4. Hukuk Dairesi 2023/6949 E. , 2024/8283 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/310 E., 2022/621 K. DAVA TARİHİ : 27.12.2013 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargıla
**4. Hukuk Dairesi 2023/6949 E. , 2024/8283 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/310 E., 2022/621 K. DAVA TARİHİ : 27.12.2013 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Türkiye Sigorta AŞ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların trafik sigortacısı olduğu araçların karıştığı çift taraflı kazada motosiklette yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle talebini 17.768,77 TL olarak artırmış, 28.11.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 94.914,68 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş. (Eski unvan Aviva Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, sigortalı aracın sürücüsünün kusursuz olduğunu, hatır taşıması nedeniyle hesaplanan tazminattan indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. (Eski unvanı Güneş Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde; sigortalının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, davacının maluliyetine ilişkin raporun Adli Tıp Kurumundan (ATK) alınması gerektiğini, müterafik kusur nedeniyle hesaplanan tazminattan indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III.BOZMA ÖNCESİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 30.12.2014 tarihli kararıyla, davanın kabulüyle 17.768,77 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar karar verilmiştir. IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davalı Türkiye Sigorta AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 27.11.2017 tarih, 2015/5110 Esas, 2017/11019 Karar sayılı ilamıyla; "...mahkemece, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde davacının maluliyet oranının tespiti konusunda rapor alınması; davacının maluliyet oranının bu raporla saptanmasından sonra, ödenmesi gereken maluliyet zararının hesaplanması için aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi..." gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda "...Mahkememizce verilen 30.12.2014 tarihli karar, yalnızca davalılardan Türkiye Sigorta A.Ş. (eski unvanı Güneş Sigorta A.Ş.) tarafından temyiz edilmiştir. Bu durumda, 30.12.2014 tarihli karar, temyiz isteminde bulunmayan davacı ile davalı Aviva Sigorta A.Ş. yönünden kesinleşmiştir. Diğer yandan, 12.11.2014 ilk rapor tarihi itibariyle davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararının toplamı 17.768,77 TL olarak belirlenmiş olup, 12.11.2014 tarihli raporda belirlenen tazminat miktarları, davacı rapora itiraz etmediği gibi temyiz yasa yoluna başvurmadığından, davalı Türkiye Sigorta A.Ş. lehine usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Bu durumda, her ne kadar davacının belirsiz alacak davası olarak açtığı ve 14.11.2014 tarihinde bedel arttırımında bulunduğu, eldeki davada; 28.07.2020 yürürlülük tarihli 7251 sayılı Kanun ile değişen 6100 sayılı HMK'nın 177/2. maddesinde düzenlenen; ''Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesince gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması halinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararında uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.'' hükmü uyarınca, bozmadan sonra ıslah yapabileceği kabul edilse de, davacı yanın, ilk hükme esas alınan 12.11.2014 tarihli rapora karşı itirazda bulunmadığı ve bu raporun esas alındığı ilk hükme karşı temyiz kanun yoluna başvurmadığı anlaşılmakla, ilk hükme esas alınan 12.11.2014 tarihli rapordaki tazminat miktarlarının, temyiz isteminde bulunan davalı Türkiye Sigorta A.Ş. yönünden usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetilerek,..." ilk rapor ile belirlenen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat tutarı olan 17.768,77 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne, 17.768,77 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalılara Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı araçların karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının uğradığı bedensel zarara dayalı maddi tazminat talebine ilişkindir. 2. Değerlendirme Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ilamı ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden temyiz incelemesinin yapılamayacak olmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin ve davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya ve davalı Türkiye Sigorta A.Ş.'ye yükletilmesine,Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.