Başvuru, görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işleme karşı açılan davada idare mahkemesinin bağımsız ve tarafsız olmaması, Danıştay tetkik hâkimi ile Danıştay savcısının görüşünün tebliğ edilmemesi, onama kararının gerekçesiz olması ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işleme karşı açılan davada idare mahkemesinin bağımsız ve tarafsız olmaması, Danıştay tetkik hâkimi ile Danıştay savcısının görüşünün tebliğ edilmemesi, onama kararının gerekçesiz olması ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 25/8/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 25/4/2007 tarihinde Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümünde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlamıştır. İki yıllık süre sonunda başvurucunun görev süresi uzatılmayarak 14/4/2009 tarihli işlem ile ilişiği kesilmiştir. Başvurucu, görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlemin iptali istemiyle 14/5/2009 tarihinde dava açmıştır. Ankara İdare Mahkemesi 16/12/2009 tarihli kararıyla davayı reddetmiş, karar Danıştay Sekizinci Dairesinin 28/12/2010 tarihli kararıyla eksik incelemeye dayandığı gerekçesiyle bozulmuştur. Danıştayın bozma kararına uyan Mahkeme gerekli incelemeyi yaptıktan sonra 18/5/2011 tarihli kararıyla"...öğretim görevlileri, öğretim üyesi bulunmayan dersler için veya özel bilgi ve uzmanlık isteyen konuların eğitim-öğretim ve uygulamaları için atanmakta olduğundan, dosyada yer alan bilgi ve belgelerden de, davacının görev yaptığı Zooloji alanında, öğretim görevlisi ihtiyacına binaen öğretim üyesi bulunmayan dersin bulunmaması, özel bilgi ve uzmanlık isteyen eğitim-öğretim ve uygulamalara girmemesi ve mevcut ders yükleri itibariyle davacının hizmetine ihtiyaç bulunmadığından, davacının görev süresinin uzatılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir." gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Başvurucu tarafından temyiz edilen karar, Danıştay Sekizinci Dairesinin 20/3/2013 tarihli ilamıyla kararın dayandığı gerekçenin usul ve yasaya uygun olup bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle onanmıştır. Karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 2/7/2014 tarihli ilamıyla karar düzeltme nedenlerinin bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu karar, başvurucuya 13/8/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 25/8/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun maddesi şöyledir: “Öğretim görevlileri; üniversitelerde ve bağlı birimlerinde bu Kanun uyarınca atanmış öğretim üyesi bulunmayan dersler veya herhangi bir dersin özel bilgi ve uzmanlık isteyen konularının eğitim - öğretim ve uygulamaları için, kendi uzmanlık alanlarındaki çalışma ve eserleri ile tanınmış kişiler, süreli veya ders saati ücreti ile görevlendirilebilirler. Öğretim görevlileri, ilgili yönetim kurullarının görüşleri alınarak fakültelerde dekanların, rektörlüğe bağlı bölümlerde bölüm başkanlarının önerileri üzerine ve rektörün onayı ile öğretim üyesi, öğretim üye yardımcısı ve öğretim görevlisi kadrolarına atanabilirler veya kadro şartı aranmaksızın ders saati ücreti veya sözleşmeli olarak istihdam edilebilirler. Öğretim üyesi kadrolarına öğretim görevlileri en çok iki yıl süre ile atanabilirler; bu süre sonunda işgal ettikleri kadroya başvuran öğretim üyesi bulunmadığı ve görevlerine devamda yarar görüldüğü takdirde aynı usulle yeniden atanabilirler. Atanma süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona erer. Bunların yeniden atanmaları mümkündür. Bu takdirde ilk atama usulü uygulanır. Konservatuvarlar ile meslek yüksekokullarına gerektiğinde sürekli olarak öğretim görevlisi atanabilir.”