21. Hukuk Dairesi 2016/11889 E. , 2018/1978 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, babasından dolayı yetim aylığına hak kazandığının tespitiyle davalı Kuruma borçlu olmadığına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar veril…
**21. Hukuk Dairesi 2016/11889 E. , 2018/1978 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, babasından dolayı yetim aylığına hak kazandığının tespitiyle davalı Kuruma borçlu olmadığına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. K A R A R Davacı kız çocuğu, 18/03/2008 tarihinde vefat eden eşinden dolayı 5434 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı aldığını, 1479 sayılı Yasa (5510-4/b) kapsamında çalışmaları bulunan babasının da 12/11/1992 tarihinde ölümü nedeniyle 01/04/2008 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığını, daha sonra Kurum işlemi ile babasından dolayı bağlanan ölüm aylığının kesildiğini, mevzuata göre Kurum işleminin hatalı olduğunu ileri sürerek babasından dolayı ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile Kuruma borçlu olmadığının tespitini ve Kurumun davacının aylığını kesmesi yönündeki işleminin iptalini talep etmiştir. Yerel mahkeme, Kurumun 1479 sayılı Yasanın 46/2. ve 5510 sayılı Yasanın 54. maddelerine göre; hem babadan hem kocadan ölüm aylığının hak kazanılması halinde bunlardan fazla olanı bağlaması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Uyuşmazlık, davacının eşinin ölümü nedeniyle 5434 sayılı Emekli Sandığı Yasası uyarınca aldığı ölüm aylığı yanında, 1479 sayılı Yasaya tabi olan anne veya babasının ölümü nedeniyle ayrıca ölüm aylığı alıp alamayacağı noktasında toplanmaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan yasal mevzuat aşağıda özetlendiği şekildedir; 1- 01.10.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasanın 45/c maddesinde " geçimini sağlayacak başka bir gelirleri olmamak kaydı ile yaşları ne olursa olsun evlenmemiş kız çocuklarının her birine %25'i," oranında aylık bağlanacağı hükmü yer almaktadır. 2-04.10.2000 tarihinde yürürlüğe giren 619 sayılı KHK ile 1479 sayılı Yasanın 45/c maddesinde değişiklik yapılarak " yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve bu Yasa ile diğer sosyal güvenlik Yasaları kapsamında çalışmayan, bu yasalar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine %25'i," oranında aylık bağlanacağı hükmüne yer verilmiştir. Aynı KHK ile 46/2 maddesi değiştirilerek, " Ancak, evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kız çocuklarına bu aylıklardan fazla olan ödenir. hükmü getirilmiştir. 3-04.10.2000 tarihli KHK Anayasa mahkemesinin 26.10.2000 gün ve 61/34 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.