12. Ceza Dairesi 2020/7700 E. , 2023/2890 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/81 E., 2015/579 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte
**12. Ceza Dairesi 2020/7700 E. , 2023/2890 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/81 E., 2015/579 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çatalca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2015/81 Esas, 2015/579 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12/10/2020 tarihli ve 2016/70178 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Vekilinin Temyiz İsteği; 1. Sanığın suçunu tevilli suçunu kabul ettiği bu nedenle beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, 2. Tanık K.P.'nin sanığın ceza almasını haksız şekilde önlemek adına gerçeğe aykırı beyanlarda bulunmuş olduğunun mahkemece değerlendirmeye alınmamış olduğunu, 3. Eksik inceleme ile karar verildiğine, ATK raporunda maktulün ölüm anının çarpma mı yoksa sanığın üzerinden geçmesi sonucu mu gerçekleştiği dahi tespit edilmemiş olduğuna, 4. Sanığın müteveffaya çarptığı ve 14 metre sürüklediğinin açık olduğuna bu nedenle cezalandırılması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1. Olay günü saat 23:45 sıralarında, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen otomobil sürücüsü sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, gece vakti hız sınırının 50 km/s olduğu bölünmüş asfalt kaplama yolda İstanbul istikametinden Gökçeali istikametine seyir halinde iken, olay mahalline geldiği esnada hareket alanına giren maktul yaya ...'a çarpması daha sonra kaplama üzerine düşen maktul yayanın üzerinden sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı aracın geçmesi neticesi ...'ın öldüğü anlaşılmıştır. 2. Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, Adli Tıp Kurumuna ait 24.11.2014 tarihli otopsi raporunda maktulün ölüm sebebinin, "...Kanında yüksek düzeyde alkol tespit edilen kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı kafatası, vertebra, pelvis, ekstremite ve seri kot kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatini bildirir rapordur..." olarak belirtildiği görülmüştür. 3. Kaza yeri krokisi, olay yeri inceleme raporu, CD izleme tutanağı, iletişimin tespiti bilgileri, fotoğraflar, uzmanlık raporu, olayın tanıkları Ş.E., E.Ş., R.K., K.P., O.Ş., T.K.'nın anlatımları dava dosyasında bulunmaktadır. 4. Kaza tespit tutanağında; kazaya karışan ... ve sürücüsünün olay yerini terk ettiğinden kusur tespiti yapılamadığı, 09.11.2014 tarihli tutanağa göre şüphelinin araştırıldığı, bilgi sahibi olarak ifadesine başvurulan tanık E.Ş. ifadesinde önünde seyir halinde bulunan kırmızı renkli jeep tarzı ... altında birini yerde yatar vaziyette gördüğünü beyan ettiği, yapılan araştırmada ve kamera kayıtlarından aracın... plaka sayılı ... olduğunun tespit edildiği, sanık ...'ın sevk ve idaresindeki ... altından alınan kan örneğinin Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesine ait 04.12.2014 tarihli raporuna göre, ölene ait olduğu bildirilmiştir. 5. Yargılama aşamasında 17.04.2015 tarihinde yapılan keşif sonrası düzenlenen 24.04.2015 tarihli trafik bilirkişi raporunda özetle; yaya ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 68. maddesinin (c) bendi" yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları veya buraları saygısızca kullanmaları yasaktır" hükmünü ihlal ettiği için BİRİNCİ DERECEDE KUSURLU OLDUĞU, sürücü ve plakası belirlenemeyen beyaz renkli aracın sürücüsü 2918 sayılı Kanun'un 81. maddesinin (d) bendi "kazayı yetkili ve görevli memurlara bildirmek, bunlar gelinceye kadar veya bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak" hükmü ihlal ettiğinden İKİNCİ DERECE KUSURLU OLDUĞU, sürücü ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracı ile 2918 sayılı Kanun'un 82. maddesinin (a) bendi "kaza yerinden geçmekte olan veya kazaya karışmış bulunan araçların sürücüleri kaza mahallinde ilk yardım önlemlerini almaya ve en yakın zabıtaya veya sağlık kuruluşuna haber vermeye ve yetkililerin talebi üzerine yaralıları en yakın sağlık kuruluşuna götürmeye" zorundadırlar hükmünü ihlal ettiğinden ÜÇÜNCÜ DERECEDE KUSURLU olduğu belirtilmiştir. 6. Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesine ait 17.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda; "...A)Sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen otomobil sürücüsü sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri esnasında aydınlatmanın olduğu mahalde kaplamaya giren yaya nedeni ile gerekli fren ve direksiyon tedbiri almadığı kazaya tali derecede etken olmuştur. B)Maktul yaya ... kaplama üzerinde sürücülerin seyir şeridini kapatacak şekilde,uygunsuz hareketlerde bulunduğu,... trafiğini gerekli şekilde kontrol etmediği,yolun solundan gelen aracın hız ve mesafesine dikkat etmediği kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusurludur. C)Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki araçla seyir halinde iken daha önceden gerçekleşen kaza nedeni ile kaplama üzerinde bulunan yayanın üzerinden geçtiği kazada atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. SONUÇ : Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A)Sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen otomobil sürücüsünün kazaya tali derecede etken olduğu, B)Maktul yaya ...'ın asli kusurlu, C)Sanık sürücü ...'ın kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde görüş bildirilmiştir. 7. Olay yerine ait keşfe dayalı bilirkişi raporunda da yer verilen CD görüntülerinde; maktulün aşırı derecede alkollü olduğu belli olduğu yalpalayarak yürüdüğü, kamera görüntüsüne girdikten sonra İstanbul istikametine doğru yürüyerek kaldırıma çıktığı burada yaklaşık bir 1 dakika 13 saniye bekledikten sonra 00.11.26 saniyede hareketle yola inip yürümeye başladığı ve yolun orta kısmına geldiğinde, kamera saati 00.11.36'da İstanbul istikametinden gelen plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen beyaz renkli bir ... sağ tarafı ile yol üzerinde karşıya geçmeye çalışan maktule vurarak gidişe göre yolun sağ tarafına fırlattığının görüldüğü, 8. Sanık aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları inkar etmiş olup, savunmasında özetle; "... Bana okunan iddianamede üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben bu konuda daha önce ifade vermiştim oradaki ifademi aynen tekrar ederim. Olay günü yanımda ... ile yakıt aldıktan sonra evime doğru gidiyordum. Ege Park yokuşuna doğru çıkarken yavaş yavaş hızlandım. O sırada hızım tahmini olarak 50-60 km. Civarında idi. Çıktığım sırada bir şeyin üzerinden geçtiğimi fark ettim. Ancak ben hayvan olduğunu zannettim. Biraz ilerledikten sonra araçta hasar olup olmadığını öğrenmek için durdum araca baktığımda herhangi bir hasar yoktu. Bu nedenle ben de aracım ile evime doğru gittim. Olay gece 23.30 ile 24.00 arasında gerçekleşti. O sırada farlarım yanıyordu. Beylikdüzünden geliyordum. Alkol almamıştım. Ertesi gün abim ben halı sahada iken beni telefon ile arayıp gelmemi söyledi. Geldiğimde polis memurlarının olduğunu gördüm. Bana bir gece önce nerede olduğumu sordular ben de onlara demin anlattığımı anlattım. Ben ilk başta polis memurlarına da anlattığım gibi tam geçeceğim sırada bir karartı gördüm. Ancak hayvan olacağını düşündüğüm için gelip tekrar bakmadım. Sonradan hasar olup olmadığını öğrenmek için durdum , hasar olmadığını görünce evime gittim. Suçlamayı kabul etmiyorum, insan olduğunu bile bile çarpmış ve bu şekilde taksirle ölümüne neden olmuş değilim, suçsuzum, beraatimi talep ederim, ekleyecek başkaca beyanım yoktur, ayrıca hakkımda verilen adli kontrol kararının geri alınmasını da istiyorum dedi...." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. 9. Katılanın her aşamada sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve Mahkemece 02/04/2015 tarihinde katılan hakkında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir. 10. Mahkemece, "...Her ne kadar sanık hakkında taksirle ölüme neden olma suçlaması ile cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de, 08/11/2014 günü saat 23.00 sıralarında sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen otomobil sürücüsü sevk ve idaresindeki otomobil ile İstanbul istikametinden, Gökçeali istikametine seyir halinde iken kaza mahalline geldiği esnada hareket alanına giren maktül yaya ...'a çarpması, daha sonra kaplama üzerine düşen maktul yayanın üzerinden sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı Nissan Juk marka aracın geçmesi neticesi meydana gelen trafik kazasında alınan Adli Tıp raporu ile de sabit olduğu üzere, maktul yayanın kaplama üzerinde sürücülerin seyir şeridini kapatacak şekilde uygunsuz hareketlerde bulunduğu, ... trafiğini gerekli şekilde kontrol etmediği, yolun sonundan gelen aracın hız ve mesafesine dikkat etmediği, bu şekilde kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeni ile asli kusurlu bulunduğu, dosyanın sanığının ise sevk ve idaresindeki ... ile seyir halinde iken daha önceden gerçekleşen kaza nedeni ile kaplama üzerinde bulunan yayanın üzerinden geçtiği kazada herhangi bir kusuru bulunmadığı rapor edildiğinden ve mahkememizce rapor yeterli görüldüğünden alınan rapora itibar edilerek sanığın meydana gelen kazada kusursuz olduğu sabit olduğundan..." gerekçeleri ile sanığın beraatine karar verilmiştir. 11. Sanık ...'a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Olay günü saat 23:45 sıralarında, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen otomobil sürücüsünün sevk ve idaresindeki otomobil ile İstanbul istikametinden Gökçeali istikametine seyir halinde iken, kaza mahalline geldiği esnada hareket alanına giren maktul yaya ...'a çarpması daha sonra kaplama üzerine düşen maktul yayanın üzerinden CD görüntülerine göre 14 aracın yoldan geçmesinden sonra 15. ... olarak sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı aracın geçmesi neticesi öldüğü olaya ilişkin Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmaktadır. A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden; 1. Olay günü saat 23:45 sıralarında, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen otomobil sürücüsünün sevk ve idaresindeki otomobil ile İstanbul istikametinden Gökçeali istikametine seyir halinde iken, kaza mahalline geldiği esnada hareket alanına giren maktul yaya ...'a çarpması daha sonra kaplama üzerine düşen maktul yayanın üzerinden CD görüntülerine göre 14 aracın yoldan geçmesinden sonra 15. ... olarak sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı aracın geçmesi neticesi öldüğü olaya ilişkin Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesine ait 17.06.2015 tarihli bilirkişi raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu buna göre, sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki araçla seyir halinde iken daha önceden gerçekleşen kaza nedeni ile kaplama üzerinde bulunan yayanın üzerinden geçtiği kazada kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece sanığın beraatine ilişkin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu nedenlerle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin sanığın suçunu tevilli suçunu kabul ettiği bu nedenle beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, tanık K.P.'nin sanığın ceza almasını haksız şekilde önlemek adına gerçeğe aykırı beyanlarda bulunmuş olduğunun mahkemece değerlendirmeye alınmamış olduğunu, sanığın müteveffaya çarptığı ve 14 metre sürüklediğinin açık olduğuna bu nedenle cezalandırılması gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Kaza tespit tutanağı, olay yeri inceleme raporu, tutanaklar, krokiler, CD görüntüleri ve tanık anlatımları incelendiğinde, Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporundaki tespitlerin oluşa uygun olduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin sanığın kusurlu olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 3. Oluş, dosya kapsamı, maktül hakkındaki otopsi raporu, kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporları ve tutanaklar karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin eksik inceleme ile sanığın beraatine karar verildiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. B. Gerekçeli karar başlığında, suç tarihinin "08.11.2015" olarak yazılması gerekirken, "09.11.2015" olarak yazılması ve ölene ait kimlik bilgilerinin yazılmamış olması mahallinde düzeltilebilir nitelikte olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. C. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Çatalca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2015/81 Esas, 2015/579 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.