12. Ceza Dairesi 2021/659 E. , 2024/6548 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/191 Esas, 2016/519 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahke
**12. Ceza Dairesi 2021/659 E. , 2024/6548 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/191 Esas, 2016/519 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 15.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik araştırma neticesinde hüküm kurulduğuna ve sanık lehine hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;16.10.2011 günü saat 23.00 sıralarında gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu, iki yönlü, üç şeritli, Moris Şinasi gidiş yönüne göre sağdaki şerit devamlı çizgi ile ayrılmış, meskun mahal sınırları içerisinde sanık sürücü ...’nin sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetle İzmir Caddesi üzerinden Moris Şinasi yönünde seyri sırasında olay yerine geldiğinde aracının sol dikiz aynası kısmı ile, yolun karşısına geçmek için ilk şeridi geçip ikinci şerit üzerinde kaşı yönü kontrol amaçlı duraklamış olan yayaya orta şerit üzerinde çarpması ve bu sırada karşı yönden gelmekte olan diğer sanık sürücü ...' un sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin sol yan kısımları da söz konusu yayaya çarpması sonucu yaya ...' in ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde kazaya karışan sürücülerin olay yerini terk etmeleri nedeniyle kaza tespit tutanağının düzenlenemediği, savcılık aşamasında keşif üzerine alınan 31.10.2011 tarihli bilirkişi raporunda: sanık sürücü ...’nin dikkatini yola vermeden ilerleyerek ve aracının teknik açıdan ölçülerini dikkate almadan kendi şeridinde bulunmayan yayanın çok yakınından geçtiği esnada çarpması nedeniyle 2918 sayılı KTK’nın 56/a maddesi uyarınca şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak kuralını ve aynı kanunun 47/1-c.maddesi uyarınca trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak kurallarını ihlal ederek asli kusurlu olduğunun belirlendiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 26.12.2012 tarihli adli raporda: sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonetle seyri sırasında yola gereken dikkatini vermemiş, kavşağın olduğu yere gelmeden önce hızını düşürmemiş, ikinci şeride kadar gelip karşı istikameti kontrol etmekte olan yayaya arkadan önlemsiz vaziyette çarparak belirtilen hatalı hal ve hareketleri ile olaya sebebiyet vermiş olup asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, tanıkların yeminli anlatımı, hazırlık soruşturmasında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu, olay yeri görgü tespit tutanağı içeriği ile örtüşen, denetime açık, hukuka uygun bulunan bu nedenle hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nin 26.12.2012 tarih, 9733 sayılı raporu ile bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Sanık hakkında hükmolunan 2 yıl 1 ay hapis cezasının, günlüğü 20 TL den adli para cezasına çevrilmesi sırasında sonuç cezanın 15.200TL yerine hesap hatası yapılarak 15.000 TL olarak belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuşsa da aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanunun 52/3.maddesine aykırı davranılması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 6 numaralı paragrafın çıkarılarak yerine '"Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 2 yıl 1 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 760 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 15.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde karar verildi.