16. Hukuk Dairesi 2014/5550 E. , 2014/13932 K. "" MAHKEMESİ : ALANYA KADASTRO MAHKEMESİ TARİHİ : 17/12/2013 NUMARASI : 2013/87-2013/395 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; “çekişmeli taşınmazın yayla niteliğinde bulunup bulunmadığı husususunda usulüne uygun şekilde araştırma yapıl…
**16. Hukuk Dairesi 2014/5550 E. , 2014/13932 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ALANYA KADASTRO MAHKEMESİ TARİHİ : 17/12/2013 NUMARASI : 2013/87-2013/395 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; “çekişmeli taşınmazın yayla niteliğinde bulunup bulunmadığı husususunda usulüne uygun şekilde araştırma yapılması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davacı Hazinenin davasının kabulüne; çekişmeli 363 ada 19 ve 28 parsel sayılı taşınmazların yaylak vasfıyla sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların yayla niteliğinde olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bir yerin mera-yayla olarak nitelendirilebilmesi için tahsis belgesinin varlığına veya kadim kullanma şeklinin mera-yaylak olarak sürdürüldüğü yönünün ispat edilmesine bağlıdır. 4342 sayılı Mera Kanunun 3. madesinde mera "hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yer", yayla "çiftçinin hayvanlarıyla birlikte yaz mevsimini geçirmeleri, hayvanlarının otlatmaları, ve otundan yararlanmaları için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanlılan yer" olarak tanımlanmıştır. Somut olaya gelince; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerin mera-yayla olarak tahsis edildiğine dair kayıt ve belge bulunmadığı, mera yayla çalışmalarının 4342 sayılı mera Kanunun 9. maddesi gereği kadastro çalışmaları ile birlikte yapıldığı anlaşılmaktadır. O halde çözümlenmesi gereken sorun taşınmazların kadimden bu yana mera-yayla olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Çekişmeli taşınmazlarının çevresinin gerçek kişiler adına tespit ve tescil edilmiş taşınmazlar olduğu, orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda 1958 tarihli hava fotoğrafında çevresindeki taşınmazlarla birlikte tarım arazisi olarak göründüğü belirtilmiş, gerek bozmadan önce gerekse bozmadan sonra yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişiler ve tanıklarca taşınmazın kadim tarla ve sonrasında bahçe olarak kullanıldığı, tarlalarda bekçilik yapıldığı belirtilmiştir. Hal böyle olunca; taşınmazın niteliğinin belirlenmesi hususunda yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.