamamlaması ile birlikte d iploma almay a hak kazandığını, bu durumun bir kazanılmış hak olduğunu, kendis ine atfedilebilecek bir kusur olmamasına rağmen diplomasının verilmediğini ileri sürmüş tür. Son olarak başvurucu 2015 yılında girmiş olduğu Kamu Personel Seçme Sınavı'nda (KPSS ) Kürt dili ve kültürü alanında Türkiye birincisi olduğunu ancak diplomasının verilmem esi nedeniyle atanma talebinde bulunamadığını iddia etmiştir. Tüm bu nedenlerle başv urucu, eğitim hakkının ihlal edildiğini savunmuştur. Başvuru Numarası : 2017/38317 Karar Tarihi : 13/1/2021 627. Bakanlık görüşünde, öncelikle olağan başvuru yollarının tüke tilip tüketilmediği noktasında bir açıklama yapılmıştır. Bakanlığa göre yüksek lisa ns eğitimini tamamlaması sonrasında başvurucuya diploma verilmemesi ile eğitim hakkına y önelik olarak gerçekleşen müdahalede başvurucuya atfedilebilir bir kusurun bulunmadığının kabul edilmesi durumunda Anayasa'nın 125. maddesi gereğince oluşan zararın tazmini günde me gelecektir. Bu zararın tazmini ise ancak idari yargıda açılacak tam yargı davası ile m ümkün olacaktır. 28. Bakanlığa göre ayrıca tam yargı davasının olumlu sonuçlanmas ı için iptal davasının ne şekilde sonuçlandığının bir önemi yoktur. Bakanlık bu noktada son olarak zararın giderilmesi noktasında birçok Danıştay kararının bulund uğunu belirtmiş ve etkili bir olağan kanun yolu olan tam yargı davası açma yolunun tüketilmed en yapılan başvuruda, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik ka rarı verilmesi gerektiğini ifade etmiştir. 29. Bakanlık daha sonra başvurunun esasına dair görüşlerini açık lamıştır. Bakanlığa göre idare, yüksek lisans programına giriş sınavının iptali son rasında iptal edilen idari işlem ve bu işleme bağlı olarak tesis edilen işlemleri tüm hukuki son uçları ile birlikte geri almak zorundadır. Bakanlığa göre ayrıca bu zorunluluk gereğince idare , yürütmeyi durdurma ve sonrasında verilen iptal kararı sonrasında başvurucunun kaydını silmek zorundadır. Bakanlı k somut olaydaki uyuşmazlığın bu hususa ilişkin olmadığını, idare nin hatası nedeniyle başvurucunun elde ettiği öğrenci statüsünün kazanılmış bir hak olarak görülüp görülemeyeceğine ilişkin olduğunu belirtmiştir. 30. Bu tespit sonrasında Bakanlık; bir üniversiteye kabulde sına vda başarılı olma koşulunun getirilmesinin eğitim hakkına yönelik izin verilen bi r sınırlama olduğunu, başvurucunun da somut olayda bu koşulu yerine getirmediğini ifa de etmiştir. Bakanlığa göre bu koşul yerine getirilmeksizin hatalı olarak elde edilen öğren cilik statüsünün geri alınmaması talep edilemez. Son olarak Bakanlık, mahkeme kararın da başvurucunun yeniden yapılacak bir sınav sonrasında diplomasını alabileceğinin belir tildiği hususuna da vurgu yapmıştır. Bakanlık, başvurucunun şikâyetlerinin incelenmesi sı rasında bu açıklamaların dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 31. Bakanlık, başvurucunun tam yargı davası açabileceğinden bahi sle başvuru yollarının tüketilmediği yönünde görüş bildirmiştir. 32. Anayasa nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tar ihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Ka nun un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulabilmesi için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir. 33. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği, Anayasa Ma hkemesine başvuruda bulunulabilmesi için öncelikle olağan kanun yollarını n tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu şikâyetini öncelikle yetki li idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara sunması, bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek i çin gerekli özeni göstermiş olması gerekir ( İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, 17). Başvuru Numarası : 2017/38317 Karar Tarihi : 13/1/2021 734. Başvuru yollarının tüketilmesi gereğinden söz edilebilmesi i çin öncelikle hukuk sisteminde hakkının ihlal edildiğini iddia eden kişinin başvura bileceği idari veya yargısal bir hukuki yolun öngörülmüş olması gerekmektedir. Ayrıca bu hukuki yolun iddia edilen ihlalin sonuçlarını giderici, etkili ve başvurucu açısından makul bir ç abayla ulaşılabilir nitelikte olması ve sadece kâğıt üzerinde kalmayıp fiilen de işlerliği ol ması gerekmektedir. Olmayan bir hukuki yolun tüketilmesi başvurucudan beklenemeyeceği gibi hukuken veya fiilen etkili bulunmayan, ihlalin sonuçlarını düzeltici bir vasıf taşımayan v eya aşırı ve olağan olmayan birtakım şeklî koşulların öngörülmesi nedeniyle fiilen erişileb ilir ve kullanılabilir olmaktan uzaklaşan başvuru yollarının tüketilmesi zorunluluğu bulunmamak tadır ( Fatma Y ıldırım, B. No: 2014/6577, 16/2/2017, 39; Erol Aksoy (2) [GK], B. No: 2016/11026, 12/12/2019, 50). 35. Somut olayda başvurucu, almış olduğu eğitimin sonucunda kend isine diploma verilmesini idareden talep etmiştir. Ancak idare, giriş sınavın ın Diyarbakır 1. İdare Mahkemesince iptal edildiğini gerekçe göstererek eğitimini başa rı ile tamamlayan başvurucuya diploma vermemiştir. İhlal iddiasının konusunu da b aşvurucuya diploma verilmemesi şeklindeki bu işlem oluşturmaktadır. Bu durumda eği timini başarı ile tamamlayan başvurucunun diploma alması sonucunu doğurabilecek b ir yol, somut ola y bakımından etkili bir yol olarak kabul edilebilecektir. Bir diğ er deyişle eski hâle getirme (restitutio in integrum ) ilkesine uygun olacak bir başvuru yolu somut olay bakımından etkili bir yol olarak değerlendirilebilecektir. Eski hâle getirme ilkesine uygun olan başvuru yolunun ise diploma verilmemesine ilişkin idari işlemin hukuk âleminden kaldırılması sonucunu doğuracak bir niteliği olan iptal davası olduğunda kuşku yoktur . 36. İdari işleme karşı açılan iptal davasının amacı, idari işlem in hukuka aykırılığının tespit edilmesini ve işlemin iptal edilmesi suretiyle işlemin t esisinden önceki duruma geri dönülmesini sağlamaktır. Bireysel bir işleme karşı açılan iptal davasında kurulan iptal hükmü geçmişe etkili olup idari işlemi geçmişe yönelik olarak hukuk â leminden kaldırır. Diğer ifadeyle idari mahkeme tarafından iptal edilen bir idari işlem, hiç tesis edilmemiş sayılır (Erol Aksoy (2) , 52). Ancak tam yargı davası, ilgilinin bir idari işlem ya d a eylemde n kaynaklanan maddi veya manevi zararın tazminini sağlayan bir yo l niteliğini taşımakta; idari işlemin hukuk âleminden kaldırılması sonucunu doğuracak bir nit eliği içinde barındırmamaktadır. 37. Sonuç olarak başvurucunun ihlal iddiasının konusunu oluştura n diploma verilmemesi şeklindeki idari işlemin sonuçlarını düzeltici nite lik taşıyan yolun bir iptal davası ile gerçekleşebileceği, tam yargı davası neticesinde ulaşılacak sonucun başvurucunun eğitiminin geçersiz kılınması sonucunu doğuran diploma vermeme şeklindeki işlem üzerinde bir etki yapmayacağı anlaşılmıştır. Bu nedenle başvurucunun ipt al davası yolunu tükettikten sonra bireysel başvuruda bulunması hususu dikkate alındığında e tkili başvuru yolunu tükettiği değerlendirilmiştir. 38. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine ka rar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan eğitim ha kkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden a. Hakkın Kapsamı ve Müdahalenin Varlığı39. Anayasa'nın 42. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: Başvuru Numarası : 2017/38317 Karar Tarihi : 13/1/2021 8"Kimse, e ğitim ve öğrenim hakk ından yoksun b ırak ılamaz." 40. Eğitim, Anayasa tarafından doğrudan güvence altına alınmış bir haktır. Ayrıca eğitim, çok özel bir kamu hizmeti olarak sadece doğrudan faydal arı olan bir hizmet değil geniş sosyal fonksiyonları da olan bir hizmettir. Demokratik bi r toplumda insan haklarının sağlamlaşması ve devamı için eğitim hakkının vazgeçilmez ve tem el bir katkısı olduğu da aşikârdır ( Mehmet Re şit Arslan ve di ğerleri , B. No: 2013/583, 10/12/2014, 66). Anayasa Mahkemesi önceki kararlarında eğitim hakkının yükseköğrenim sev iyesini de kapsadığına (Hikmet Balabano ğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013, 28; İhsan Asutay , B. No: 2012/606, 20/2/2014, 36), belli bir zamanda mevcut olan eğitim kurumlar ına etkili bir biçimde erişimin sağlanmasını güvence altına aldığına ( Mehmet Re şit Arslan ve di ğerleri , 68), kam u otoritelerine bireyin eğitim ve öğrenim almasını engellememe şe klinde bir negatif ödev yüklediğine ( Adem Öğüt ve diğerleri, B. No: 2014/20527, 22/11/2017, 44; Yüksel Baran, B. No: 2012/782, 26/6/2014, 36) karar vermiştir. 41. Bununla birlikte eğitim kurumlarına erişim hakkı, eğitim hak kının sadece bir yönünü oluşturmaktadır. Hakkın etkili olması için buna ilave ol arak eğitim alan kişi ald ığı eğitimden menfaat sa ğlama imkânına da sahip olmalıdır. Bu imkâna sahip olabilmek için is e bir ülkede yürürlükte olan kurallara uygun olarak tamamlanan eğ itimin ülkenin resmî makamlarınca tanınması gerekmektedir ( Rauf Bekiro ğlu, B. No: 2014/127, 19/7/2017, 25). 42. Başvurucunun almış olduğu eğitimin sonunda diploma verilmesi ni istemesi, aldığı eğitimden menfaat sağlaması ve eğitiminin ülkenin resmî makamlarınca tanınması için bir gerekliliktir. Aksi takdirde başvurucu, aldığı eğitimden me nfaat sağlayamadığı için eğitimi geçersiz kılınmış olacaktır. Bu nedenle başvurucuya tam amlamış olduğu eğiti m sonrasında diploma verilmemesi, dolayısıyla bu eğitimin geçersi z sayılması başvurucunun eğitim hakkına müdahale edilmesi anlamına gelir. b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı 43. Anayasa nın 13. maddesi şöyledir: Temel hak ve hürriyetler, ... yaln ızca Anayasan ın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu s ınırlamalar, ... demokrati k toplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz. 44. Yukarıda anılan müdahale Anayasa nın 13. maddesinde belirti len koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa nın 42. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa nın 13. maddesinde öngörülen ve somut başv uruya uygun düşen kanun tarafından öngörülme, Anayasa nın 42. maddesinde ya da ilgili d iğer maddelerinde belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanma ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir. i. Kanunilik 45. Başvurucunun eğitim hakkına yönelik diploma verilmemesi şekl indeki müdahalenin temeli, yüksek lisans programına giriş sınavının id are mahkemesince iptal edilmesidir. İdare 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin birinci fıkrası gereğince iptal kararını uyguladığı gerekçesiyle başvurucuya diploma vermemiştir. Bu ned enle 2577 sayılı Kanun'un Başvuru Numarası : 2017/38317 Karar Tarihi : 13/1/2021 928. maddesinin (1) numaralı fıkrasının kanunla s ınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır. ii. Meşru Amaç 46. Taşıdığı öneme karşın eğitim hakkı, niteliği gereği bazı düz enlemelere tabidir. Şüphesiz eğitim kurumlarını düzenleyen kurallar, toplumun ihtiy aç ve kaynakları ile eğitimin farklı düzeylerine has özelliklere göre değişiklik gösterebilir . Bu nedenle devletin bu konuda yapacağı düzenleme ve uygulamalarda belli bir takdir alanına sa hip olduğunun kabulü gerekir (Ünal Y ıldırım, B. No: 2013/6776, 5/11/2014, 42; Savaş Y ıldırım, B. No: 2013/6258, 10/6/2015, 42). Devletin bu takdir alanı eğitim kurumunun sev iyesi yükseldikçe artar, buna karşılık eğitimin birey ve toplum bakımından önemine bağlı olar ak azalır ( Mehmet Re şit Arslan ve di ğerleri , 67). Devletin sahip olduğu takdir yetkisi, toplumun ihtiyaç larını gözeterek var olan eğitim kurumlarını kaldırmayı veya statüleri nde değişiklik yapmayı da kapsamaktadır. Şüphesiz devletin belirtilen bu takdir alanı içi nde hareket ederken meşru bir amaca dayanan değişiklikler yapması da kendisinden beklenecekti r (Melih Sivas , B. No: 2016/15634, 28/6/2018, 58). 47. Anayasa'nın 42. maddesinde eğitim hakkının sınırlandırılması na ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Bununla birlikte eğitim hakkının mu tlak ve sınırsız bir hak olduğu düşünülemez. Nitekim anılan maddenin ikinci fıkrasında y er verilen "Öğrenim hakk ının kapsam ı kanunla tespit edilir ve düzenlenir." ifadesi ile devlete bir takdir alanı yaratılmıştır. Eğitim hakkının Anayasa'nın Sosyal ve Ekonomik Haklar bölümünde düzenlendiği hususu da gözetildiğinde devlete tanınan bu takdir hakkının özünde bir sınırlama yetkisi de içerdiği anlaşılmaktadır. Öte yandan Anayasa'da diğe r haklardan farklı olarak eğitim hakkının sınırlanması hususunda kanun koyucuyu ba ğlayan belli bir meşru amaçlar listesi bulunmamaktadır. Dolayısıyla kanun koyucunun eğ itim hakkının sınırlanması hususundaki takdir aralığının geniş olduğu ifade edilebilir. An cak kanun koyucunun bu takdir yetkisinin Anayasa Mahkemesinin denetimine tabi olduğu açıktır (Adem Öğüt ve diğerleri, 53). 48. Anayasa nın 138. maddesinin "Yasama ve yürütme organlar ı ile idare, mahkeme kararlar ına uymak zorundad ır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlar ını hiçbir suretle de ğiştiremez ve bunlar ın yerine getirilmesini geciktiremez." biçimindeki son fıkrasında düzenleme altına alınan mahkeme kararlarının uygulan ması ilkesi, Anayasa'nın temel ilkelerinden birini oluşturmaktadır. Somut olayda idareni n diploma vermemek suretiyle gerçekleştirdiği müdahalenin temeli mahkeme kararlarının uygula nması şeklindeki anayasal ilkeye dayanmaktadır. Bu sebeple somut olaydaki müdahalenin mah keme kararlarının uygulanması şeklinde ifade edilebilecek bir meşru amaçla gerçek leştiği sonucuna varılmıştır (benzer bir değerlendirme için bkz. Özcan Özsoy , B. No: 2014/5881, 15/2/2017, 43). iii. Ölçülülük (1) Genel İlkeler 49. Anayasa'nın 13. maddesinde yer alan ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orant ılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen müdahalenin amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik amaç bakımından müdahalenin zorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılması nın mümkün olmamasını, orant ılılık ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul Başvuru Numarası : 2017/38317 Karar Tarihi : 13/1/2021 10bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir (AYM, E .2011/111, K.2012/56, 11/4/2012; E.2016/16, K.2016/37, 5/5/2016; Mehmet Akdo ğan ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013, 38). 50. Buna göre eğitim hakkına yapılan müdahalenin Anayasa'ya uygu n olabilmesi için amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasının yanında gerekli olması da gerekir. Gereklili k yukarıda da belirtildiği üzere hakka müdahale teşkil eden birde n fazla araç arasından hakkı en az zedeleyen aracın seçilmesini ifade etmektedir. Hak ve özgürl üğü sınırlayan tedbirlerde n hangisi diğerlerine nazaran hakkın norm alanına daha az müdahal e edilmesi sonucunu doğuruyorsa o tedbirin tercih edilmesi gerekir. Bununla birlikt e hakka müdahale oluşturaca k aracın seçiminde kamu otoritelerinin belli ölçüde takdir payını n bulunduğu da kabul edilmelidir. Zira yetkili kamu makamları, öngörülen amaca ulaşı lması bakımından hangi aracın etkili ve verimli sonuçlar doğuracağına ilişkin olarak i sabetli karar verme noktasında daha iyi bir konumdadır. Özellikle alternatif aracın bulunmadığ ı veya mevcut alternatiflerin öngörülen meşru amaca ulaşılması bakımından etkili olmadığı ya da daha az etkili olduğu durumlarda kamu makamlarının araç seçimi hususundaki tercih yet kisinin gereklilik kriterini sağlamadığının söylenebilmesi için çok güçlü nedenlerin bulunma sı gerekir. 51. Öte yandan eğitim hakkına yönelik müdahaleler orantılı olmal ıdır. Orantılılık sınırlamayla ulaşılmak istenen amaç ile başvurulan sınırlama te dbiri arasında aşırı bir dengesizlik bulunmamasına işaret etmektedir. Diğer bir ifadeyle orantılılık, amaç ile araç arasında adil bir denge kurulmasını gerektirmektedir. Buna göre eğitim hakkına getirilen sınırlamayla ulaşılmak istenen meşru amaç ve başvurucunun eğiti m hakkından yararlanmasındaki bireysel yarar arasında makul bir orantı kuru lmalıdır. Hedeflenen amac a ulaşıldığında elde edilecek kamusal yararla kıyaslandığında sın ırlama ile kişiye yüklenen külfetin aşırı ve orantısız olmaması gerekir. 52. Seçilen aracın ulaşılmak istenen amaçla kıyaslandığında bire ye orantısız bir külfet yüklemiş olduğunun saptanması, ihlal sonucuna ulaşılabil mesi için bazı hâllerde te k başına yeterli olmayabilir. Kişiye yüklenen külfeti dengeleyici mekanizmaların var olup olmadığı da büyük önem taşımaktadır. Elverişli ve gerekli olduğ u hükmüne varılan aracın seçilmiş olması nedeniyle kişiye yüklenen aşırı külfeti hafifle ten hukuksal mekanizmalar mevcutsa bir ihlalin olmadığı sonucuna varılabilir. 53. Eğitim hakkına yapılan müdahalenin orantılı olup olmadığı de ğerlendirilirken başvurucunun ve idarenin kusurlarının bulunup bulunmadığı da gö zönünde bulundurulur. Bu bağlamda tarafların yasal yükümlülüklerinin neler olduğu, bunla rın yerine getirilmesinde ihmalkârlık gösterilip gösterilmediği ve ihmalin varlığının tes piti hâlinde bunun hukuka aykırı sonucun doğmasında bir etkisinin bulunup bulunmadığı da dikkate alınır. 54. Öte yandan idarenin iyi yöneti şim ilkesine uygun hareket etme yükümlülüğü bulunmaktadır. İyi yönetişim ilkesi, kamu yararı kapsamında bir konu söz konusu olduğund a kamu otoritelerinin uygun zamanda, uygun yöntemle ve her şeyden önce tutarlı olarak hareket etmelerini gerektirir (mülkiyet hakkı bağlamında benzer değerlendirme için bkz. Kenan Y ıldırım ve Turan Y ıldırım, B. No: 2013/711, 3/4/2014, 68; Ayten Yeğenoğlu, B. No: 2015/1685, 23/5/2018, 44). 55. İdarenin hatalı işleminden kaynaklanan eğitim hakkına yöneli k müdahalenin orantılı olup olmadığının tespitinde idarenin hatalı işlemi kar şısındaki tutumunun yanında işlemin fark edilmesinde geçen süre, hatanın düzeltilmesi için seçilen yöntem, başvurucuya Başvuru Numarası : 2017/38317 Karar Tarihi : 13/1/2021 11yüklenen külfetin ağırlığı önem arz etmektedir (mülkiyet hakkı yönünden benzer değerlendirme için bkz. Tevfik Baltac ı, B. No: 2013/8074, 9/3/2016, 71). Bu bağlamd a hatalı işlemin düzeltilmesinin muhatabı olan kişi üzerinde aşır ı bir yüke sebep olunmamalıdı r (mülkiyet hakkı bağlamında benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Kırca Mühendisli k İnş. Turz. Tic. ve San. A. Ş., B. No: 2014/6241, 29/9/2016, 75; Kuddis Büyükak ıllı, B. No: 2014/3941, 5/10/2017, 63). Bütün bu değerlendirmeler çerçeves inde hatalı idari işlemin oluşmasında idarenin de payının bulunduğu durumlarda farklı bir yaklaşımın benimsenmesi ve başvurucu üzerinde aşırı ve orantısız bir yüke sebep olunup olunmadığının tespit edilmesi gerekir. Özellikle hatanın önemli ölçüde idarelerden kaynakland ığı durumlarda muhatap üzerindeki yük konusunda daha hassas olunması gerekir (mülkiyet hakkı bağlamında benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Ayten Yeğenoğlu, 46). 56. Usule ilişkin güvencelerin varlığı orantılılık değerlendirme sinde önemli bir rol oynayabilir. Bu bağlamda müdahalenin hukuka aykırılığının ileri sürülebileceği vey a müdahale nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararların tazmin edi lmesinin istenebileceği hukuk yollarının olmaması da bazı durumlarda kişiye yüklenen kü lfeti ağırlaştıran bir unsur olarak görülebilir. Bu bakımdan kişinin hukuka aykırılık iddial arının bir mahkeme tarafından etkili bir biçimde incelenmesi müdahalenin orantılılığı bakımın dan ehemmiyet ar z etmektedir. (2) İlkelerin Olaya Uygulanması 57. Somut olayda başvurucu, Üniversite tarafından yapılan yüksek lisans programına giriş sınavına girmiş ve başarılı olmuştur. Anılan s ınava karşı üçüncü bir kişi tarafından dava açılmış ve anılan davada sınav işleminin yürütm esinin durdurulmasına karar verilmiştir. Yürütmenin durdurulması kararı Üniversiteye kısa s ürede tebliğ edilmiştir. Başvurucu, yargılamanın devamı süresince eğitimini devam ettirm iş ve başarı ile tamamlamıştır. Başvurucunun eğitimini başarıyla tamamlamasından kısa bir süre sonra sınav işlemi Diyarbakır 1. İdare Mahkemesince iptal edilmiştir. İdare , eğitimini başarı ile tamamlayan başvurucuya iptal kararını gerekçe göstererek diplom a vermemiştir. 58. Hukuk güvenliği ve hukukun üstünlüğünün sağlanabilmesi için devletin her türlü işlem ve eyleminin yargı denetimine açık olması gerekir. Nitekim Anayasa nın 125. maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde İdarenin her türlü eylem ve i şlemlerine kar şı yarg ı yolu aç ıktır denilmek suretiyle bu husus anayasal güvenceye kavuşturulmuştu r. Ancak hukuk güvenliğinin ve hukukun üstünlüğünün sağlanması için devl etin işlem ve eylemlerine karşı yargı yolunun açık tutulması yeterli olmayıp yargı mercil eri tarafından verilen kararların gecikmeksizin uygulanması da gerekir. Yapılan yargıs al denetim neticesinde bir işlemin hukuka aykırı olduğu tespit edilmesine rağmen işlemin i ptali yönündeki kararın uygulanmaması, devletin işlem ve eylemlerine karşı yargı yolunu n açık tutulmasını anlamsız hâle getirir. Zira hukuk güvenliği ve hukukun üstünlüğü sadece hukuka aykırılıkların tespit edilmesiyle değil bunların tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmas ıyla sağlanabilir (AYM, E.2012/73, K.2013/107, 3/10/2013). 59. Anayasa'nın 138. maddesinin dördüncü fıkrasına göre yasama v e yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu h ükümde mahkeme kararlarına uyma ve bu kararları değiştirmeksizin yerine getirm e hususunda yasama ve yürütme organları ile idare lehine herhangi bir istisnaya yer v erilmemiştir. Yargı kararlarının ilgili kamu makamlarınca zamanında yerine getirilmediği bir dev lette, bireylerin yargı kararıyla kendilerine sağlanan hak ve özgürlükleri tam anlamıyl a kullanabilmeleri mümkün Başvuru Numarası : 2017/38317 Karar Tarihi : 13/1/2021 12olmaz. Dolayısıyla devlet, yargı kararlarının zamanında icra ed ilmesini sağlayarak bireyle r aleyhine oluşabilecek hak kayıplarını engellemekle ve bu yolla bireylerin kamu otoritelerine ve hukuk sistemine olan güven ve saygılarını korumakla yükümlüd ür. Bu sebeple Anayasa'nın 2. maddesinde öngörülen hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak bireylerin kamu otoritesi ve hukuk sistemine olan güven ve saygılarını kor uma adına vazgeçilemez bir görev ifa eden yargı kararlarının zamanında icra edilmeyerek so nuçsuz bırakılması kabul edilemez (bazı farklılıklarla birlikte bkz. Arman Mazman , B. No: 2013/1752, 26/6/2014, 61). 60. İptal kararının uygulanmasının anayasal olarak zorunlu olduğ u hususunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak bazı hâllerde kararın ne şekil de uygulanacağı açık olmayabilir. Bu gibi hâllerde idarenin mahkeme kararının nasıl uygulanacağını belirleme hususunda belli ölçüde takdir yetkisine sahip olduğunun kabulü gerekir. Bununla birlikte idarenin haiz olduğu bu takdir yetkisi hiçbir zaman işlemin uyg ulanmasından kaçınacak bir yöntemin tercih edilmesini içermemektedir. İdare, mahkeme karar ının gerekçesini de gözeterek en uygun çözüm yolunu geliştirme yükümlülüğü altındad ır. Mahkeme kararının uygulanmasının davanın tarafı olmayan üçüncü kişilerin hakların ı da etkileme potansiyeline sahip olduğu durumlarda idarenin bu kişilerin de haklarını zede lemeyecek veya mümkü n olduğunca az zedeleyecek bir uygulama tarzı benimsemesi gerekir . 61. Olayda idare, mahkeme kararını uygulamak amacıyla başvurucun un iptal edilen sınava dayalı olarak tamamladığı eğitimini geçersiz saymıştır. İdare mahkemesinin iptal kararının uygulanmasında usulüne uygun ilan yapılmaması sebebiy le söz konusu sınav a katılamayanların menfaatinin bulunduğu açıktır. Bu kişilerin me nfaatlerinin korunması amacıyla sınavın tekrarlanmasının elverişli bir araç olduğu hus usunda tereddüt bulunmamaktadır. Bununla birlikte idarenin sınavı tekrarlayıp t ekrarlamadığı dosyadan anlaşılamamakla birlikte başvurucunun eğitimini geçersiz saydığ ı görülmektedir. İptal kararının uygulanması ve ilk sınava usulsüz ilan sebebiyle katı lamamış kişilerin menfaatlerinin korunması amacına ulaşılması bakımından başvuruc unun eğitiminin geçersiz sayılmasının elverişli bir araç olduğu noktasında soru işaretle ri oluşmaktadır. Diğer bir ifadeyle başvurucunun eğitiminin geçersiz sayılmasının sınavın tekrarlanmasında yararı bulunan kişilerin menfaatlerinin korunması amacına ulaşılmasını temin edeceği konus u tereddüt uyandırıcıdır. Zira sözü edilen kişilerin haklarına ka vuşabilmesi bunlar yönünden aynı koşullarda yeni bir sınav açılmasıyla sağlanabilmektedir. Bununla birlikte bu hususun gereklilik testinde tartışılmasının daha isabetli olacağı değer lendirilmiştir. 62. İdarece 22/1/2013 tarihinde yapılan sınava ilişkin ilanın us ulsüz olmasından dolayı anılan sınava giremeyenlere yeni bir hak tanınması olduk ça önemlidir. İdarenin bu kişilerin haklarının korunması amacıyla sınavı aynı koşullarda tekrarlamasının gerekliliği tartışmasızdır. Ancak önceki sınavı kazanarak usulüne uygun bir şekilde eğitimlerini tamamlayan kişilerin eğitiminin geçersiz sayılması oldukça ağır bir müdahaledir. Bu sebeple idarenin bu nitelikteki ağır bir müdahaleye ancak daha hafif, a lternatif bir aracın bulunmaması hâlinde ve son çare olarak müracaat etmesi gerekir. 63. Somut olayda idarenin daha hafif müdahale teşkil eden altern atif bir aracın bulunup bulunmadığını irdelemediği görülmektedir. İdare önceki sınava katılamayanların haklarının korunması amacıyla aynı koşullarda yeni bir sınav ya pılmasının neden yeterli olmadığını, bunun yanında önceki sınava katılanların eğitimleri nin de geçersiz sayılmasının zorunlu olduğunu ortaya koyamamıştır. İdarenin başvurucuya daha az külfet yükleyen başka bir aracın seçilmesinin mümkün olup olmadığıyla ilgili bir değe rlendirme yapmadığı Başvuru Numarası : 2017/38317 Karar Tarihi : 13/1/2021 13anlaşılmıştır. Öte yandan Mahkeme de bu yönde bir tartışma yapm amıştır. Mahkeme iptal kararının uygulanmasının başvurucunun eğitim programdan kaydını n silinmesini gerektirdiğini ifade etmiş ise de bu görüşün sınavı başarı ile geçen ve iptal davasının tarafı olmayan kişilerin haklarını gözetmekten uzak olduğu vurgulanmal ıdır. Mahkeme kararında bu nitelikteki kişilerin de mağdur edilmeyeceği daha hafif araç ların mevcut olup olmadığından bağımsız olarak bu sonuca ulaşılmış, iptal kararın ın mahiyetinin başvurucunun konumundaki kişilerin kayıtlarının silinmesini gerektirdiği kab ul edilmiştir. İdareyi tarafların menfaatleri arasında denge kurma yükümlülüğünden kurtaran bu şe kildeki bir uygulama tarzı Anayasa'nın 13. maddesiyle uyumlu olmayacağı gibi Anayasa'nın 1 38. maddesinin bunu emrettiği de ifade edilemez. Bu nedenle başvurucunun eğitimin g eçersiz sayılmasının gerekli bir araç olduğunun söylenmesi bu koşullarda güçtür. 64. Son olarak müdahalenin orantılı olup olmadığının da incelenm esi gerekir. Orantılılıkta dikkate alınacak hususlardan biri etkili bir yarg ısal denetim yapılıp yapılmadığıdır. Olayda başvurucu, dava konusu işleme yönelik ol arak iddia ve şikâyetlerini Mahkeme önünde etkin bir biçimde ileri sürebilmiş; başvurucu ya rgılama sürecinde dezavantajlı bir pozisyona düşürülmemiş, Mahkeme başvurucunun e saslı iddialarını karşılayarak hükmünü kurmuştur. 65. Orantılılıkta ikinci olarak dikkate alınacak husus, müdahale nin gerçekleşmiş olmasında başvurucunun kendi fiilinin etkisinin veya katkısının bulunup bulunmadığıdır. Somut olayda sınavın iptal edilmiş olmasında başvurucunun hiçbi r kusuru bulunmamaktadır. Her ne kadar mahkeme kararında aksi ifade edilmiş ise de başvur ucunun sınava giriş koşullarını taşıdığı izahtan varestedir. Sınav ilanının usulüne uygun yapılmamış olması başvurucunun sınava giriş koşullarıyla ilgili bir eksikliğe yol açmamaktadır. Başvurucu mevzuatta ve ilanda aranan tüm koşulları sağlamıştır. Sınav ila nındaki eksiklikler sınavın geçerliliğini etkilese de başvurucunun sınava giriş koşullarını sağladığı gerçeğini değiştirmemektedir. Dolayısıyla başvurucunun eğitiminin geçersi z sayılması sonucuna katlanmasını haklı kılan bir fiili tespit edilememiştir. 66. Eğitim hakkına yapılan müdahalenin orantılı olup olmadığı hu susunda dikkate alınacak diğer bir unsur idarenin fiilidir. Olayda sınavın ipta li edilmesinin asıl sebebi sınavın ertelenmesi kararından sonra usulüne uygun bir ilan yapılmadan sınavın tekrarlanmış olmasıdır. İlanın usulüne uygun yapılması sorumluluğunun idared e olduğu açıktır. Dolayısıyla ilanı usulüne uygun olarak yapmayarak sınavın iptal ine yol açılmasında asıl sorumluluk idareye aittir. Öte yandan idarenin iptal kararının gereğini yerine getirmek için yeterince hızlı davrandığı da söylenemez. İdare, yürütmenin dur durulması kararını tebellüğ ettikten sonra işlemini düzeltme noktasında herhangi bir adım a tmamış; başvurucunun eğitimini tamamlamasına müsaade etmiş ancak başvurucunun eğitim inin tamamlamasından yaklaşık 2 yıl 5 ay sonra eğitiminin geçersiz sayıldığını başvu rucuya bildirmiştir. Bu durumda idarenin iyi yönetişim ilkesine uygun hareket etmediği anlaşılmaktadır. 67. Sonuç olarak başvurucunun yüksek lisans eğitiminin geçersiz sayılması suretiyle eğitim hakkına yapılan ağır müdahalenin sınavın iptal ine ilişkin mahkeme kararının uygulanmasında menfaati bulunan kişilerin haklarının korunması için başvurulabilecek son çare olduğu idarece ortaya konulamamıştır. Ayrıca sınavın iptal edilmesinde başvurucunun kusurunun bulunmadığı, tüm kusurun idareye ait olduğu, idarenin başvurucunun eğitimini tamamlamasının üzerinden uzunca bir süre geçtikten sonra iyi yö netişim ilkesine aykırı olarak durumu düzeltme yoluna gittiği ve başvurucunun bu sonuca katlanmasını gerektiren haklı gösterebilecek bir nedenin bulunmadığı gözetildiğinde sın avın iptaline ilişkin kararın Başvuru Numarası : 2017/38317 Karar Tarihi : 13/1/2021 14uygulanmasındaki kamusal yarar ile başvurucunun yüksek lisans e ğitiminin tanınmasındaki bireysel yarar arasında adil bir dengenin kurulmasında başarısı z olunduğu sonucuna ulaşılmıştır. 68. Açıklanan gerekçelerle somut olayda Anayasa nın 42. maddesin de güvence altına alınan eğitim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. 3. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 69. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." 70. Başvurucu, ihlalin tespit edilmesini istemiş ve yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. 71. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kal dırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi diğer bir kararında i se bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiy le sonuçlanacağına işaret etmiştir ( Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 72. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiğin e karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz e dilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duru ma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kaynağı belirle nerek devam eden ihlali n durdurulması, ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararl arın giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Do ğan, 55, 57). 73. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veya mahkemenin ihl ali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 79. maddesi nin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilm esine hükmeder. Anıla n yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan far klı olarak ihlali ortadan kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireys el başvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde usul hukukun daki yargılamanın Başvuru Numarası : 2017/38317 Karar Tarihi : 13/1/2021 15yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmama ktadır. Dolayısıyla böyle bir kararın kendisine ulaştığı mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgili nin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama k ararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine get irmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 74. İncelenen başvuruda eğitim hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Eğitimini tamamladığı anlaşılan başvurucuya diploma verilmemesi şeklindeki müdahalenin idarenin işleminden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bununla birl ikte Mahkeme de ihlali giderememiştir. 75. Bu durumda eğitim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan ka ldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapı lacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun' un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırı lmasına yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş, yeniden yargılama kararı veriler ek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında bel irtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Diyarbakır 2. İdare Mahkemesine gönderilmesine karar veri lmesi gerekmektedir. 76. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesinin başvurucu nun uğradığı zararların giderilmesi bakımından yetersiz kalacağı açıktır. Do layısıyla eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırıl abilmesi için eğitim hakkının ihlali nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığınd a başvurucuya tazminat ödenmesi gerekmekte ise de başvurucunun ta zminat talebinde bulunmaması sebebiyle tazminata hükmedilmemiştir. 77. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Eğitim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLE BİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkı nın İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Kararın bir örneğinin eğitim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Diyarbakır 2. İdare Mahke mesine (E.2016/410, K.2016/1245) GÖNDERİLMESİNE, D. 257,50 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvurucuya ÖDEN MESİNE, E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Ma liye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmas ına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar ge çen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, Başvuru Numarası : 2017/38317 Karar Tarihi : 13/1/2021 16F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 13/1/ 2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Üye Üye Rıdvan GÜLEÇ Basri BAĞCI