3. Hukuk Dairesi 2016/21235 E. , 2017/10606 K. "" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki iştirak nafakasının arttırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı ile..... Aile Mahkemesi'nin 04/12/2007…
**3. Hukuk Dairesi 2016/21235 E. , 2017/10606 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki iştirak nafakasının arttırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı ile..... Aile Mahkemesi'nin 04/12/2007 tarih ve 2007/733 Esas-2007/783 Karar sayılı ilamı ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, boşanma ilamı ile 2002 doğumlu müşterek çocuk için 500TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, hükmedilen nafakanın günün ekonomik koşulları, müşterek çocuğun ihtiyaçlarının artması sonucu yetersiz kaldığını ileri sürerek 1.750TL'ye çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; müşterek çocuğun özel okula gönderilmesinin davacının tercihi olduğunu, maaşından başka geliri olmadığını, talep edilen miktarın yüksek olduğunu, nafakanın 900TL'ye artırılmasını kabul edebileceğini savunarak fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, 500 TL olan iştirak nafakasının 925 TL'ye çıkartılmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir. 1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2)Türk Medeni Kanunu'nun 182/2 maddesinde; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. TMK.nun 330. maddesindeki düzenleme, nafaka miktarının çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçlerine göre belirlenir şeklindedir.TMK'nun 331.maddesi uyarınca da; durumun değişmesi halinde hakim nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırabilir. Nafaka takdir edilirken; velayet kendisine tevdi edilmeyen tarafın ekonomik imkanları yanında; çocuğun yaşı, eğitim durumu ve ihtiyaçları da dikkate alınmalı, velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeği ve yüklendiği sorumluluklar da göz önünde bulundurulmalıdır. ./.. Bu bağlamda somut olaya baktığımızda; tarafların 2007 yılında anlaşmalı boşandığı; 23.02.2002 doğumlu çocuğun velayetinin anneye verildiği, çocuk lehine 500TL iştirak nafakasına hükmedildiği, iş bu davanın 05.12.2014 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.