8. Hukuk Dairesi 2022/3842 E. , 2023/1258 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/973 E., 2022/358 K. KARAR : Başvurunun kısmen kabulü, sair itirazların reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Salihli Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuru…
**8. Hukuk Dairesi 2022/3842 E. , 2023/1258 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/973 E., 2022/358 K. KARAR : Başvurunun kısmen kabulü, sair itirazların reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Salihli Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne, sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 115 ada 4 parsel sayılı 3857,86 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'ın fiili kullanımında bulunduğu ve üzerindeki ev ve zeytin ağaçlarının ...'a ait olduğu şerhi yazılarak, tarla vasfıyla; 115 ada 6 parsel sayılı 486,01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'ın fiili kullanımında olduğu, üzerindeki kargir ev ve zeytin ağaçlarının ...'a ait olduğu şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde özetle; kendisi adına fiili kullanım şerhi verilen 115 ada 6 parsel sayılı taşınmaz ile dere yatağı sınırının hatalı belirlendiğini, dere yatağı olarak gösterilen kısmı kadimden beri kendisinin kullandığını, bu kısım üzerinde ağaçlarının bulunduğunu belirterek 115 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kullanım kadastrosu sınırlarının düzeltilerek derede bırakılan kısmın 115 ada 6 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine; 115 ada 6 parseldeki evinin anayola bağlantısı sağlanmadan yapılan tespitin iptal edilerek evinin anayola bağlantısının sağlanmasına; 115 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kullanıcısının derenin hemen önüne yaptırdığı havuzun yıkılmasına ve kullanıcı gösterilen davalı ... tarafından dereye dökülen kiremitlerin kaldırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiş; yargılama sırasında 115 ada 4 parsel kullanıcısı ..., davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. 3. 28.04.2021 tarihli celsede, davacının "115 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kullanıcısının derenin hemen önüne yaptırdığı havuzun yıkılmasına ve kullanıcı gösterilen davalı ... tarafından dereye dökülen kiremitlerin kaldırılmasına" ilişkin taleplerinin iş bu davadan tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmesine karar verilmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine; davaya cevap vermemiş, ancak aşamalardaki beyanlarında davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının, kendi parseline dahil edilmesini talep ettiği dere yatağının önceden dava konusu 115 ada 6 parselin daha da iç kısımlarından geçtiği, 29.03.2021 tarihli bilirkişi raporuna ekli 2009 tarihli ortofotodan, mahalli bilirkişiler ve tanık anlatımlarından anlaşıldığı, davacının zaten hali hazırda dere yatağını genişletmek suretiyle dere yatağından kazanım yaptığı, davacının talebinin kabul edilmesinin daha fazla yer kazanımı uğruna doğal akarsu ve yapıların tahribatının kabulü anlamına geleceği" gerekçeleriyle davanın reddine, çekişmeli 115 ada 6 parsel sayılı taşınmazın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi gereği yapılan kullanım kadastrosu tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı, istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ettiği bölümün dere yatağı olmadığını, kullanıcısı olduğu 115 ada 6 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiği, dava konusu edilen yerin yaklaşık 60 yıldan bu tarafa öncesinde babası, sonrasında babasının vefatı ile de taksim sonucunda kendisi tarafından kullanıldığını, davalı ...'ın kullanımında olan taşınmazın dışında kalan ve 2/B uygulaması kapsamında olan ancak kullanıcısı belirlenmemiş durumdaki 265 metrekarelik kısma ağaç dikilmesi ve havuz yapılması suretiyle müdahale ettiğini belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacı tarafından, davalı Hazine ve ... aleyhine, açılan kullanım kadastrosu tespitine itiraz, müdahalenin önlenmesi ve kal istemli davanın yapılan yargılaması sonunda; müdahalenin önlenmesi ve kal talepleri yönünden görevsizlik kararı verilmek üzere dosyadan tefrik edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; davacının kullanıcı gösterildiği 115 ada 6 parsel sayılı taşınmaz ile davalı ...'ın kullanıcı gösterildiği 115 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar arasında bulunan dere sınırının düzeltilmesi talebi yönünden, mahkemece yapılan keşif sonunda düzenlenen denetime elverişli, bilimsel ve teknik veriler içeren, mahalli bilirkişi beyanları ve 2009 yılı ortofoto görüntüleri ile desteklenen bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacının davasının reddi ile dava konusu 115 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kullanım kadastrosu tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ne var ki; kullanım kadastrosu tutanak aslı dosya içine getirtilerek davalı hale getirilen 115 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında kapalı sicil oluşturacak şekilde, kullanım kadastrosu tespiti gibi tapuya kayıt ve tescili yönünde hüküm kurulmamasının isabetsiz olmakla birlikte; eksikliği tespit edilen bu hususun yeniden yargılama yapılmadan giderilmesinin mümkün olduğu" gerekçesiyle davacı ...'ın istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile sair istinaf itirazlarının reddine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b/2 ve 355 inci maddeleri gereğince, Salihli Kadastro Mahkemesinin 28.04.2021 tarihli ve 2020/23 Esas, 2021/20 Karar sayılı kararının kaldırılmasına; davanın reddine; çekişmeli 115 ada 4 ve 6 parsel sayılı taşınmazların, 3402 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosu tespiti gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kullanım kadastrosuna itiraz niteliğindedir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 5831 sayılı Kanunla 3402 sayılı Kanun'a eklenen Ek 4 üncü maddesi, 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.