Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7789 E. , 2024/4326 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7789 Karar No : 2024/4326 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : .. Kurulu Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 1. Yüksek lisans diplomasının klinik psikoloji yüksek lisans diploması olarak tescil edilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile, 2. Dayanağı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın ...tarih ve ..
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7789 E. , 2024/4326 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7789 Karar No : 2024/4326 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : .. Kurulu Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 1. Yüksek lisans diplomasının klinik psikoloji yüksek lisans diploması olarak tescil edilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile, 2. Dayanağı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın ...tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Boğaziçi Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı'ndan 26/08/2019 tarihinde mezun olduğu, kendisine psikoloji yüksek lisans programı diplomasının verildiği, oysaki klinik psikoloji yüksek lisans alanında eğitim gördüğü, sınav, staj, tez gibi tüm yeterliklerini tamamladığı, daha önce mezun olan kişilerin diplomalarının klinik psikoloji diploması olarak sayıldığı, iptali istenilen işlemlerin istikrar ve hukuki güvenlik ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı ile Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü'nün hasım konumuna alınması gerektiği; esasa ilişkin olarak Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'ndan görüş alındığı, anılan görüşte; Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü internet sayfasında Psikoloji ve Klinik Psikoloji olmak üzere iki farklı yüksek lisans programının görüldüğü, klinik psikoloji programında verilen dersler ve içerikleri, kazanılan yetkinlikler ve program çıktıları açısından incelendiğinde Yükseköğretim Kurumu tarafından izin verilerek onaylanmış program olması koşuluyla klinik psikoloji yüksek lisansı olarak değerlendirilebileceği, ancak klinik psikolog unvanı için bu alanda doktora yapmış olma şartını da sağlamış olması gerektiği, bunun dışında psikoloji programında verilen dersler ve içerikleri, kazanılan yetkinlikler ve program çıktıları ve mevzuat açılarından klinik psikoloji programıyla eşdeğer olmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Yüksek lisans diplomasının klinik psikoloji yüksek lisans diploması olarak tescil edilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlem ile dayanağı olan, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı kararının iptali istenilmektedir. Uyuşmazlıkta, 2004 yılına kadar yükseköğretim kurumlarındaki bölümlerle aynı isimli yüksek lisans programlarının üniversitelerin ilgili kurulları tarafından açılabildiği, 2004 yılından itibaren tüm lisansüstü programlar için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının izni gerektiği, söz konusu tarihten önce açılan lisansüstü programların Yükseköğretim Bilgi Sistemine girişinin ilgili üniversiteler tarafından yapıldığı, bu çerçevede davacının mezun olduğu programın Yükseköğretim Bilgi Sistemi veri tabanına 2004 yılından önce açılmış olması nedeniyle ilgili Üniversite tarafından Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans Programı olarak işlendiği, devam eden süreçte Yükseköğretim Genel Kurul toplantısında alınan kararla, mevcut öğrencilerin statülerinin korunması şartıyla Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans ve Doktora Programının kapatılarak Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ve Doktora Programı açılmasının uygun görüldüğü anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, ... tarih ve ... sayılı Yükseköğretim Kurulu kararıyla uygulamalı psikoloji ibaresi bulunan diplomaların klinik psikoloji diploması olarak tescil edilmesine karar verilmişken; dava konusu kararla bu uygulamadan vazgeçilerek, alt alan ibaresi olarak klinik psikoloji ibaresini içeren diplomaların klinik psikoloji diploması olarak tescil edileceğine karar verilmiştir. Anayasamızın 2. maddesinde; Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri arasında belirtilen hukuk devletinin temel ilkeleri arasında 'hukuki güvenlik' ve 'belirlilik' ilkeleri yer almakta olup, anılan ilkeler hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yaptığı düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır. Buna göre, hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkeleri gereğince davacının YÖK Yürütme Kurulunun dava konusu kararından olumsuz olarak etkilenmemesi gerekmektedir. Bu kapsamda, davalı idarece, davacının mezun olduğu Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans Programının eğitim seviyesi, ders niteliği, bilgi, beceri ve yeterlik düzeyinin, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı için öngörülen ders içeriği ve kazanılan yetkinlikle eşdeğer olup olmadığı yönünde bir inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, davacının başvurusunun reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından bireysel işlemin iptaline karar verilmesi gerekmektedir. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı kararında ise hukuka, hizmet gereklerine, üst normlara aykırılık ve iptali gerektirecek bir husus bulunmadığı anlaşıldığından davanın bu kısmının reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 05/09/2024 tarihinde, davacı vekili Av. ...'nın ve davalı idare vekili Av....'in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ : Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Psikoloji Klinik Psikoloji Bölümü Yüksek Lisans Programı'ndan 26/08/2019 tarihinde mezun olduğunu belirten davacı tarafından, kendisine verilen 21/12/2020 tarihli mezun belgesinde program adının psikoloji olarak yer alması üzerine, diplomasının klinik psikoloji yüksek lisans diploması olarak tescil edilmesi talebiyle davalı idareye yapılan 21/12/2020 tarihli başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu'nun ...tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarenin usule yönelik iddiaları kabul edilmeyerek işin esası incelendi: ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: Anayasanın 'Yükseköğretim kurumları' başlıklı 130. maddesinde; "Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur. Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabilir. ..Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, mali ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabidir." hükmü, 'Yükseköğretim üst kuruluşları' başlıklı 131. maddesinin 1. fıkrasında; "Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur." hükmü yer almıştır. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un ek 13. maddesinin (a) fıkrasında; "Klinik psikolog; psikoloji veya psikolojik danışma ve rehberlik lisans eğitimi üzerine klinik ortamlarda gerekli pratik uygulamaları içeren klinik psikoloji yüksek lisansı veya diğer lisans eğitimleri üzerine psikoloji veya klinik psikoloji yüksek lisansına ilaveten klinik psikoloji doktorası yapan sağlık meslek mensubudur. Klinik psikolog, nesnel ve yansıtmalı ölçüm araçları, gözlem ve görüşme teknikleri kullanarak psikolojik değerlendirme ile uluslararası teşhis ve sınıflama sistemlerinde hastalık olarak tanımlanmayan ve Sağlık Bakanlığının da uygun bulduğu durumlarda psikoterapi işlemleri yapar. Hastalık durumlarında ise ancak ilgili uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak psikoterapi uygulamalarını gerçekleştirir. Psikoloji lisans eğitimi üzerine ilgili mevzuatına göre Sağlık Bakanlığınca uygun görülen psikolojinin tıbbi uygulamalarıyla ilgili sertifikalı eğitim almış ve yeterliliğini belgelemiş psikologlar sertifika alanlarındaki tıbbi uygulamalarda görev alabilirler. Uzman tabibin teşhis ve yönlendirmesiyle ya da bağımsız olarak yapılabilecek mesleki uygulamalar, bu bentteki prensipler çerçevesinde Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmü düzenlenmiştir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 'Amaç' başlıklı 1. maddesinde; "Bu kanunun amacı; yükseköğretimle ilgili amaç ve ilkeleri belirlemek ve bütün yükseköğretim kurumlarının ve üst kuruluşlarının teşkilatlanma, işleyiş, görev, yetki ve sorumlulukları ile eğitim-öğretim, araştırma, yayım, öğretim elemanları, öğrenciler ve diğer personel ile ilgili esasları bir bütünlük içinde düzenlemektir." hükmü, 'Yükseköğretim Kurulunun görevleri' başlıklı 7. maddesinin (a) fıkrasında; "Yükseköğretim kurumlarının bu Kanunda belirlenen amaç, hedef ve ilkeler doğrultusunda kurulması, geliştirilmesi, eğitim - öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve yükseköğretim alanlarının ihtiyaç duyduğu öğretim elemanlarının yurt içinde ve yurt dışında yetiştirilmesi için kısa ve uzun vadeli planlar hazırlamak, üniversitelere tahsis edilen kaynakların, bu plan ve programlar çerçevesinde etkili bir biçimde kullanılmasını gözetim ve denetim altında bulundurmak" hususu, (b) fıkrasında; "Yükseköğretim kurumları arasında bu Kanunda belirlenen amaç, ilke ve hedefler doğrultusunda birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlamak" hususu ile (d) fıkrasının 2. alt bendinde; "...Yükseköğretim kurumları içinde bölüm, anabilim ve anasanat dalları ile uygulama ve araştırma merkezi açılması, birleştirilmesi veya kapatılması; konservatuvar, meslek yüksekokulu veya destek, hazırlık okul veya birimleri kurulması ile ilgili olarak doğrudan veya üniversitelerden gelecek öneriler üzerine karar vermek" hususu Yükseköğretim Kurulu'nun görevleri arasında sayılmıştır. 20/04/2016 tarih ve 29690 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin 'Diploma' başlıklı 10. maddesinin 2. fıkrasında; "Tezli yüksek lisans diploması üzerinde öğrencinin kayıtlı olduğu enstitü anabilim/anasanat dalındaki programın Yükseköğretim Kurulu tarafından onaylanmış adı bulunur. Mezuniyet tarihi tezin sınav jüri komisyonu tarafından imzalı nüshasının teslim edildiği tarihtir. " düzenlemesi yer almıştır. 03/03/1983 tarih ve 17976 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Lisans Üstü Eğitim-Öğretim Enstitülerinin Teşkilât ve İşleyiş Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; "...Lisansüstü eğitim-öğretime rektörün önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulu karar verir." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu'nun ...tarih ve ... sayılı kararı yönünden: Anılan kararda; "Yükseköğretim Kurumlarımız ile Türkiye Psikiyatri Derneği'nin, Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 10/01/2018 tarihli toplantısında aldığı kararı kamu yararı açısından sakınca doğrulacağı belirtilerek, yeniden incelenmesi konusundaki yazısı incelendi. Yapılan inceleme neticesinde; 2547 sayılı Kanun'un 2880 sayılı Kanun'la değişik 43/b maddesi uyarınca, Üniversitelerarası Kurul'un görüşü de dikkate alınarak; Uygulamalı Psikoloji alanından yüksek lisans/doktora diploması almış tüm mezunların Klinik Psikolog olarak tescil edilemeyeceği, "Uygulamalı Psikoloji" kavramının daha kapsayıcı bir üst alan adı olduğu, bu üst alan adı altında klinik psikolojisi, endüstri-örgüt psikolojisi, okul psikolojisi, adli psikoloji gibi farklı uzmanlık alt alanları toplu olarak yer aldığı, söz konusu alanlarının oldukça farklı ilgi alanlarına sahip olmakla beraber, ortak yönlerinin hepsinin ilgili oldukları alanda (klinik, endüstri, okul gibi) "uygulamaya yönelik bilgi ve beceriler" kazandırdığını, -Uygulamalı Psikoloji alt alanlarından sadece "Klinik Psikolojisi" alt alanında Yüksek Lisans ve Doktora Programları açıldığı bu nedenle mezunların diplomasında "Uygulamalı Psikoloji" üst alanının yanı sıra "Klinik Psikolojisi" alt alanı yazılmış olduğu, bazı üniversitelerimizin Psikoloji bölümlerinde ise Uygulamalı Psikoloji ibaresinin tek başına yer alarak spesifik uygulama alanı belirtilmeksizin diploma verildiği, önceki yıllarda ve halen bazı yükseköğretim kurumlarınca verilen diplomalarda yapılan bu hatalı diploma isimlendirmesinin düzeltilmesinin uygulanabilirliğinin bulunmadığını, -Psikoloji ve Klinik Psikoloji yüksek lisans ve doktora tekliflerinin Yükseköğretim Kurulunca her bir programın öğretim üyesi niteliği dikkate alınarak değerlendirildiği, lisansüstü programlar açılırken asgari öğretim üyesi şartı olarak açılması talep edilen yüksek lisans programı için doktorası veya doçentliği bu alandan olmak üzere ikisi en az doçent unvanına sahip toplam üç öğretim üyesi; doktora programı için ise en az biri profesör ikisi doçent veya ikisi profesör olmak üzere toplam altı öğretim üyesi şartı arandığını, -Psikoloji bölümünün altında; Adli Psikoloji-Deneysel Psikoloji-Endüstri ve Örgüt Psikolojisi-Gelişim Psikolojisi-Klinik Psikoloji-Psikoloji-Sağlık Psikolojisi-Sosyal Psikoloji-Uygulamalı Psikoloji-Örgütsel Psikoloji-Psikometri-Sosyoloji anabilim dallarının yer aldığını; -Psikoloji bölümü altında olmayıp psikoloji ile ilgili anabilim dallarının ise; Bağımlılık Psikolojisi, Bilişsel Nöropsikoloji, Çalışma Psikolojisi ve İnsan Kaynakları, Din Psikolojisi, Egsersiz ve Spor Psikolojisi, Eğitim Psikolojisi, Endüstri Örgüt Psikolojisi, Endüstri Psikolojisi, Endüstriyel ve Örgütsel Psikoloji, Evlilik ve Aile Psikolojisi, Genel Psikoloji, İnsan Psikolojisi ve İletişim, Sporda Psikososyal Alanlar, Yönetim ve Çalışma Psikolojisi programlarından oluştuğunu, -1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun Ek Madde 13-(Ek:6/4/2011- 6225/9 md.) "a) Klinik Psikolog; psikoloji veya psikolojik danışma ve rehberlik lisans eğitimi üzerine klinik ortamlarda gerekli pratik uygulamaları içeren klinik psikoloji yüksek lisansı veya diğer lisans eğitimleri üzerine psikoloji veya klinik psikoloji yüksek lisansına ilaveten klinik psikoloji doktorası yapan sağlık mensubudur" hükmü yer aldığını, Bu çerçevede; Yukarıdaki kanun, açıklamalar ve bilgiler ışığında; 10/01/2018 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında alınan karar yeniden değerlendirilerek, söz konusu kararın aşağıdaki şekilde değiştirilmesine ve a) Üniversitelerin psikoloji alanında yapılan yüksek lisans ve doktora programlarından sadece Yükseköğretim Kurulu'nun izni ile açılmış Klinik Psikoloji Programı mezunlarının diplomalarının, 1219 Sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunu Ek Madde 13-(Ek:6/4/2011- 6225/9 md.) ve Lisansüstü Eğitim Öğretim Yönetmeliğimiz uyarınca Klinik Psikoloji olarak tescil edilmesine, b) Uygulamalı Psikoloji alanından yüksek lisans/doktora diploması almış tüm mezunların Klinik Psikolog olarak tescil edilmemesine ancak mağduriyet oluşturmamak üzere bu kararın çıktığı tarihten önce "Uygulamalı Psikoloji" üst alanının yanı sıra "Klinik Psikoloji" eğitimi alarak diplomasında alt alanı yazılmış olan diplomaların tescil edilmesine, c) Yükseköğretim kurumlarının düzenleyeceği diplomalarda sadece Yükseköğretim Kurulu'nun izin verdiği program isminin yer almasına ve yanında ayrıca izin verilen alan dışında bir uzmanlık alanı varmış gibi gösteren diploma isimlendirmesinin yapılmamasına, d) Adli Psikoloji, Deneysel Psikoloji, Endüstri ve Örgüt Psikolojisi, Gelişim Psikolojisi, Psikoloji, Sağlık Psikolojisi, Sosyal Psikoloji, Uygulamalı Psikoloji, Örgütsel Psikoloji, Psikometri, Sosyoloji, Bağımlılık Psikolojisi, Bilişsel Nöropsikoloji, Çalışma Psikolojisi ve İnsan Kaynakları, Din Psikolojisi, Egsersiz ve Spor Psikolojisi, Eğitim Psikolojisi, Endüstri Örgüt Psikolojisi, Endüstri Psikolojisi, Endüstriyel ve Örgütsel Psikoloji, Evlilik ve Aile Psikolojisi, Genel Psikoloji, İnsan Psikolojisi ve İletişim, Sporda Psikososyal Alanlar, Yönetim ve Çalışma Psikolojisi alanlarından mezun olanların diplomalarının klinik psikoloji adı altında tescil edilmesinin uygun olmadığına" karar verilmiştir. Psikologlar, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kabul edilen yurtiçi psikoloji lisans programları ile denkliği Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kabul edilen yurtdışı psikoloji lisans programlarından lisans derecesi ile mezun olan kişiler olup, psikolog unvanı kullanma hakkı taşımaktadırlar. Psikologlar, bireyin bireysel ve toplumsal tutum, davranış, düşünme ve duygu durumlarını inceleyen, davranışın ve zihinsel süreçlerin bilimsel tanım ve açıklamalarını temel alan kişilerdir. Klinik psikologlar ise; psikoloji veya psikolojik danışma ve rehberlik lisans eğitimi üzerine klinik ortamlarda gerekli pratik uygulamaları içeren klinik psikoloji yüksek lisansı veya diğer lisans eğitimleri üzerine psikoloji veya klinik psikoloji yüksek lisansına ilaveten klinik psikoloji doktorası yapan sağlık meslek mensubu olup, nesnel ve yansıtmalı ölçüm araçları, gözlem ve görüşme teknikleri kullanarak psikolojik değerlendirme ile uluslararası teşhis ve sınıflama sistemlerinde hastalık olarak tanımlanmayan ve Sağlık Bakanlığının da uygun bulduğu durumlarda psikoterapi işlemlerini yapan ve hastalık durumlarında ise ancak ilgili uzman tabibin teşhisine ve tedavi için yönlendirmesine bağlı olarak psikoterapi uygulamalarını gerçekleştiren kişilerdir. İdarelerin düzenleyici işlem yapma yetkisi yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun, yönetmelik gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak gerçekleşebilir. Davalı idare tarafından, bazı üniversitelerin Psikoloji/Uygulamalı Psikoloji alanlarındaki lisansüstü programlarında, spesifik uygulama alanı belirtilmeksizin verilen hatalı diplomalara ilişkin sorunları önlemek, kamu yararını sağlamak amacıyla, kendisine verilen yasal yetkiler çerçevesinde düzenleme yapıldığı ve yapılan düzenlemede mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlem yönünden: Uyuşmazlıkta, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı kararında, ilgili yükseköğretim kurumunun (Boğaziçi Üniversitesi) Sosyal Bilimler Enstitüsü internet sayfasında psikoloji ve klinik psikoloji olmak üzere iki farklı yüksek lisans programının görüldüğü, bu bağlamda klinik psikoloji programında verilen dersler ve içerikleri, kazanılan yetkinlikler ve program çıktıları açılarından incelendiğinde yükseköğretim kurumu tarafından izin verilerek onaylanmış program olması koşuluyla klinik psikoloji yüksek lisansı olarak değerlendirilebileceği, ancak klinik psikolog unvanı için bu alanda doktora yapmış olma şartının da sağlanmasının gerektiği, bunun dışında psikoloji programında verilen dersler ve içerikleri, kazanılan yetkinlikler ve program çıktıları ve mevzuat açılarından klinik psikoloji programıyla eşdeğer olmadığının belirtildiği; ... tarih ve ... sayılı kararında ise, ilgili kurumların internet sayfaları esas alınarak başvurularda alınan eğitimlerin içerikleri, kazanılan yetkinlikler ve program çıktıları Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi (TYYÇ) ilişkisinin incelendiği, bu açıklamalar ışığında, komisyonlarınca Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Psikoloji Yüksek Lisans Programının, klinik psikoloji ile eşdeğer olmadığı ve klinik psikolog olmak için gerek mevzuat açısından gerekse ders içerikleri, kazanılan yetkinlikler ve program çıktıları açılarından yeterli görülmediğinin belirtildiği; davalı idarenin... tarih ve ... sayılı yazısında; Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans programının açılışının 1979'lu yıllara tekabül ettiği, Üniversite bünyesinde Klinik Psikoloji Anabilim Dalı açılması teklifinin 12/10/1995 tarihli Yükseköğretim Kurulu Yürütme Kurulu toplantısında uygun görülmediği, 2004 yılına kadar yükseköğretim kurumlarındaki bölümlerle aynı isimli yüksek lisans programlarının üniversitelerin ilgili kurulları tarafından açılabildiği, 2004 yılından itibaren tüm lisansüstü programlar için Kurullarının izni gerektiği, söz konusu tarihten önce yükseköğretim kurumları tarafından açılan lisansüstü programların Yükseköğretim Bilgi Sistemine girişinin ilgili üniversiteler tarafından yapıldığı, ayrıca YÖKSİS üzerinde yükseköğretim programlarının adı ve kişilerin söz konusu programlara kayıt ve mezuniyet bilgilerinin ilgili yükseköğretim kurumları tarafından aktarıldığı, YÖKSİS veri tabanına 2004 yılından önce açılmış olması nedeniyle Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans programı olarak işlendiği anlaşılmaktadır. İdarenin ister bir taahhüt, isterse uzun süren bir uygulamasına güvenerek olsun, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmeleri, haklı beklenti olarak tanımlanmakta olup, haklı beklentinin korunması idarenin takdir yetkisini kullandığı alanlarda söz konusu olduğundan, kamu yararının ağır bastığı durumlarda haklı beklentiden söz edilemeyecektir. Bu durumda; yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca yükseköğretim kurumlarından mezun olan öğrencilere verilecek diplomalarda, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'ndan izin alınan program adına yer verileceği hususu tartışmasız olup davacının eğitim aldığı yüksek lisans programının psikoloji programı olduğu, bu program çerçevesinde verilen belli derslerin klinik psikoloji alanında verilmesinin diplomada bu hususun belirtilmesini gerektirmeyeceği, aksi durumun kabulünün hem yasal mevzuata hem de kamu yararına aykırılık oluşturacağı anlaşıldığından, tesis edilen işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu'nun ...tarih ve ... sayılı kararı yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliğiyle, 2. ... tarih ve ... sayılı işlem yönünden DAVANIN REDDİNE oyçokluğuyla, 3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/09/2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY : (X-) Dava; Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Psikoloji Klinik Psikoloji Bölümü Yüksek Lisans Programı'ndan 26/08/2019 tarihinde mezun olan davacı tarafından, kendisine verilen 21/12/2020 tarihli mezun belgesinde program adının psikoloji olarak yer alması üzerine, diplomasının klinik psikoloji yüksek lisans diploması olarak tescil edilmesi talebiyle davalı idareye yapılan 21/12/2020 tarihli başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu'nun ...tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. Dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlem yönünden: Anayasamızın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri arasında belirtilen hukuk devletinin temel ilkeleri olarak 'hukuki güvenlik' ve 'belirlilik' ilkeleri yer almakta olup, anılan ilkeler hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yaptığı düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır. İdarelerin düzenleyici işlemler yapabilme yetkisi Anayasamızın 124. maddesine dayanan anayasal bir yetki olması nedeniyle idareler tarafından, mevzuatla verilen görevlerin yerine getirilmesini teminen düzenleyici işlemler yapılabileceği açık olmakla birlikte; idarelerin, düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, eski hukuki durum çerçevesinde, hak kayıplarını önleyici düzenleme yapmaları, bu sayede hukuk devleti olmanın gereği olarak üstün kamu yararı ihlal edilmeden, kişilerin hukuki güvenliğinin korunması, idari istikrarın da sağlanması gerektiği açıktır. Uyuşmazlıkta, davalı idareden izin alınmadan açılan yüksek lisans programına kaydı yapılan davacının herhangi bir hatasının ya da hilesinin bulunmadığı, söz konusu programın açılması ve denetiminin yapılması işlemlerinin tamamen üniversite ile davalı idare arasında olduğu açık olup davacının hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkeleri gereğince yapılan düzenlemeden olumsuz olarak etkilenmemesi gerekmektedir. Haklı beklenti kavramı, devletin tüm organlarının üstünde hukukun mutlak egemenliğinin bulunması, yasa koyucunun da her zaman Anayasa ve hukukun üstün kuralları ile kendisini bağlı sayması olarak tanımlanan hukuki güvenlik ilkesinin de bir uzantısıdır. Nitekim, Anayasa Mahkemesi'nin 15/11/2017 tarih ve E:2016/133, K:2017/132 sayılı kararında, "haklı beklenti ilkesi" açıklanarak; kişilere belirli haklar sağlayan hukuk kurallarının muhataplarında bir beklentiye yol açmasının mümkün olduğu, hak beklentisinin, bir kişinin mevcut kurallar uyarınca bir hakkı elde etme beklentisini ifade ettiği, bir kuralda öngörülen koşulları taşıyan kişilerin o kuralın ilişkin olduğu hakkı hukuken ve fiilen elde etmelerinin, kendileri yönünden kazanılmış hak oluşturmakla birlikte henüz bu hakkı kazanmamış kişilerin de söz konusu hakkı elde etme noktasında bir beklenti içinde olmalarının olağan olduğu, kişilerin hukuka güveni, hukuk devleti yönünden önemli olup kişilerin bu güveninin yine hukuk tarafından korunmasının asıl olduğu ve bu korumanın, hukukî güvenlik ilkesi olarak adlandırıldığı, hukuk güvenliği ilkesinin, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılacağı, kişilerin mevcut kurallar çerçevesindeki tüm beklentilerinin mutlak suretle hukuken korunmasının ise kuralların değişmezliğine yol açabileceği gibi kuralların değiştirilmesini anlamsız kılabilecek sonuçlara da yol açabileceği, bir kuralda yapılan değişikliğin kişilerin elde etmeyi bekledikleri haklara etkisinin saptanmasında, söz konusu kuralın değiştirilme gerekçelerinin de gözetilmesinin zorunlu olduğu, bu anlamda değiştirilen kuralın, beklenen hakların yanı sıra kazanılmış haklar yönünden dahi etkili olabileceği, kamu düzeni, genel sağlık gibi haklı nedenlerle daha önce elde edilmiş bir hakkın kullanımı yönünden getirilen ek koşulların mevcut hak sahipleri yönünden gözetilebilmesinin de mümkün olduğu, o hâlde her beklentinin hukuken korunmasının söz konusu olmadığı, haklı beklentinin tespitinde kişilerin bu hakkı elde etmeye ne kadar yakın olduklarının ve kural değişikliğinin bu hakkın elde edilmesine etkilerinin, kural değişikliğine neden olan gerekçelerin gözetilmesi gerektiği, bu kapsamda kuralda gerçekleşen değişiklik sonucu ilgililerin bu haktan mahrum kalıp kalmadıkları ya da söz konusu değişikliğin bu hakkı elde etmeleri yönünden zorlaştırıcı bir etkisinin olup olmadığının da dikkate alınacağı belirtilmiştir. Davalı idarenin ...tarih ve ... sayılı dava konusu kararında; kamu yararına, mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı açık olmakla birlikte somut olay bağlamında, davacının kayıt olduğu yüksek lisans programına devam etmesi hususu dikkate alındığında haklı beklenti şartlarının davacı açısından oluştuğu tartışmasızdır. Ayrıca, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu'nun dava konusu ...tarih ve ... sayılı kararında; mağduriyet oluşturmamak üzere kararın çıktığı tarihten önce "Uygulamalı Psikoloji" üst alanının yanı sıra "Klinik Psikoloji" eğitimi alarak diplomasında alt alanı yazılmış olan diplomaların tescil edilmesine karar verilmişken, psikoloji alanında oluşan mağduriyetlerin giderilmesi için herhangi bir düzenleme yapılmadığı hususu da dikkate alındığında, davalı idarece davacının haklı beklentisi gözetilmeksizin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşıldığından, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.