9. Ceza Dairesi 2023/2926 E. , 2023/4514 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyeti İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize
**9. Ceza Dairesi 2023/2926 E. , 2023/4514 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyeti İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2016 tarihli ve 2014/133 Esas ve 2016/279 Karar sayılı kararı ile sanığın beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.06.2017 tarihli ve 2016/288 Esas, 2017/1580 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle hükmün kaldırılarak sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü dördüncü altıncı fıkraları, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyizi Mağdurenin vücuduna organ ve sair cisim sokulduğuna dair herhangi bir bulgu delil olmadığına, sanığın çocuğun cinsel istismarından dolayı cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, katılanın şikayeti geri çektiğine, somut delil bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık tüm aşamalardaki savunmalarında; suçmalayı kabul etmemiş ve mağdurenin kendisine iftira attığını savunmuş ise de, mağdurenin tüm aşamalardaki uzman psikolog ve vekil huzurunda alınan ifadelerinde istikrarlı ve samimi anlatımı, bu anlatımı doğrulayan tanık beyanları ve raporlar karşısında sanığın inkara yönelik savunmasına mahkemece itibar edilmemiştir. 2. Sanığın, mağdurenin annesi olan katılan ile yaklaşık 1 yıldır aynı evde nikahsız olarak birlikte yaşadığı, 2013 yılı Aralık ayı içinde katılanın maaş almak için dışarı çıkması üzerine evde çocuklarla birlikte kalan sanığın mağdureye ''Aşkım, canım'' gibi sözler söyleyip elini mağdurenin eşofmanının içine soktuğu ve mağdurenin cinsel organına dokunmaya çalıştığı, mağdurenin direnmesi üzerine sanığın eşofmanının üzerinden mağdurenin cinsel organını okşadığı, mağdurenin ağlamaya başlaması üzerine sanığın eylemine son verdiği ve mağdureye ''Yaptıklarımı annene söyleme, söylersen annenle ayrılırız, kardeşin ... babasız kalır, sizin gibi babasız büyür, bir daha yapmayacağım'' gibi sözler söylediği, bu nedenle mağdurenin sanığın yaptıklarını annesi olan katılana anlatmadığı, yaşanan bu olaydan sonra bir süre mağdureyi rahat bırakan sanığın olaydan 5 gün sonra yeniden mağdureyi rahatsız etmeye başladığı, katılanın evde bulunmadığı, uyuduğu veya yemek yaptığı anları kollayan sanığın, mağdureyle yalnız kaldığında elini mağdurenin iç çamaşırına sokup mağdurenin cinsel organını okşadığı ve parmağını mağdurenin cinsel organına soktuğu, mağdurenin dudaklarını öpüp göğüslerini okşadığı, bu şekilde mağdureye bir çok kez cinsel istismarda bulunduğu, katılanın durumdan şüphelenerek mağdureyle konuşması üzerine mağdurenin yaşanan olayları annesi katılana anlattığı, bunun üzerine katılanın 26.02.2014 tarihinde Üsküdar İlçe Emniyet Müdürlüğüne müracaat ederek sanıktan şikayetçi olduğu, mağdurenin İstanbul Pendik Marmara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 08.09.2014 tarihli raporunda; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası kapsamında olay nedeni ile ruh sağılığının bozulduğu, bu suretle sanığın, mağdurenin cinsel organına parmağını sokmak sureti ile atılı suçu işlediği ve eylemini değişik zamanlarda birden çok kez gerçekleştirdiği, iddia, mağdurenin aşamalardaki istikrarlı ve samimi beyanı, katılan ve tanık beyanları, raporlar ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, suçun işleniş biçimi, sanığın güttüğü amaç ve saik nazara alınarak alt sınırdan ceza tayini sureti ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, lehe kanun tespiti açısından sanığın eylemine suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un hükümleri uygulandığında 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince 8 yıl hapis, 103 üncü maddenin dördüncü fıkrası gereğince yarı oranda arttırım yapıldığında 12 yıl hapis, 103 üncü maddenin altıncı fıkrası gereğince 15 yıl hapis, 43 üncü maddenin birinci fıkrası gereğince 1/4 oranında arttırım yapıldığında 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılması gerektiği, sanığın eylemine yargılama sırasında yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulandığında 16 yıl hapis, 103 üncü maddenin dördüncü fıkrası gereğince yarı oranda arttırım yapıldığında 24 yıl hapis, 43 üncü maddenin birinci fıkrası gereğince 1/4 oranında arttırım yapıldığında 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılması gerektiği, bu durumda suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun hükümleri sanık lehine olduğundan, mahkemece hukuki süreç başlığında belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Mahkemece; "Dairemizce yapılan yargılamada; toplanan deliller, soruşturma ve kovuşturma aşamasında toplanan mağdurelerin soruşturma aşamasında ve kovuşturma aşamasındaki beyanları, sanığın aşamalardaki savunmaları, tanık beyanı, tutanaklar, raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Mağdurenin suç tarihinde 15 yaşının altında bulunduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı gibi nüfus kayıtlarıda bunu doğrulamaktadır. Yine olay öncesinde mağdure ile sanık arasında iftira atılmasına gerektirecek bir husumet bulunmamaktadır. Sanık mağdurenin annesi ile aralarında resmi bir evlilik akti olmaksızın birlikte yaşamaktadırlar.Bu husus gerek sanık gerek ise dosyada ifade veren tüm taraflarca kabul edilmiştir.Sanık ile mağdurenin birlilketiğinden ... isimli bir çocukta dünyaya gelmiş ve hep birlikte aynı evde yaşamaktadırlar. Dosya içesinde bulunan ve usulü dairesinde alınmış olan, Maramara Üniversitesi Eğitim ve Aaştırma Hastanesinin 08.09.2014 tarihli raporuna göre olay sebebiyle mağdurenin ruh sağılğının bozulduğu ve T.C.k'nun 103/6 maddesi kapsamında değerlendirilebileceği belirtilmiştir. Suçun işlendiği tarihler 15.01.2014 tarihi ve öncesi olup bu tarihten sonra sanık hakkında uygulanması istenen kanun maddeleri 2 kez değişmiştir. Mağdure mahkeme vermiş olduğu beyanında kendisine yapıldığını ileri sürdüğü cinsel davranışları; "...Sanık benim üvey babam olur. O zaman aynı evde yaşıyorduk.... Ben evde sanıkla yalnız kalmıştı. Annem belediyeden maaş almak için gitmişti. Evde kardeşlerim ben ve üvey babam vardı. Sanık bana ilk başta çok sıcak yaklaştı, (mağdur bu aşamadan sonra durgunlaştı. Mağdur beyanında eli ile cinsel organını göstererek) Ünüme dokundu. İlk başlarda kıyafetimin üzerinden dokundu. Sonra elini kıyafetimin içine soktu. Ayrıca arkama dokundu. Ben kendimi korumaya çalıştım ancak koruyamadım. Bu bayağı oldu. 10 seferden fazla olmuştu. Gece uyurken kardeşlerim ile birlikte uyuduğum odaya yanıma geliyordu. Annemin uyumasını bekliyordu. Annem uyuyunca yanıma geliyordu. Ayrıca kömürlükte sanığın evde iş yaparken malzemeler vardı. Kömürlükte de bana dokundu. Bazen parmağını da içine sokuyordu. Ayrıca beni dudağımdan öptü. ... Ben anneme olayı söyleyemedim.Çünkü annene söylerken ben bu evden anneni döverek ya da öldürerek çıkacağım demişti..." şeklinde tarif etmiştir. Mağdurenin İstanbul Anadolu A.T.K Şubesinden alınan raporunda: "Kişinin bakire olduğunu, Fiili livatanın kesin tıbbi delillerinin tarif edilmediği" şeklilnde rapor ile mağdurenin bakire ve fiili livataya maruz kalmadığı belirlenmiştir.Bu durumda mağdurenin ifadelerinde geçen sanığın "parmağını cinsel organına soktu" şeklindeki eylemin gerçekleşmediği bu anlatımın eylemin basit cinsel istismar seviyesinde kaldığı şeklinde anlaşılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda İstanbul Anadolu 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 20/10/2016 tarih ve 2014/133 esas 2016/279 karar sayılı kararının C.M.K'nun 280/2. maddesi gereği kaldırılarak, Sanığın; lehine olan Zincirleme şekilde üzerinde Korumu ve Gözetme Yükümlülüğü Bulunan Çocuğa Karşı Cinsel İstismarda bulunmak suçundan mahkumiyetine karar verilmesi kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.06.2017 tarihli ve 2016/288 Esas, 2017/1580 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.06.2023 tarihinde karar verildi.