6. Hukuk Dairesi 2011/8663 E. , 2011/15138 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ziynet ve eşya alacağı davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ev eşyası ve kişisel eşyalar ile ziynetlerin aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili, ayrıca ev ve çeyiz eşyalarına daval
**6. Hukuk Dairesi 2011/8663 E. , 2011/15138 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ziynet ve eşya alacağı davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ev eşyası ve kişisel eşyalar ile ziynetlerin aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili, ayrıca ev ve çeyiz eşyalarına davalı tarafından verilen zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece çeyiz eşyaları yönünden istemin kabulüne diğer isteklerin reddine karar verilmiş, hükmü taraf vekilleri karşılıklı olarak temyiz etmiştir. 1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı vekilinin ev eşyası ve tazminat isteminin reddine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ev eşyası ve çeyiz eşyalarının müşterek konutta kaldığını, boşanma hükmüne rağmen davalının bunları iade etmeyip bilinmeyen bir adrese kaçırdığını, müşterek konutta yaptırılan delil tespitinde bu eşyaların bir kısmının bulunduğunu, ayrıca müvekkiline ait çeyiz ve ev eşyalarına davalı tarafından zarar verilmiş olduğunu belirterek çeyiz listesinde belirtilen eşyaların aynen iadesi, olmadığı takdirde zarar ve eşya bedeli olarak 12.624 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı; davanın zamanaşımına uğradığını, imzasını taşımayan “çeyiz tutanağı” isimli belgeyi kabul etmediğini, talep edilen eşyaların çoğunun davacıya ait olmayıp miktar ve değerlerinin çok fahiş olduğunu, eşya bedellerinden eskime payı düşülmediğini, eşyalara zarar vermediğini, eşyaların davacı tarafından teslim alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının imzasını taşımayan çeyiz senedine dayanılarak hüküm kurulamayacağı değerlendirilerek niteliği itibariyle kaydına ait olduğu anlaşılanlar hariç diğer eşyalar yönünden istemin reddine karar verilmiştir. Kural olarak davacı kadın, dava konusu ettiği eşyaların varlığını, bu eşyaların kendisine ait olduğunu ve davalıda kaldığını kanıtlamak durumundadır. Olayımızda davacı, dava konusu ettiği eşyalardan bir kısmının müşterek konutta kaldığını ve bir kısmının da davalı tarafından saklandığını iddia etmiş, delil tespitine ilişkin bilirkişi raporuna dayanmıştır. Davacı tarafından 11.07.2002 tarihinde müşterek konutta yaptırılan delil tespitinde, bir kısım eşyalar ve bu eşyalara verilen zarar tespit edilmiştir. 04.04.2002 tarihinde davalı tarafından davacıya gönderilen noter ihtarında davalı; davacıya ait kişisel eşyaları bırakmak suretiyle müşterek konutu terk ettiğini davacıya bildirmiştir. Bu durumda müşterek konutta bırakılan eşyaların davacı kadına ait olduğu davalı tarafından da kabul edilmiş durumdadır. Mahkemece, kadına ait olduğu anlaşılan tespite konu eşyalara ilişkin istemin kabulü yerine reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Öte yandan müşterek konuttaki eşyalara davalı tarafından kasten zarar verildiği iddia edilmiş olmasına karşın mahkemece bu yön üzerinde durulmaması da hatalı olmuştur. 3-Davacı vekilinin ziynet eşyalarına ilişkin temyiz itirazlarına gelince Olayda, davacı kadın evlilik birliği içinde altınların davalı tarafça kasaya koyma bahanesi ile kendisinden alındığını ve bir daha iade edilmediğini tanık beyanı ya da kesin delillerle ispat edememiştir. Bununla birlikte davacı, dava dilekçesinde “sair yasal delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya ziynetlerin elinden alındığı, götürülmesine engel olunduğu, davalı tarafta kaldığı konusunda davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde yazılı nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.