Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan k
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı bankadan 2007 ila 2011 yılları arasında kredi aldığını ve kredi borçlarını ödediğini, Rekabet Kanunun 4. maddesi ile piyasada rekabeti engelleyici, bozucu ya da kısıtlayıcı teşebbüsler arası anlaşmaların, uyumlu eylemlerin teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin yasaklandığını, Rekabet Kurulunun 08.03.2013 tarihinde verdiği 13- 13/ 198- 100 numaralı karar ile davalı banka ile birlikte dava dışı on bir bankanın 21.08.2007- 22.09.2011 tarihleri arasında Mevduat, krediler ve kredi kartları hizmetler: bakımından ortak fiyat tespitine giderek kartel oluşturduğu tespit ettiğini, söz konusu kurul kararının iptali için İdari Yargıda dava açıldığını, talebin yerel mahkeme tarafından reddedildiğini, bu kararın temyizi ile Danıştay 13. Dairesinin 16.12.2015 tarih 2974 E., 4612 K. sayılı kararı ile yerel mahkeme kararının onandığını, sonuç olarak davalının diğer on bir banka ile birlikte hareket ederek rekabeti engellediğini ve bu nedenle de müvekkilinin daha fazla faiz oranı ödemek zorunda kaldığını, davalı bankanın 21.08.2007 ve 22.09.2011 tarihleri arasında kalan sürenin tamamında kredi, mevduat ve kredi kartı hizmetleri bakımından sorumlu olduğunu, davalının söz konusu sürenin tamamında rekabeti ihlal ettiği sonucuna varılması gerektiği, bu bakımdan da Rekabet Kurulu kararının “Devam Eden Tek Bir ihlal Yaklaşımı” çerçevesinde incelenmesi gerektiğini, bu nedenle de “teşebbüslerin aktif olmadıkları piyasalarda dahi (özel bankaların kamu mevduatları bakımından da sorumlu tutulması) müteselsil sorumlulukları gereği tespit edilen tarihin tamamı dikkate alınarak, kartel oluşturduğu tespit edilen hizmetlerin tamamından her bir teşebbüs ayrı ayrı veya birlikte olmak üzere sorumlu olması gerektiğini”, davalı bankanın Rekabetin Korunması Hakkında Kanun m. 57 ve 58. hükümleri uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, sahip oldukları alacak için zamanaşımı süresinin TBK m. 146 uyarınca 10 yıl olduğunu, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun m.58 hükmüne göre ortaya çıkan zarar, tarafların anlaşması ya da kararı veya ağır ihmalinin olduğu hallerden kaynaklanmaktaysa, hakim zarar görenlerin talebi üzerine, uğranılan maddi zararın ya da zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan kârların üç katı oranında tazminata hükmedebileceğini, bu nedenle de müvekkilinin uğradığı zararın üç katı oranında tazminat talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle uğradıkları zararın tazmini uyarınca şimdilik 1.000 TL'nin tazminini talep ettiklerini, uğradıkları zararın tespitini ve bu zararın üç katı miktarda tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.