16. Hukuk Dairesi 2014/20445 E. , 2016/1418 K. "" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; “tespite esas tapu kaydının yöntemince uygulanması, taşınmazın kıyı kenar çizgisinde kalıp kalmadığı hususunun belirlenmesi, taşınmazın niteliği…
**16. Hukuk Dairesi 2014/20445 E. , 2016/1418 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; “tespite esas tapu kaydının yöntemince uygulanması, taşınmazın kıyı kenar çizgisinde kalıp kalmadığı hususunun belirlenmesi, taşınmazın niteliği konusunda ziraat bilirkişilerinden rapor alınması ve taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün yol olarak gösterilmesine, (B) harfli bölümünün ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece; bozma ilamına uyularak yargılama yapılmış ve davaya konu taşınmazın evveliyatında ...'a ait olup ... tarafından fındık bahçesi olarak kullanılmakta iken kızı... ve damadı davalı ...'a verildiği, davalı ...'ın davaya konu taşınmazı fındık bahçesi olarak kullanmakta iken taşınmazın bulunduğu mevkiden Karadeniz sahil yolunun geçmesi ile birlikte taşınmazın 101 ada 24 ve 121 ada 49 parsel sayılı taşınmazlara bölündüğü, taşınmazın yolun alt tarafında kalmasından dolayı davalı tarafından bir süredir zilyet edilemediği, taşınmazın kıyı kenar çizgisi haritasının dışında kalıp revizyon gören tapu kaydının kapsamında kaldığı, tapu kaydının hududunda okunan Karadeniz ile arasında yaklaşık 10-15 metre kot farkı olup bu kısmın kayalık olması nedeniyle denizle olan sınırının sabit olduğu, taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokilerinde (A) harfi ile gösterilen 56,16 metrekarelik kısmının kamulaştırma sınırı içerisinde kalmakta olup (B) harfi ile gösterilen 755,16 metrekarelik kısmın davacı Hazine'nin iddia ettiği şekilde kayalık alan ve karayollarınca bedeli ödenerek kamulaştırılan alan içerisinde ve kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmadığı gerekçeleri ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozmada işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Tespite esas tapu kaydının kapsamı kesin olarak belirlenmemiş, idarece kadastro tespitinden sonra yapılan kıyı kenar çizgisine değer verilmiş, bozma ilamında değinildiği üzere İçtihadı Birleştirme Kararı doğrultusunda kıyı kenar çizgisi belirlenmemiş, dava konusu taşınmazın tespitine esas tapu kaydının revizyon gördüğü tüm taşınmazları dıştan çevreleyen taşınmazlara ait tutanak ve dayanakları dosya arasına konulmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm verilemez. Hal böyle olunca; sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle taraflardan iddia ve savunmalarıyla ilgili deliller istenmeli, çekişmeli