8. Hukuk Dairesi 2013/5396 E. , 2013/5765 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Hazine ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 29.12.2011 gün ve 837/1071 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, davalılar adına tapuda kayıtlı 551 parsel sayılı taşınmazın ... Gölü kıyı ke…
**8. Hukuk Dairesi 2013/5396 E. , 2013/5765 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Hazine ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 29.12.2011 gün ve 837/1071 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, davalılar adına tapuda kayıtlı 551 parsel sayılı taşınmazın ... Gölü kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını, özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile kıyı olarak kamuya terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Yüksek 1. Hukuk Dairesi'nin 04.07.2007 gün ve 2007/6718 – 7632 sayılı ve 08.11.2010 tarih ve 2010/10658 – 11683 sayılı içtihatları ile hüküm yargılama giderleri konusunda bozulmuş; ikinci bozma ilamına karşı davacı Hazine vekilinin karar düzeltme talebi 14.04.2011 gün ve 2011/3484 – 4459 sayılı karar ile kabul edilerek, 6099 sayılı Yasa'nın getirdiği düzenlemenin Mahkemece gözetilmesi gereğine işaret edilerek hüküm bozulmuş; Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı Hazine vekilince süresinde temyiz edilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, Mahkemenin kararı 5841 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanunun 2. ve 3. maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur. 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2. maddesi ile 3402 sayılı Kanunun 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen cümlede: "bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dâhil tarafların sıfatına bakılmaksızın" ve 3. maddesi ile aynı Kanuna eklenen Geçici 10. maddesinde ise; “Bu Kanunun 12. maddesinin 3. fıkrası hükmü Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” şeklindedir. Bu değişiklik nedeniyle bu yasanın yürürlük tarihinden sonra Hazine'nin açtığı davalarda da 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaya başlanmıştır. Ne Var ki, Yerel Mahkeme kararının temyizi aşamasında Anayasa Mahkemesi’nin 12.05.2011 gün ve 2009/31 Esas, 2011/77 Karar sayılı kararıyla; “25.02.2009 gün ve 5841 .//.. sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. maddesiyle 21.06.1987 günlü 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen cümlenin ve 3. maddesiyle 3402 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici 10. maddenin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline” karar verilmiş ve bu iptal kararı 23.07.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.