8. Hukuk Dairesi 2020/3372 E. , 2021/345 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil, Muhdesatın Kal'i Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmının tapusunun iptalini ve üzerinde bu…
**8. Hukuk Dairesi 2020/3372 E. , 2021/345 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil, Muhdesatın Kal'i Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmının tapusunun iptalini ve üzerinde bulunan muhdesatın kal'ini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Davanın hak düşürücü süreden reddine ilişkin olarak verilen karar Yargıtay 1.Hukuk Dairesince, yargılama masrafları yönünden bozulmuş; Mahkemece, bozmaya uyulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, yine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince: “…Hal böyle olunca; yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde kıyı-kenar çizgisinin belirlenmesi ve yargılama masrafları yönünden de 6099 sayılı Yasa hükümleri gözetilmek suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması …” gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece eldeki kararda, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından karar temyiz edilmiştir. Dava; tapu iptali – terkin ve muhdesatın kal’i istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 32 parsel sayılı, 193 metrekare alanlı, tek katlı kargir bina ve avlusu nitelikli taşınmaza davalı yanın malik olduğu, gerek fen bilirkişisi ... tarafından dosyaya sunulan 13.05.2019 tarihli, gerekse üç jeoloji, bir inşaat ve bir ziraat mühendisinden oluşan heyetçe düzenlenen 28.10.2019 havale tarihli bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi dışında kaldığının tespit edilmiş olduğu ve Mahkemece de raporların hükme esas alınarak davanın reddine karar verildiği sabittir. Bilindiği üzere, 362l sayılı Kıyı Kanunu'nun "kıyı kenar çizgisini" belirleme yöntemine ilişkin 5 ve 9. maddelerinin uygulanmasına yorum getiren ve görülmekte olan davalarda dikkate alınması zorunlu bulunan 28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararın da "kural olarak, mülkiyet hukuku yönünden kıyı kenar çizgisi belirlenmesi görevinin idari yargıya ait olduğuna; ancak 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca idare tarafından kıyı kenar çizgisi belirlenmiş ve yazılı bildirime rağmen yasal süresinde idari yargıya başvurulmaması nedeniyle yargı yolunun kapanmış olması veya idare tarafından verilip kesinleşmiş karar bulunması durumlarında, bunlara uygun şekilde kıyı kenar çizgisinin adli yargı tarafından saptanması gerektiğine" işaret edilmiştir. 3621 sayılı Kanun'un 5 ve 9. maddelerine göre de kıyı kenar çizgisinin belirlenmesi zorunludur.