(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/186 E. , 2007/316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.11.2001 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 06.10.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/186 E. , 2007/316 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.11.2001 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 06.10.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 620 parsel sayılı taşınmazı için davalı Hazine'ye ait 621 parsel sayılı taşınmazdan 3 m. genişliğinde geçit hakkı istemiş, davalı, davacı için en uygun geçit hakkının kuzeydeki 257 parsel numaralı taşınmazdan verilebileceğini, 621 parsel sayılı taşınmazın 4 tarafının mera olduğunu ve mera'dan geçit hakkı verilemeyeceğini savunmuştur. Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, geçit hakkı istemine ilişkindir. Krokide, yeşil ile işaretli "a" ve "b" harfleri ile gösterilen güzergahlar 621 numaralı mera parseli içinde yer almaktadır. Mahkeme hükmünde belirtilen gerekçeler ile bu güzergahlardan hukuken geçit kurulamaz ise de, davacı parselinin mutlak geçit ihtiyacı içinde olduğu da açıktır. Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden dava tarihinden sonraki zaman diliminde imara ilişkin bir uygulama yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise davacıya ait parsel ile komşu parsellerin bu uygulama sonucu geometrik durumları ile mülkiyetlerinin ne şekilde belirlendiği sorulmalı ve oluşan son hukuki duruma göre kesinleşen imar var ise orada yer alan imar yollarının fiilen açılıp açılmadığı da keşfen belirlenerek oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.