Başvuru, ateşli silahların ve fişeklerin zapt edilmesinin mülkiyet hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ateşli silahların ve fişeklerin zapt edilmesinin mülkiyet hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 3/8/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1954 doğumlu olup İstanbul'da ikamet etmektedir. Başvurucu, polis emeklisi olduğunu belirtmektedir. Başvurucunun üç adet tabancası ve bir adet yivli av tüfeği bulunmaktadır. Başvurucunun oğlu S.T. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı emrinde görevli iken olağanüstü hâl döneminde çıkarılan bir olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Kâğıthane İlçe Emniyet Müdürlüğünce (İdare) 2/6/2017 tarihli yazıyla tabancalarını ve av tüfeğini teslim etmesi başvurucuya ihtar edilmiştir. (İstanbul İdare Mahkemesinin aşağıda zikredilecek kararından anlaşıldığı kadarıyla) İdare İçişleri Bakanlığının 18/7/2016 tarihli ve 3532 sayılı yazısı ile yayımlanan 2016/17 sayılı Genelge'ye dayanmıştır. Söz konusu Genelge, darbeye teşebbüs ve Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile bağlantısı bulunması nedeniyle haklarında adli işlem başlatılanlar ile görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanan kişilerin silah ve fişeklerinin ruhsat birimince muhafaza altına alınmak üzere teslim alınmasını düzenlemektedir. Genelge'ye göre bu kişilerin eş ve çocukları ve bunlarla aynı çatı altında yaşayan kişiler hakkında da aynı tedbirlerin uygulanması gerekmektedir. Başvurucunun silahlarını teslim etmekle yükümlü kılınmasının nedeni, FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan oğlu ile aynı çatı altında yaşaması olarak gösterilmiştir. Başvurucu, tabancaları ve üç şarjörü 5/6/2017 tarihinde, av tüfeğini de 20/7/2017 tarihinde İdareye teslim etmiştir. Başvurucu 24/8/2017 tarihinde İdarenin zapt işlemine karşı İstanbul İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) iptal davası açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu, oğlu ile aynı çatı altında yaşamadığını, oğlunun tutuklu olduğunu ileri sürmüştür. Başvurucu, oğlunun tutuklu olması sebebiyle gelini ve torununun yalnız kalmamak için başvurucunun evinde kaldığını belirtmiştir. Silahların hangi koşullarda zapt altına alınacağının 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'da düzenlediğini belirten başvurucu, İdarenin işleminin kanuna aykırı olduğunu ifade etmiştir. Başvurucu ayrıca zapt işleminin suç ve cezaların şahsiliği ilkesini ihlal ettiğini de öne sürmüştür. İdare Mahkemesi 30/1/2018 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucu ile oğlunun nüfus kayıt örneklerinden aynı adreste oturduklarının anlaşıldığı vurgulanmıştır. Kararda, FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan oğlu ile aynı çatı altında yaşayan başvurucunun ateşli silahlarının zapt altına alınmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Kararda, İçişleri Bakanlığının 2016/17 sayılı Genelgesi'ne yer verilmiş, bunun dışında herhangi bir kanuni dayanak gösterilmemiştir. Başvurucu bu karara karşı İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdari Dava Dairesinde (Bölge İdare Mahkemesi) istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf dilekçesinde öz itibarıyla dava dilekçesinde yer alan gerekçeler ileri sürülmüş, ek olarak zapt işleminin kanunlarda düzenlenmeyen fiilî bir müsadereye dönüştüğü belirtilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi 16/5/2018 tarihli kararıyla istinaf istemini reddetmiştir. Nihai karar 5/7/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 3/8/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.