11. Hukuk Dairesi 2013/5688 E. , 2013/20937 K. MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.12.2012 tarih ve 2008/295-2012/238 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dile…
**11. Hukuk Dairesi 2013/5688 E. , 2013/20937 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.12.2012 tarih ve 2008/295-2012/238 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin DUCKANDCOVER, DUCKANDCOVERDENİM, DUCK&COVER ibareli marka başvurularına, müvekkilinin tanınmış markaları ile iltibas oluşturacağı, öncelik hakkının bulunduğu ve davalının marka tescilinde kötü niyetli olduğu gerekçesi ile yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin “DUCK&COVER” ibareli tanınmış markasının 1995 yılında İngiltere’de, 1996 yılından itibaren de OHIM nezdinde tescilli olduğunu, davalı adına daha önce tescil olunan “DUCK&COVER” ve “D.A.C. DUCK&COVER” ibareli markaların hükümsüzlüğü hakkında açılan davanın İstanbul 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2006/484 E. sayılı dosyası üzerinden yargılamasının devam ettiğini ileri sürerek YİDK kararlarının iptali ve davalı markalarının sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, müvekkili şirketin kurucu ortağı aracılığıyla DUCK AND COVER ibaresini ilk olarak 1989 yılında kullanmaya başladığını, kullanımın önce şahıs işletmesi sonra şirket tarafından kesintisiz olarak devam etttirildiğini, anılan işaret üzerinde gerçek hak sahipliğinin müvekkiline ait olduğunu, davacının iddialarının haksız olduğunu, esasen eğil ve örtün anlamını taşıyan DUCK AND COVER ibaresinin tüm dünyada bilinen ve kullanılan bir slogan olduğunu, davacının tanınmış bir markası olmadığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının DUCK AND COVER ibareli markanın gerçek hak sahibi olduğu, davacının anılan ibareli markasının tanınmış marka olduğu ve 25. sınıf emtiayı da kapsadığı, davalının 25/1-7. sınıf malları içeren, DUCKANDCOVER, DUCKANDCOVERDENİM ve DUCK&COVER ibareli 2006/20632 marka tescil başvurularının, davacının ticaret ünvanı, Türkiye'de tescilsiz öncelikli markasal kullanımı ve tanınmış markasından doğan haklarına tecavüz oluşturduğu, zira görsel ve anlamsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları, başvuruların tescili halinde davacının sınai hakları ile iltibas doğmasının ve davalının davacı markalarının bilinirliğinden haksız olarak istifade etmesinin kaçınılmaz olduğu, davalının davacıdan evvel bu işareti Türkiye'de 25. sınıf ürünler için kullandığı ve öncelikli korunması gereken bir hak elde ettiğine yönelik kanıt sunamadığı, nitekim davalının önceki tarihli 2003/2897 ve 2003/5688 sayılı marka tescillerinin de kötüniyet gözetilerek davacının öncelikli sınai haklarına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle yargı kararıyla hükümsüz kılındığı, bu nedenle son başvuruların anılan önceki markaların serisi olduğundan da sözedilemeyeceği, davalı başvurularının kötüniyetli olduğu, 556 sayılı KHK'nın 35. maddesi uyarınca kötüniyet itirazlarını TPE'nin de gözetmek ve nazara almak zorunda olduğu, davalının sadece önceki tarihli marka tescillerinin bulunmasının kötüniyetini ortadan kaldırmayacağı, TPE'nin de bu hukuki durumu nazara alarak davacı itirazlarını kabul edip, davalı başvurularını reddetmesi gerekirken, itirazı kabul etmemesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararlarının iptaline ve davaya konu davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.