1. Ceza Dairesi 2023/3865 E. , 2024/6783 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2183 E., 2023/196 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması ve düzeltilerek onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakeme…
**1. Ceza Dairesi 2023/3865 E. , 2024/6783 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2183 E., 2023/196 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması ve düzeltilerek onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve 2021/366 Esas, 2022/344 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, 1. Mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.02.2023 tarihli ve 2022/2183 Esas, 2023/196 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 1.Mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının, haksız tahrik uygulanma sebeplerinin gerekçeli kararda açıklanmaması eleştirilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, 2.Maktule yönelik kasten öldürme suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280/1. maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; tasarlama hükümlerinin uygulanması ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması ile kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastıyla hareket etmediğinden bahisle suç vasfına, eksik araştırmaya, olası kast ve maktule yönelik eylem yönünden de haksız tahrik indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Mağdur ile sanığın aynı mahallede birbirine yakın evlerde ikamet ettikleri, maktulün ise mağdurun sevgilisi olduğu; olay günü maktul ile birkaç arkadaşının mağdurun evinde bir araya geldikleri, alkol ve uyuşturucu madde kullandıkları; aynı gün sanığın evinde de 4-5 arkadaşının misafir olarak bulunduğu, öğleden sonra mağdur ... arkadaşlarının sanığın evinin önüne gidip, evden ayrılmak üzere olan sanığın arkadaşları ile karşılaştıkları, bu iki grup arasında gürültü meselesinden çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın arkadaşlarından İbrahim'in mağduru bıçakla basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı, o sırada evin içinde bulunan sanığın sesleri duyup dışarı çıktığı ve araya girip tarafları ayırdığı, kavga ihbarı üzerine olay yerine gelen jandarma görevlilerine şikayetçi olunmadığının beyan edilmesi üzerine jandarma görevlileri ile sanık ... mağdurun arkadaşlarının oradan ayrıldıkları, devamında tarafların kol kola yürüyerek mağdura ait evin bahçesine gittikleri, mağdurun, kendisini bıçaklayan İbrahim'i yanına getirmesi isteğini kabul etmeyen sanığı pitbull cinsi köpeği ile korkuttuğu ve tişörtünün yırtılmasına neden olduğu, bu sırada bahçede oturmakta olan maktulün de tüm bunları izlediği, bir süre sonra sanığın bahçeden kaçarak uzaklaştığı ancak mağdurun, köpeğini sanığın peşinden göndermek suretiyle onu kovalattığı, köpekten kurtulan sanığın yaklaşık 1 saat sonra kendisine ait araç ile mağdura ait evin önüne gelip, aracın camını açmak suretiyle o sırada bahçede yan yana ayakta beklemekte olan mağdur ... maktule tüfek ile 3-4 el ateş ederek mağduru el ve göğüs kısmından basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaraladığı ancak maktulün baş kısmından aldığı isabet neticesinde olay yerinde yaşamını yitirdiği anlaşılan olayda, 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı,eksik incelemenin bulunmadığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, maktule yönelik eylem yönünden yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının oluşmadığı, olası kast hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, suçta kullanılan silahın elverişliliği, atış mesafesi ve sayısı, hedef alınan vücut bölgeleri ile meydana gelen zararın ağırlığı nazara alındığında sanığın eylemlere bağlı olarak açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, maktulden sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığından haksız tahrik indirimi uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı ve takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından katılan vekili, katılan kurum vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde maktule yönelik eylem yönünden düzeltme ile mağdura yönelik eylem yönünden bozma nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanığın Maktule Yönelik Eylemi Nedeniyle Verilen Mahkûmiyet Hükmünün İncelenmesinde; Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. maddesinde yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın maktule yönelik eylemi sebebiyle davaya katılan ... kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. 3.Sanığın Mağdura Yönelik Eylemi Nedeniyle Verilen Mahkûmiyet Hükmünün İncelenmesinde; Dosya kapsamına göre, sanığın mağduru av tüfeği ile sağ el, göğüs ve karın bölgelerinden basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı anlaşılan olayda; sanık hakkında teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek asgari oranın bir miktar üzerinde cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde makul (12) yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanığın Maktule Yönelik Eylemi Nedeniyle Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle katılan vekili, katılan kurum vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.02.2023 tarihli ve 2022/2183 Esas, 2023/196 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği, hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan Kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (2023 yılı) 14/1. maddesi uyarınca ilk derece yargılaması için 17.400 TL, istinaf aşamasında yapılan birden fazla duruşma için belirlenen 11.000 TL olmak üzere toplam 28.400 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan Kurum'a verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Sanığın Mağdura Yönelik Eylemi Nedeniyle Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Gerekçe bölümünün (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi "teşebbüs indiriminin derecesinin belirlenmesi" yönünden yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.02.2023 tarihli ve 2022/2183 Esas, 2023/196 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.