2. Hukuk Dairesi 2021/10803 E. , 2022/1315 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı, 26/06/2014 tarihinden beri tapuda "İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel B Blo…
**2. Hukuk Dairesi 2021/10803 E. , 2022/1315 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı, 26/06/2014 tarihinden beri tapuda "İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel B Blok 1.Bodrum Kat. 2 Nolu Mesken'de kayıtlı ve adres olarak "... Mahallesi ... Cad. No.../... İç Kapı No.... Beylikdüzü/İSTANBUL" adresinde bulunan gayrimenkulü aile konutu olarak kullanmakta olduklarını, eşi ...'in bu taşınmazı kendisinin rızasını almaksızın, bu taşınmazın aile konutu olduğunu bilen diğer davalı ...'e sattığını, bu nedenle taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı ... adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince, davacının dava konusu taşınmazın satışından haberdar olduğu, hatta bizzat satış işlemlerinde bulunduğu anlaşıldığından dava konusu taşınmazın aile konutu olma özelliğini kaybettiği, bu durumda aile konutu olduğu iddiasıyla mevcut tapu kaydının iptalini talep etmenin hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Anılan kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince davacının istinaf itirazının esastan reddine, davalı ...’in ise vekalet ücretine yönelik istinaf itirazının kabulü ile diğer istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 194/1. maddesine göre, "Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz." Bu madde hükmü ile aile konutu şerhi "Konulmuş olmasa da" eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma, aile konutu şerhi konulduğu için değil, zaten var olduğu için getirilmiştir. Bu sebeple, tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Eş söyleyişle şerh konulduğu için aile konutu olmamakta, aksine aile konutu olduğu için şerh konulabilmektedir. Bu nedenle aile konutu şerhi konulduğunda, konulan şerh "Kurucu" değil "Açıklayıcı" şerh özelliğini taşımaktadır. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma, "Emredici" niteliktedir. Dolayısıyla bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak "Belirli olan" bir işlem için verilebilir.