Başvurucu, terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan yargılandığı Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin uyarlama davasında, mahkemenin, indirim sebeplerindeki takdir yetkisini, yeterli gerekçeye dayanmadan üst sınır yerine alt sınırdan kullanması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan yargılandığı Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin uyarlama davasında, mahkemenin, indirim sebeplerindeki takdir yetkisini, yeterli gerekçeye dayanmadan üst sınır yerine alt sınırdan kullanması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 7/1/2013 tarihinde Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 11/6/2013 tarihinde başvurunun karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararı alınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçu nedeniyle hakkında açılan ve Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinde görülen kamu davasında 13/12/2007 tarih ve E.2006/128, K.2007/464 sayılı kararla başvurucu 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edilmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 31/5/2012 tarih ve E.2009/13445, K.2012/7148 sayılı ilamıyla Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin kararı onanmış ve karar aynı tarihte kesinleşmiştir. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 4/7/2012 tarih ve 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un maddesiyle 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) maddesinin (6) numaralı fıkrasında yapılan değişiklerin lehe hükümler içermesi nedeniyle hükümlü hakkında verilen cezanın yeniden değerlendirilmesi talebinde bulunmuştur. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi, 14/9/2012 tarih ve E.2006/128, K.2007/464 sayılı Ek Kararı ile yeniden değerlendirme yaparak anılan Kanun hükümleri uyarınca örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan verdiği önceki mahkumiyet kararını iptal ederek yeniden hüküm kurmuş ve atılı suçtan dolayı yasada öngörülen takdiri indirimi 1/6 oranında uygulayarak neticeten başvurucuyu 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına mahkûm etmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir:“… Suç ve Cezada kanunilik ilkesinin gereği olarak, hükümlüler hakkındaki cezadan indirim yapılması için gerekli koşulların kanunda sayılması gerekir. Ancak kanun koyucu tarafından 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 220/ Maddesinin ikinci cümlesindeki takdiri indirim düzenlemesi yapılırken, indirim koşulları sayılmamıştır. Bu durumda kanun koyucu hakime, indirim oranının belirlenmesinde olayı ve suçluyu hukuki normları kıstas alarak adil ve insaflı bir oranın tespitinde özgür bırakmıştır.Buna göre mahkememizce; suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suç konusunun önem ve değeri, failin kusurunun ağırlığı kıstasları dikkate alınarak indirim oranı tespit edilmiştir.Hükümlülerin, cezalandırılmasına konu edilen silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek eylemi sırasında; güvenlik görevlilerine taş attıklarının anlaşıldığı, bu nedenle suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı, suçun işlenmesinde kullanılan araç, failin kusurunun ağırlığı kıstasları dikkate alınarak verilen cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılmıştır.” Başvurucu, TCK’nın maddesinin (6) numaralı fıkrasında hâkime tanınan takdir yetkinin gerekçesiz ve keyfi kullanıldığı iddiası ile anılan karara itiraz etmiş, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi, 1/11/2012 tarih ve 2012/881 Değişik İş sayılı kararı ile Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar vermiştir. Ret kararının gerekçesi şöyledir:“… Yukarda sayılan yasal düzenlemeler ve kanun koyucunun indirim oranının belirlenmesinde hakime tanıdığı takdir yetkisi göz önüne alınarak, hükümlüler … İbrahim ATAŞ hakkında 6352 sayılı yasa gereğince verilen Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi, 14/9/2012 tarih ve E.2006/128, K.2007/464 karar sayılı ek kararının usul ve yasaya uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılarak itirazın reddine karar verilmiştir.” Ret kararı başvurucuya 7/12/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.B. İlgili Hukuk TCK’nın “Silahlı örgüt” kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:“(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silâhlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.” TCK’nın “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” kenar başlıklı maddesinin (6) ve (7) numaralı fıkraları şöyledir:“(6) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca örgüte üye olmak suçundan da cezalandırılır. Örgüte üye olmak suçundan dolayı verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.(7) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir.” TCK’nın “Cezanın belirlenmesi” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“(1)Hâkim, somut olayda;a) Suçun işleniş biçimini,b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları, c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,d) Suçun konusunun önem ve değerini, e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını, g) Failin güttüğü amaç ve saiki,Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanunî tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.” TCK’nın “Takdiri indirim nedenleri” kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“(2)Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir.” 23/3/2005 tarih ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un maddesi, 4/12/2004 tarih 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 267 ila maddeleri, TCK’nın ve maddesi, 6352 sayılı Kanun’un maddesi.