4. Ceza Dairesi 2023/9956 E. , 2023/21241 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/6821 Değişik İş SUÇ : Hakaret KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.06.2021 tarihli ve 2021/47011 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bursa 1. Sulh Ceza Hâkimliğ
**4. Ceza Dairesi 2023/9956 E. , 2023/21241 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/6821 Değişik İş SUÇ : Hakaret KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.06.2021 tarihli ve 2021/47011 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bursa 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.11.2021 tarihli ve 2021/6821 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2023 gün ve 2023/40765 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2 nci maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172 nci maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3 üncü maddesindeki şartlar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, şüpheli ile müştekinin gürültü nedeniyle tartıştıkları, tarafların karşılıklı olarak birbirine hakaret ettiği olayda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 30.06.021 tarihli kararı ile suçun şikâyete tabi olduğu, müşteki ...’in herhangi bir şikâyetinin bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de, Olayın gerçekleştiği 08.05.2021 tarihinden itibaren 6 aylık şikâyet süresi dolmadan kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, şikâyet süresi içerisinde 04.11.2021 tarihinde müşteki vekili tarafından anılan karara itiraz edildiği gözetildiğinde, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı müşteki vekilince şikâyet süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle bu dilekçe ile birlikte şikâyet hakkının kullanıldığının kabul edildiği gözetilerek, verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 160 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, "Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." 160 ncı maddesinin ikinci fıkrasında "Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' 170 inci maddesinin ikinci fıkrasında, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. 172 nci maddesinin birinci fıkrasında, "Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet Savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. 170 inci maddenin ikinci fıkrasına göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. İncelenen dosyada, 08.05.2021 tarihinde gerçekleşen eylemlere ilişkin yürütülen soruşturmada şüphelinin şikâyetçi Ö.D.'ye hakaret ettiği iddiasına yönelik Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 30.06.2021 tarihli ve 2021/47011 soruşturma sayılı kararla "hakaret suçu bakımından ayrıca ve açıkça şikâyet bulunmadığından" bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, şikâyetçi vekilinin 04.11.2021 tarihinde 6 aylık şikâyet süresi içinde karara itiraz ettiği, itiraz merciince itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. şikâyet süresi içinde kovuşturmaya yer olmadığı kararına şikâyetçi vekili tarafından itiraz edilerek şikâyet iradesi ortaya konulması karşısında, soruşturmaya devam edilebilmesi için itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bursa 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 10.11.2021 tarihli ve 2021/6821 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (a) bendi gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.