12. Ceza Dairesi 2021/349 E. , 2024/8051 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/226 E. 2016/229 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükmün; sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar
**12. Ceza Dairesi 2021/349 E. , 2024/8051 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/226 E. 2016/229 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükmün; sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53/1-2-3, 51/1-3.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesi ile hak yoksunluğuna karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafinin temyiz sebepleri; kusur durumunun hatalı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Mersin İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 5619 sokak üzerinde bulunan ...'e ait olan binanın kanalizasyon hattında arıza meydana gelmesi üzerine su tesisatçısı ... ile anlaştığı ve Akdeniz Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünden ücreti karşılığında kepçe kiraladığı, 23.02.2014 günü belediyede ekip şefi olarak çalışan sanık ..., kepçe operatörü olarak çalışan sanık ... ile su tesisatçısı ...'nin, ...'e ait binanın önüne geldikleri, saat 13.30 sıralarında kanalizasyon hattındaki arıza için sanık ... tarafından hendek açıldığı, açılan hendeğe girip çalışan ...'nin, hendeğin yan çeperlerindeki toprağın çökmesi neticesinde toprak altında kalarak öldüğü olayda, hükme esas alınan 30.03.2014 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile 28.12.2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; ölenin kazanın gerçekleştiği tarihte iyi ve kötüyü ayırabilecek tehlikeyi fark edebilecek kendi can güvenliğini alabilecek yaşta olduğu, fakat zemin cinsi ve kazı şev açılarının ne olacağını bilemeyeceği, buna karşın kaza alanında gerekli önlemler alınmadan kazı içine girmesi gerekçesi ile kusurlu olduğu, ...'in ise olayda iş veren konumunda olup kazı yaptırırken konu ile ilgili yeterliliğe sahip bir teknik personel bulundurmadığı, bu nedenle toprağın cinsi ve kazı alanının derinliği ve şekline uygun olarak gerekli şevlerin yapmadığı kazı alanında gerekli iş sağlığı ve güvenliğini aldırmadığı gerekçesiyle kusurlu olduğu, ekip şefi olan ...'in yanında uzman bilirkişinin bulundurmaması, göçme ihtimali bulunan yerleri önceden yeterince kontrol etmemesi, kanal kazısının kazı çalışmalarının yapım tekniğine uygun yapılmaması, kazılan kanalın yan yüzeylerinden toprak kaymasının önlenmesi için toprağın cinsi de dikkate alınarak yan yüzeylere uygun özelliklerde sağlam tahkimatların (kazının yan yüzeylerine yerleştirilecek ahşap yada çelik destek elemanları) yapılmaması yada kazıya uygun şev açısının delinmemesi gerekçesi ile kusurlu olduğu, sanık ...'ın kazanın gerçekleştiği tarihte iyi ve kötüyü ayırabilecek tehlikeyi fark edebilecek yaşta olduğu fakat zemini cinsi ve kazı şev açılarının ne olacağını bilemeyeceği buna karşın boyun ve baş kısmı toprak dışında kalmış ... nin kurtarma çalışması sırasında bu kadar dar bir alanda toprağın iş makinası ile kaldırılamaması gerektiğini bilmesi gerektiği gerekçesiyle kusurlu olduğu belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece kusurlu olduğu kabul edilen sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanıklar müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 Esas-2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saiki'' gerekçesine, (b) bendinde yer alan ''suçun işlenmesinde kullanılan araçlar'' ve (f) bendindeki "failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi 2.Taksirli suçlarda TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinde düzenlenen hak yoksunluklarının sanıklar hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi, 3.Hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilen sanıklar hakkında TCK'nın 51/7. maddesi uyarınca denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde cezanın aynen infazına karar verileceği ihtarı ile TCK'nın 51/8. maddesi uyarınca denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı ihtarının kararda belirtilmesi sırasında, dayanak teşkil eden uygulama maddelerinin kararda gösterilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Mersin 13. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafinin, temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün 1.fıkrasının 1.paragrafında yer alan ''sanığın kastının ağırlığı'', ''güttüğü amaç ve saik'', ''kullanılan araç'' ibarelerinin çıkarılması, hükmün 1.fıkrasının 4.paragrafının hükümden çıkarılması ve hükmün 1.fıkrasının 8.paragrafının çıkarılarak yerine ''5237 sayılı TCK’nın 51/7. maddesi uyarınca denetim süresi içinde sanıkların kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ve TCK'nın 51/8. maddesi uyarınca denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağının sanıklara bildirilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde karar verildi.