11. Hukuk Dairesi 2022/1266 E. , 2023/5390 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/778 Esas, 2021/1656 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/30 E., 2017/973 K. Taraflar arasındaki asıl itirazın iptali- karşı alacak davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf ed…
**11. Hukuk Dairesi 2022/1266 E. , 2023/5390 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/778 Esas, 2021/1656 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/30 E., 2017/973 K. Taraflar arasındaki asıl itirazın iptali- karşı alacak davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 27.03.2014 tarihli sözleşmeyle, Özel Kutay Anadolu Sağlık Meslek Lisesindeki öğrencilerin davalı ... bünyesindeki sağlık meslek lisesine devri ve geçişinin sağlanması ve işletme hakkının devrinin taahhüt edildiğini, sözleşme tarihinden itibaren işletmenin hak ve yükümlülüklerinin davalı tarafından kullanılmasına rağmen davalının ödeme yapmadığını, davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmeye konu olan dava konusu işletmenin "Özel Beylikdüzü Bilimsen Çizgi İlk Okulu" adı altında başka bir eğitim kurumuna devredildiğini, edimini yerine getirmeyen davacının sözleşmeye dayalı olarak edimin ifasını isteme hakkının bulunmadığını, devrin gerçekleşmemesine rağmen beyan ettiği öğrenci başına 4.000,00 TL 'den 64 öğrenciye karşılık talepte bulunmasının, hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı-karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanmış olan işletme hakkının devrine ilişkin sözleşmenin 5 inci maddesinde, davacı karşı davalı yükümlülüklerine ve taahhütlerine aykırı davranması nedeniyle sözleşme gereği 200.000,00 TL cezai şartın 27.03.2014 tarihinden itibaren tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; özel eğitim kurumlarının, devir, nakil ve kapatılma hususlarının Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinin 2 nci bölümünde düzenlendiği, özel eğitim kurumunun işletme hakkı ve demirbaş devri ile birlikte başka bir kuruma devredilmesinin mümkün olduğu ancak bu yönetmelikte veya eğitim mevzuatının herhangi bir kaynağında özel eğitim kurumları arasında kısmi veya toplu öğrenci transferini düzenleyen bir yasal dayanak bulunmadığı, Milli Eğitim okullarında ilköğretimden ortaöğretime geçiş sisteminin belirli kurallara göre yapılmakta olduğu, bir kurumun kendi kontenjan hakkını bir sözleşme ile başka bir kuruma devretmesinin mevzuat hükümlerine göre mümkün olmadığı, sözleşme hükümlerine göre devreden kurumun öğrencilerini, devralan kurumun çeşitli okullarına kontenjanı ile birlikte devredeceği, ayrıca işletme hakkının da kuruma devredileceğinin hükme bağlandığı, devir bedelinin transfer edilen öğrenci sayısı üzerinden hesaplandığı, eğitim mevzuatı ilkelerine göre devreden kurumun öğrencilerini veya okulun kontenjan hakkını devralan kurumun belirli okullarına devretme veya kaydetme yetkisinin bulunmadığı, öyle bir sözleşme hükmü mevzuata aykırı olup yasal bir bağlayıcılığının olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin uygulanabilirliğinin bulunmadığı, sözleşmenin hukuka aykırı olması göz önüne alındığında tarafların bu sözleşmeye dayalı olarak alacak ve cezai şart talep etmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan sözleşmenin geçerli olduğunu, mevzuatta hüküm bulunmayışının sözleşmenin geçerliliğini etkilemeyeceğini, genel hükümlere göre sonuca gidilmesi gerektiğini, bu türden bir sözleşme yapılmasını engelleyen bir hüküm bulunmadığını, müvekkilinin tacir olması nedeniyle özel hukuk hükümlerinin somut olayda uygulanması gerektiğini, bilirkişi raporunun bu yönüyle eksik ve hatalı olduğunu, davalı tarafın sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlüğünü yerine getirmediğini, müvekkilinin sözleşmeye aykırı davranmadığını, bu nedenle karşı tarafın cezai şart talebinin haksız olduğunu, öğrenci devir bedellerinin sözleşmede açıkça hükme bağlandığını, karşı tarafın işletmeyi devredin şeklinde bir ihtarının bulunmadığını beyan ederek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşme serbestisi gereği müvekkili şirketin işletme hakkının ve demirbaşlarının devrini talep ettiğini, buna karşılık sözleşme bedelini kararlaştırmak adına devir tarihi itibariyle karşı tarafın mevcut kayıtlı öğrenci kontenjanının dikkate alınarak sözleşme bedelinin belirleneceğinin taraflarca sözleşmede belirlendiğini, sözleşmenin hukuka aykırı olmadığını ve uygulanabilir olduğunu, müvekkili şirketin devre hazır olmasına rağmen davacı karşı davalının dava açılmadan önce işletmeyi devrettiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 97 nci maddesi uyarınca karşılıklı taahhüt içeren sözleşmelerde edimini yerine getiremeyen tarafın diğer taraftan edimini yerine getirmesini isteyemeceğini, davacı karşı davalının sözleşme konusu okulu hâlihazırda bir başka eğitim kurumuna devrettiğini dolayısıyla müvekkiline şirket devrinin zaten mümkün olmadığını, davacı karşı davalının devir yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin 5 inci maddesi gereğince kararlaştırılan cezai şarta hak kazandıklarını ileri sürerek asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar davalı karşı davacı vekilince ortada bir işletme hakkının devrini amaçlayan sözleşme olduğu ileri sürülmüş ise de; taraflar arasındaki 27.03.2014 tarihli sözleşme incelendiğinde; sözleşmenin konusunun, davacı karşı davalıya ait Özel Kutay Anadolu Sağlık Meslek Lisesindeki öğrencilerin (sağlık meslek liselerine özgü kontenjanıyla birlikte) davalı karşı davacı bünyesindeki sağlık meslek liselerine devir ve geçişinin sağlanması, eklerini içeren işletme hakkının devir işlemleri ve yan yükümlülüklerine ilişkin olduğu, sözleşmenin 2. maddesinde, "Devreden işletmenin tüm sağlık kontenjanı ile beraber devralanını belirlediği okullara geçişleri esnasında, bu okullara kayıt yaptıran Ares Eğitim Kurumları Ltd Şti ye ait Özel Kutay Anadolu Sağlık Meslek Lisesi öğrencileri için her bir öğrenci için tek defaya mahsus devralan devredene öğrenci başına 4.000,00 TL'yi ödemeyi taahhut eder, hükmünün yer aldığı, davacı karşı davalı tarafından keşide edilen ihtarname içeriğinde, davalı karşı davacı kuruma devredilen 64 örenci için öğrenci başına 4.000,00 TL'den olmak üzere 256.000,00 TL'nin talep edildiği, icra takibinin de bu miktar üzerinden yürütüldüğü, dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşmenin öğrenci devrini hedefleyen bir sözleşme olduğunda tereddüt bulunmadığı, buna göre İlk Derece Mahkemesince; Özel eğitim kurumlarının, devir, nakil ve kapatılma hususları Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları yönetmeliğinin 2. bölümünde düzenlendiği, özel eğitim kurumunun işletme hakkı ve demirbaş devri ile birlikte başka bir kuruma devredilmesinin mümkün olduğu ancak bu yönetmelikte veya eğitim mevzuatının herhangi bir kaynağında özel eğitim kurumları arasında kısmi veya toplu öğrenci transferini düzenleyen bir yasal dayanak bulunmadığı, Milli Eğitim okullarında ilköğretimden ortaöğretime geçiş sisteminin belirli kurallara göre yapılmakta olduğu, bir kurumun kendi kontenjan hakkını bir sözleşme ile başka bir kuruma devretmesinin mevzuat hükümlerine göre mümkün olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin uygulanabilir olmadığı şeklindeki değerlendirmelerde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava sözleşmeden kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, karşı dava sözleşmeye aykırılık sebebiyle cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.