İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından 04/09/2019 tarihinde Beşyol İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan Başakşehir İlçesi, Başakşehir İlçesi Başakşehir Mah. Akif İnan İmam Hatip Lisesi Önü adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gerek…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1986 KARAR NO : 2025/4425 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/12/2023 NUMARASI : 2022/195 Esas - 2023/907 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından 04/09/2019 tarihinde Beşyol İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan Başakşehir İlçesi, Başakşehir İlçesi Başakşehir Mah. Akif İnan İmam Hatip Lisesi Önü adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedellerin zarar verenden tahsili amacıyla KDV dahil toplam 30.250,57-TL borcun davalıya tahakkuk ettirildiğini, davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, 30.250,57-TL hasar bedeli ile 1.268,04-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.518,04- TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip yapıldığını ve borçluya ödeme emrinin gönderildiğini, davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, bu nedenle iş bu itirazın iptali davasının açıldığını, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve anlaşılamadığını, söz konusu hasar sebebiyle borç tahakkuku ve akabinde de icra takibine geçildiğini, borçluların haksız fiilden kaynaklı müvekkili kurma vermiş oldukları zararı henüz tazmin etmediklerini, hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetli itiraz ettiklerini, davalının İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu olayda idarenin hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu hasarın, gerçekten verildiği kabul edilecek olunsa dahi, müvekkili idare ile müteahhit firmalar arasında eser sözleşmesi yapılmış olduğunu, işin başından sonuna kadar müteahhit firma kendi hesabına ve müvekkili idarene bağımsız olarak sözleşme konusu işi yapmayı üstlendiğinden iş sırasında verilen zararlardan da müvekkili idarenin sorumlu tutulamayacağı, davacı ... Elektrik Dağıtım A.Ş'nin söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediği, bu nedenle zaman zaman tesisatlarına zarar verilmesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiği anlaşıldığı, söz konusu adreste davacıya ait tesis ve kabloların ilgili yönetmeliğin emredici hükmü ve diğer hükümlerine uygun olarak imal edilmediğinin ortaya çıkacağını, hasar miktarı, hasarın oluşumu ve sebepleri ile hasara neden olan sorumluların tespiti bakımından keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasının talep ettiklerini, ayrıca talep edilen tazminat miktarı da fahiş olduğunu, asıl alacağa faiz talep edilmesi hukuka aykırı olduğunu temerrüde düşürülmeden hasar tarihinden itibaren faiz talep edilmesi de hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın dava konusu ile ilgili tüm taleplerin reddine, usul ve esastan davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, hasar tespit tutanağı, yazı cevapları, davacı tarafça bildirilen belgeler, İstanbul 13.İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası sureti ile 06/10/2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, dosya kapsamına sunulan hasar tespit tutanağı ve yazışmalar kapsamında hasarın varlığının sabit olduğu, kopartılan kablo için kullanılan kablo EK mufu teknik anlamda mutlaka kullanılması gereken malzeme olduğu, hasar için talep edilen malzeme bedellerinin kadri maruf değerler olduğu, hasar tutarı belirlenirken tedaş birim fiyatlarının dikkate alındığı, davacı tarafça (204,93 TL. (malzeme) + 313,92 TL. (şebeke yıpranma bedeli)| + KDV = 612,24 TL. bedel talep edilebileceği, davacı ... tarafından arızanın kendi elemanları dışında özel adam tutularak onarımının yapıldığı hususunun belgelendirilemediği kanaatine varıldığı, emsal ilam gereği işçilik - montaj- araç- personel giderlerinin davacı kurumca talep edilemeyeceği, hasar adresindeki çalışma davalı ... Genel Müdürlüğü'nün yüklenicisi ihbar olunan şirketler tarafından yapılmış olsa dahi, gerek idarenin (...) gerekse idare tarafından görevlendirilen yapı denetim görevlilerinin yüklenici şirket üzerinde denetim gözetim yetkisi olacağı, (Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin E.2007/16515 ve K.2007/17740 sayılı 22.11.2007 tarihli kararı), (Sözleşme eki Yapım işleri Genel Şartnamesi Madde 14 - (1) Sözleşmeye bağlanan her türlü yapım işleri, idare tarafından görevlendirilen yapı denetim görevlisinin denetimi altında, yüklenici tarafından yönetilir ve gerçekleştirilir.), İstanbul 13.İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına konu takibin, 612,24 TL. (KDV dahil malzeme bedeli) + 25,66 TL.(takip tarihine kadar işlemiş faiz) = 637,90 TL. üzerinden davalı ... Genel Müdürlüğü ve ihbar olunan ... Yol İnşaat Asfalt Taahhüt Ve Tic. A.ş. Ve ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret A.ş. adına devam edebileceği, kanaatine varılmıştır.06/10/2023 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınarak taleple bağlılık ilkesi mucibince; davanın kısmen kabulü ile İstanbul 13.İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında davalının itirazlarının 612,24 TL hasar bedeli, 25,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 637,90 TL üzerinden kısmen iptaline, takibin takip talebindeki koşullarla devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacak miktarının tespiti hususunun yargılamayı gerektirdiği, alacak miktarının likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olmadığı kanaati ile, İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatının yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.1-Davanın kısmen kabulü ile; İstanbul 13.İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında davalının itirazlarının 612,24 TL hasar bedeli, 25,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 637,90 TL üzerinden kısmen iptaline, takibin takip talebindeki koşullarla devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin alacak likit olmadığından reddine,3-Davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin yasal koşulları oluşmadığından reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla,hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu,Mahkemeye sundukları hizmet alım sözleşmesinde belirtildiği üzere dış kaynaklarca verilen fiili zararları onarımı için yüklenici firma ile anlaşılmış olup dava konusu hasarın onarımının yüklenici şirket tarafından yapıldığını, maddi hasar bedeli, maddi hasar montaj bedeli, araç ve personel gideri, dağıtılamayan enerji bedeli, eşik kesinti süresi aşımı bedeli, etüd koordinasyon bedeli ve %18 KDV tutarıyla beraber davalıdan alınarak taraflarına verilmesi gerektiğini, kamu hizmetinin aksama sebebini belgelemesi nedeniyle saha personelince ilk elden tutulan hasar tespit tutanaklarının, aksi davalı yanca ispat edilinceye kadar geçerli olduğunu, Mahkemece hasar tespit tutanağı, hasar bedeli formu, keşif özeti belgeleri ve keşif fotoğrafı incelenmeden, tanık beyanlarına neden itibar edilmediğine dair gerekçeli kararda tartışılmadan hüküm kurulduğunu, müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir haksız eyleminin bulunmadığını, huzurdaki davada tazminat koşullarının oluşmadığını beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiil hukuksal nedenine dayalı alacak talebine ilişkin açılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Davalı yönünden yapılan istinaf incelemesine göre;29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, dava açılış tarihi itibariyle kesinlik sınırı 5,390,00 TL'ye çıkartılmıştır.Bu durumda, davalının istinaf talebine konu olan 637,90 TL miktar itibariyle kesin olup, verilen karara karşı yasa yolu kapalı bulunmaktadır.Buna göre, maddi tazminat talebinin kabulüne ilişkin hükmün, ilk derece mahkemesinde davanın açıldığı tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu, dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerekmektedir.Davacı yönünden yapılan istinaf incelemesine göre;Dosya içeriğinden; İlk derece mahkemesince, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 198. Maddesi uyarınca delillerin serbestçe değerlendirilerek dava konusu ihtilaf hakkında karar verildiği ve gerekçeli kararın dayanaklarının gösterildiği anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf istemi yerinde değildir. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez. Somut olayda davacı taraf kendi işçileri dışında adam tutulup çalıştırıldığını da iddia etmemiştir.Emsal davaya ilişkin Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nce verilen 2018/1089 Esas -2018/5527 Karar sayılı ilamda "Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar montaj bedeli,araç eleman bedeli,etüt koordinasyon bedeline dair bu giderlerin istenemeyeceği", aynı dairenin 2015/10383 Esas- 2015/12692 karar nolu başka bir ilamında ise "tüketilmeyen elektrik santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek eneji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre içinde giderilmesi ve eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de talep edilemeyeceği," belirtilmiş olup davacı vekilinin bu yöne değinen istinafı yerinde değildir. Bu açıklamalar ışığında, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü ve denetime elverişli olduğu, uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı,davacı tarafça dosyaya dava konusu hasar ile ilgili olarak kullanılan malzeme ve yapılan işçilik bedelini gösterir davacı ... a kesilmiş herhangi bir fatura veya iş emri vb. belge ibraz edilmediği, hesaplamanın yerleşik Yargıtay uygulamasında esas alınan gerçek zarar ilkesine uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. İtirazın iptali davalarında, İİK m. 67/2 uyarınca, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit alacak olması şart olup, takibe itirazın haklı olup olmadığının yargılamayı gerektirmesi, davalının itiraz ettiği takibe ilişkin olan alacak miktarının yargılama ve bilirkişi incelemesi sonucu belirlenebileceği, bu kapsamda icra inkar tazminatının yasal şartları oluşmadığından,İlk Derece Mahkemesince icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE,2-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/195 Esas 2023/907 Karar sayılı 21/12/2023 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 5-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,8-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03/12/2025