2. Ceza Dairesi 2022/16175 E. , 2023/3297 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/193 E., 2022/119 K.Şirketi İflas İdaresi SUÇ : Hileli iflas HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte
**2. Ceza Dairesi 2022/16175 E. , 2023/3297 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/193 E., 2022/119 K.Şirketi İflas İdaresi SUÇ : Hileli iflas HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.12.2013 tarihli ve 2013/47301 Esas No.lu iddianemesi ile sanık hakkında hileli iflas suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 161/1. maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2.Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2014/49 Esas, 2016/116 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hileli iflas suçundan beraat kararı verilmiştir. 3.Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2014/49 Esas, 2016/116 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2021/1667 Esas, 2021/10500 Karar sayılı kararıyla suçun vasfının 5237 sayılı Kanun'un 161/1. maddesi kapsamında olup olmadığı hususunda delillerin değerlendirme ve yargılama yapma görevinin 5235 sayılı Yasanın 12. maddesi uyarınca ağır ceza mahkemesine ait olduğunun anlaşılması karşısında, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozma sonrası, Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2022 tarihli ve 2021/193 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hileli iflas suçundan beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunun görevsizlik kararı öncesinde Asliye Ceza Mahkemesince alındığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 7. maddesinde yer alan "Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında iddianamede tarif edilen eylemler bakımından ticaret hukuku, icra iflas hukuku ve ceza hukuku alanında uzman üçlü bilirkişiden ayrıntılı rapor alınması gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi ve eylemin sabit olması nedeniyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın ticari defterleri teslim etmemesi nedeniyle suçun oluştuğuna, müflis şirkete ait taşınmazın kira bedellerinin iflas kararından sonra da sanık tarafından alınması nedeniyle suçun oluştuğa ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR [adres satırı maskelendi] 2.Dosya içerisinde görevsizlik kararı öncesi asliye ceza mahkemesi tarafından alınan bilirkişiler Abdurrahman Bal, Y. Doç. Dr. Esen Ağlı ve Doç. Dr. Faruk Güçlü tarafından düzenlenen 20.04.2015 tarihli rapor mevcuttur. 3.Dosya içerisinde Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.12.2010 tarihli ve 2010/686 Esas, 2010/916 Karar sayılı... Otelcilik Ve Turizm Tesisleri İşletmeciliği Anonim Şirketi'nin iflasına yönelik gerekçeli karar ve kesinleşme şerhi bulunmaktadır. 4.Dosya içerisinde Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 01.08.2013 tarihli 04.03.2009 tarihinde düzenlenen olağanüstü genel kurul toplantısına 3 yıl süre ile ..., Alev Pekuysal ve ...'ın, ... Otelcilik Ve Turizm Tesisleri İşletmeciliği Anonim Şirketi'nin yönetim kurulu üyeliğine seçildikleri, aynı tarihli karara göre ...'ın temsil ve ilzama yetkili kılındığı dair belge bulunmaktadır. 5.Sanığın iflas kararının alınması konusunda Papürüs Otelcilik tarafından dolandırıldığını, iflas kararından bilgisinin olmadığını beyan ettiği, sanığa iflas kararının tebliğ edildiğine dair dosya kapsamında tebellüğ belgesinin bulunmadığı, şirketin değerinin oldukça yüksek değerde olmasına karşın alınan kira bedellerinin ise 28 ay 28 gün olmak üzere kısa süreli alınması, kira bedelinin gayrimenkulün aynına ilişkin değeri yanında çok düşük olması karşısında iflas idaresinden mal kaçırıldığından bahsedilemeyeceği; bunun yanında sanık tarafından temlik edildiği iddia edilen alacağın muhasebe kaydı yapılıp iflas masasına yazdırılan alacak kalemlerinden olmadığı; sanıkların kendi adlarına alacak hususunda tespit kaydı yapılamadığı, şirkete ait defter kayıtlarının tetkikinde şirketin iflasına yol açacak şekilde borçlandırıldığına dair tespit yapılamadığı, şirketin sanki başkalarına borçluymuş gibi borçlarının artmasına neden olacak belge, gerçeğe aykırı muhasebe ve sahte bilanço düzenlenerek aktifinin olduğundan az gösterilmeyip öte yandan kayıtlarda herhangi bir gizleme ve tahribatta bulunmadığı bu sebeple sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 161/1. maddesinde unsurları gösterilen suça uyan eyleminin tüm dosya münderecatında tespit edilemediği gibi defter ve kayıtların muvazaalı olarak gizlendiğine dair dosyada bir tespit bulunmadığı gibi, tanzim edilen bilirkişi raporu ile de gerçeğe aykırı şekilde şirketin borçlandırıldığına dair bir tespit yapmadıklarının gözetilerek sanık hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunun görevsizlik kararı öncesinde Asliye Ceza Mahkemesince alındığı, 5271 sayılı Kanun'un 7. maddesinde yer alan "Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında ağır ceza mahkemesi tarafından yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 66 ve devamı maddelerine göre tacirler bir kısım defterleri tutmak zorunda olup, 5237 sayılı TCK'nın 161/1-b maddesindeki düzenlemeye göre ilgili defter ve belgelerin tevsik edileceği borçlunun mal varlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarda bulunması halinde önem arz edeceği, borçlunun mallarını kaçırmaya yönelik gerçekleştirilmiş olan hileli bir tasarruf olmaksızın ilgili ticari defter, kayıt veya belgelerin istenildiği halde verilmemesinin hileli iflas suçunu gerçekleştirmek için başlı başına yeterli olmayacağı, sanığın ticari defter, kayıt veya belgeleri gizlemesi veya yok etmesi eyleminin, hileli tasarrufların ortaya çıkmasını önlemek için yapılmış olması gerekmesi karşısında; öncelikle sanıktan özellikle şirkete ait ticari defter ve belgelerin tutulup tutulmadığı, tutuldu ise muhasebeci, şirket merkezi vs. nerede olduğunun sorulması, savunma içeriğine göre defter ve belgelerin temininin sağlanmasına, ayrıca ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının noter tarafından yapılması gerekmekte olup, şirketin merkezinde bulunan noterlerden şirkete ait ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yapılıp yapılmadığının, dolayısıyla şirketin en başından itibaren ticari defterlere sahip olup olmadığının ve sanıkların savunmasının içeriğinin doğru olup olmadığının tespiti açısından sanıkların şirketin kuruluş ve işleyişindeki durumları ilgili ticaret sicil memurluğu ve vergi dairesinden usulünce araştırılıp, şirket adına kayıtlı taşınmaz veya taşınır mal olup olmadığının tapu dairesi ve trafik şube müdürlükleri vs. ilgili yerlerden sorulması, iflas süreci içerisinde muvazaalı olarak satılıp satılmadığı ya da devredilip devredilmediğinin araştırılması, gerekirse şirketten alacaklı olduğunu bildirenlerden sorulması, iddianamede belirtilen sanığın iflas masasından alacaklarını kaçırdığına ilişkin iddiaların da tespit edilerek sonucuna göre tüm delil belgeler üzerinde Ticaret, İcra ve İflas Hukuku ile Ceza Hukuku konularında uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak TCK'nın 161, 162. maddelerinde sayılan eylem ve işlemlerin bulunup bulunmadığı, alacaklıları zarara uğratma amacına yönelik eylem olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde araştırılması, ayrıca dosya içerisinde iflas dairesi tarafından yapılan defter ve belge ibrazına ilişkin tebligatın sanığa ulaştığına dair delil olmadığının belirtildiği anlaşılmakla sanığa yapılan tebligatın araştırılarak usulüne uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesi sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve katılan vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı'nın temyiz sebepleri de yerinde görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2022 tarihli ve 2021/193 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.