İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.03.2018 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı ar…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/706 KARAR NO: 2026/338 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/11/2021 NUMARASI: 2018/602 Esas - 2021/928 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani Zarar Nedeniyle AçılanTazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.03.2018 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı...Müdürlüğü'ne ait ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'un kusurlu olduğunu, aracın davalı... A.Ş. nezdinde ...Sigortası ile sigortalı olduğunu, 24.04.2018 tarihinde davalı Sigorta şirketine zararın tazmini için başvuruda bulunulduğunu ancak zararın tamamen karşılanmadığını beyanla, şimdilik (HMK md. 107) 2.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL tedavi gideri, 50.000,00 TL manevi tazminatın (davalı sigorta şirketi hariç) sigorta şirketi için temerrüt tarihi 10.05.2018, diğer davalılar için kaza tarihi 27.03.2018 tarihinden itibaren işleyen ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 18/10/2021 tarihli talep arttırım dilekçesi ile; tedavi gideri maddi tazminatı taleplerini 1.801,50-TL'ye artırdıklarını beyan etmiştir. Davalı...Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı...Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce aynı kazaya ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan 15/04/2019 tarihli kusur raporu ile; davalı ...'un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusursuz olduğunun belirlendiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan 19/08/2019 tarihli maluliyet raporunda, ...'ın 28/03/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, geçici veya sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığının mütalaa edildiği, 24/01/2020 tarihli rapor ile; Hastanın çift taraflı kondil kırığı göz önünde bulundurulduğunda beslenmesinin normale dönmesi ve diğer fonksiyonlarının iadesi için süreç, aktik tedavi - takip süresi dahil 4 (dört) aya kadar uzamış olduğu, klinik ve radyolojik muayene bulgularının normal olduğu, yeterli kırık iyileşmesi paterni görüldüğünü, bu nedenle hastanın yaşamını ömür boyu etkileyecek bir maluliyetinin olmadığının değerlendirildiği, aktüer bilirkişisi tarafından düzenlenen 18/09/2020 tarihli raporu ile, sürekli maluliyetin bulunmaması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı bulunmadığı, 1.297,00-TL, tedavi nedeniyle, 504,50-TL,ulaşım (benzin), otopark ve yemek nedeniyle zararın bulunduğununn rapor edildiği, sigorta şirketince ödenen tazminat miktarından fazla davacının maluliyetten kaynaklı tazminat alacağı bulunmadığı, davacının 6111 sayılı Kanun hükümleri uyarınca 1.801,50-TL alacağı bulunduğu tespit edilmiş ise de, bu alacak kaleminin ... Başkanlığı'ndan talep edilebileceği,, dava açılırken hasım gösterilmeyen ... Başkanlığı'nın sonradan davaya dahil edilmesi, usul hükümlerine aykırı olduğu gibi kurum hakkında hüküm kurulmasının hukuken mümkün olmadığı göz önünde bulundurulduğunda dahili davalı ... yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, diğer davalılar ... ve...Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. Maddesi gereği somut olayın özelliklerine göre 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, şeklindeki gerekçeyle; -Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİ ile, -Davacının tedavi giderlerine yönelik maddi tazminat isteminin davalılar ... ve...Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, dahili davalı ... yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, -Davacının iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat isteminin REDDİNE, -Davacının manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile, 25.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve...Müdürlüğü'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, -Fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin REDDİNE, karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; müvekkilinin kaza nedeniyle uğradığı mağduriyet göz önüne alındığında mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz bulunduğu, talep doğrultusunda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nden alınan raporda davacının maluliyetinin bulunmadığına dair tespitin yerinde olmadığı, bu raporun gerekçe gösterilerek maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, kararın bu nedenlerle kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; dava konusu kazaya müvekkili idareye ait aracı kullanan sürücü ...'un sebebiyet verdiği, müvekkili idareye kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğu, manevi tazminata hükmedilmesi için gerekli şartların oluşmadığı, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir. Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri ise; mahkemece müvekkili kurum yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş olmasına rağmen, müvekkili lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğu, kararın bu yönüyle kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dosya kapsamında yer alan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan 19/08/2019 tarihli maluliyet raporu ile; ...'ın 28/03/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 11/10/2008 tarih ve..... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, geçici veya sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığının bildirildiği, ......Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliğince doçent doktor tarafından hazırlanan 24/01/2020 tarihli rapor ile; Hastanın çift taraflı kondil kırığı göz önünde bulundurulduğunda beslenmesinin normale dönmesi ve diğer fonksiyonlarının iadesi için süreç, aktik tedavi - takip süresi dahil 4 (dört) aya kadar uzamış olduğu, klinik ve radyolojik muayene bulgularının normal olduğunu, yeterli kırık iyileşmesi paterni görüldüğünü, bu nedenle hastanın yaşamını ömür boyu etkileyecek bir maluliyetinin olmadığının bildirildiği, görülmüş, ilk derece mahkemesince ATK 2. İhtisas Dairesi'nin 19/08/2019 tarihli raporu hükme esas alınarak karar verilmiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Somut olayda; davaya konu kazanın 27/03/2018 tarihinde meydana geldiği, davacının sürekli maluliyetinin bulunup bulunmadığının, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerekirken, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılan ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 19/08/2019 tarihli raporunun hükme esas alınması hatalı olmuştur.Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilemez. O halde mahkemece, davacıda kaza sonrasında meydana gelen şikayetler de göz önünde bulundurularak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde davacının sürekli maluliyeti bulunup bulunmadığının belirlenmesi yönünden rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1.a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, Dairece verilen kaldırma kararının şekil ve gerekçesine göre davacı vekilinin sair, istinaf eden davalı vekillerinin tüm istinaf nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Davacı vekilinin, istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23/12/2021 tarih ve 2018... Esas 2021/765 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili ve davalı ... tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde taraflara İADESİNE, 4/İstinaf eden davalı ... harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6/İstinaf yasa yoluna başvuran taraf vekilleri tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/03/2026