11. Hukuk Dairesi 2010/15809 E. , 2012/6546 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.07.2010 tarih ve 2004/490-2010/509 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma t…
**11. Hukuk Dairesi 2010/15809 E. , 2012/6546 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.07.2010 tarih ve 2004/490-2010/509 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline alacağını temlik eden ... ile davalı ... arasında düzenlenen protokole göre davalı limitet şirketin %50 hissesinin ... tarafından davalı ...’e devrinin öngörüldüğünü, buna ilişkin olarak devir bedelinin 300.000 DM olarak belirlendiğini, ödeme amacıyla aynı tutarda çek keşide edildiğini, ayrıca sözleşmenin 3. maddesi uyarınca, davalı şirketin karşılıksız olarak 500.000 DM tutarında fason üretimi bedelsiz olarak ... veya onun belirleyeceği kişi veya kuruluşlara yapacağını, müvekkiline yapılan temlike konu miktarın 200.000 DM ile sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen fason işçiliğe ilişkin olarak 286.000 DM tutarındaki kısımdan oluştuğunu, devir bedeli olarak öngörülen ve 200.000 DM tutarındaki dört adet çekin davalı tarafça ödenmediğini ileri sürerek, toplam 486.000 DM’nin şimdilik 6.000 TL’lik kısmının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında vermiş olduğu ıslah dilekçesiyle talebini 119.960,23 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili, cevap ve karşı dava dilekçesinde, davacı tarafın dava dilekçesiyle talep ettiği miktar göz önüne alındığında protokolde belirlenen 300.000 DM tutarındaki hisse devir bedelinin 100.000 DM’lik kısmını ve 500.000 DM olarak belirlenen fason işçilik kısmının 214.000 DM’lik bölümünün ödendiğini kabul ettiğini, davacının iddialarına karşılık müvekkillerinin davacıdan alacaklı olduğunu, zira müvekkili şirket tarafından yurt dışına ihraç edilen 214.000 DM tutarındaki mal bedelinin ihbar olunan Christoph tarafından tahsil edildiği oysaki bu miktarın şirket hisse devir bedeli olan kısımdan düşülmesinin gerektiğini ayrıca davaya konu çek bedellerinin de 15.000 DM tutarındaki kısmının ihbar olunana ödendiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen protokolün 8. maddesi gereğince tarafların edimleri yerine getirmelerinin ardından Christoph’un 68.000 DM tutarındaki şirkete olan borcunu ödemesinin kararlaştırıldığını ancak bu miktarın da ödenmediğini ileri sürerek, davacının davasının reddine ve 6.000 TL’nın davacı karşı davalı ... ile ...’den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava ihbar olunan ... vekili, davacı ile aralarındaki temlik sözleşmesi içeriğini doğrulamış ve davalı karşı davacılardan protokol hükümlerine göre alacaklı olduğunu bildirmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın taraflar arasında yapılan sözleşmenin 3. maddesinde yazılı 500.000 DM tutarındaki fason dikim borcunun yerine getirilmediği yönündeki iddiasını kanıtlayabilmesi için temlik eden ya da temlik alanın fason dikim için malzeme göndermesi hususunu kanıtlaması gerektiği ancak davacı tarafça bu konunun ispatlanamadığı ve davalılar tarafından bu borcun ancak fason giyim malzemesi gönderildiği takdirde yerine getirebilecek olmasına göre söz konusu alacağın muaccel olmadığı, bu haliyle davalılar yönünden temlik edene karşı ileri sürülebilecek def’ilerin temlik alana karşı da ileri sürülebileceği, bilirkişiler tarafından verilen raporda çeklere dayalı borçlardan davacının borçlarının mahsup edildiği ayrıca bilirkişi heyetinin davalıların temlik edenden 24.884 TL alacağı olduğunu bildirmişlerse de temlik alan, borcu değil alacağı temliki aldığından bu alacağın temlik alan davacıdan istenmesinin mümkün olmadığı, temlik edenin asıl davada davacı olmadığı ve karşı davanın da ancak davanın davacısına karşı açılabileceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın davacı ... aleyhine açılmış bölümünün davacının temlik alacaklısı olması nedeniyle borçların devir alınmadığından reddine, karşı davanın davacı aleyhine açılması gerekirken dava dışı ... aleyhine açılmış olması nedeniyle ayrı dava hakkı saklı kalmak kaydı ile karşı davanın sıfat yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı karşı davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava, davacıya temlik edilen limited şirket hisse devir bedeli ile devir sözleşmesinin 3. maddesinde kararlaştırılan ve temlik konusu olan fason işçilik yükümlülüğüne uyulmamasından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkiline alacağını temlik eden ... ile davalı ... arasında düzenlenen protokole göre davalı limitet şirketin %50 hissesinin ... tarafından davalı ...’e devrinin öngörüldüğünü, buna ilişkin olarak devir bedelinin 300.000 DM olarak belirlendiğini, ödeme amacıyla aynı tutarda çek keşide edildiğini, ayrıca sözleşmenin 3. maddesi uyarınca, davalı şirketin karşılıksız olarak 500.000 DM tutarında fason üretimi bedelsiz olarak ... veya onun belirleyeceği kişi veya kuruluşlara yapacağını, dava dışı Christof’un alacağını müvekkiline temlik ettiğini, temlike konu miktarın 200.000 DM ile sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen fason işçiliğe ilişkin olarak 286.000 DM tutarındaki kısımdan oluştuğunu, devir bedeli olarak öngörülen ve 200.000 DM tutarındaki dört adet çekin davalı tarafça ödenmediğini bildirerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı itibari ile davaya konu alacakları temlik eden ... ile davalı ... arasında yapılan protokol uyarınca belirlenen 300.000 DM şirket hisse devir bedeli ile 500.000 DM tutarındaki fason üretim yükümlülüğünün sırasıyla 200.000 DM ve 286.000 DM tutarındaki kısımlarının çekişme konusu olduğu, bu miktarlar dışında kalan kısımlar yönünden ise taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davaya konu uyuşmazlık, davalı şirket kayıtlarında 219.551 DM tutarında olduğu görülen ancak davalılarca 214.000 DM tutarında olduğu bildirilen ihracat bedelinin, taraflar arasında düzenlenen protokolde belirlenen hisse bedeli olarak mı yoksa fason işçilik bedeli olarak mı ödendiği noktasında toplanmaktadır. Bu konuda mahkemece alınan ilk raporda, bilirkişi heyeti tarafından, söz konusu satımın vesaik mukabili olarak yapıldığı ancak davalı şirket yetkilisi tarafından taşıyıcı firmaya verilen talimat üzerine bundan vazgeçildiği, bunun sonucunda satıma konu malın alıcıya teslim edilmesine karşın davalı şirket kayıtlarında söz konusu satım sonucunda yapılmış olan tahsilat bilgisine rastlanmadığı gibi alıcı firma adına borç kaydı düşülüp, şüpheli alacak olarak yazıldığı, bu kaydın ... adına düşülmemesi ve satımın vesaik mukabili yapılmasından vazgeçilip alacağın tahsil edilememesinin söz konusu satımın protokolde belirtilen fason işçilik yükümlülüğü kapsamında yapıldığını gösterdiği yönünde görüş bildirilmiş, daha sonra aralarında gümrük uzmanı bilirkişinin de bulunduğu ikinci heyetten alınan raporda ise gümrük çıkış beyannamesi ve gümrük mevzuatı kapsamı itibari ile söz konusu satımın fason işçilik ve fason dikim ücreti kapsamında yapılmış sayılamayacağı kanaati bildirilmiştir. Mahkemece, içeriklerine değinilen her iki rapordan da yararlanılarak sonuca gidilmişse de, davacı tarafça dava dilekçesi ve dosya kapsamındaki beyanlarda, davaya konu alacağın temliki sözleşmesi içeriğine göre, hisse devir bedeli amacıyla davalı şirket tarafından keşide edildiği bildirilen, dosya içinde örnekleri bulunan, 4 adet, toplam 200.000 DM bedelli çeklerin ne sebeple halen davacının elinde bulunduğu hususu tartışılmadığı gibi davalı şirketin satımda kendisine mal bedelini tahsil imkanı sağlayan vesaik mukabili satımdan ne sebeple vazgeçip alacağını tahsil imkanını kaybettiği ve söz konusu satım sözleşmesi bedelinin şirket hisse bedellerinden ne sebeple yüksek olduğu hususları ayrıntılı şekilde değerlendirilmiş değildir. Nitekim davalılar vekilleri tarafından yapılan savunmalarda da, söz konusu satım bedelinin şirket hisse devir bedeli amacıyla, 214.000 DM tutarında olduğu savunulmuş ve ayrıca 15.000 DM tutarında bir ödemenin daha yapıldığı bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece, davacı tarafın fason dikiş için gerekli olan malzemenin verildiğini kanıtlayamadığı yönündeki kabulle sonuca gidilmişse de, davalı şirket tarafından yapılan dış satımın, yukarıda anılan özelliği itibari ile fason dikiş yükümlülüğü kapsamında gerçekleştirilmiş olabileceği göz önüne alınarak, 6762 Sayılı TTK’nun 20. maddesi kapsamında davalı şirketin basiretli bir tacir gibi hareket edip etmediği de değerlendirilip, gerekirse konusunda uzman akademisyenlerden kurulu bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınmak suretiyle, değinilen hususlar detaylı şekilde tartışıldıktan sonra hasıl olacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.04.2012tarihinde oybirliğiyle karar verildi.