Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10958 E. , 2024/6233 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10958 Karar No : 2024/6233 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına d…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10958 E. , 2024/6233 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10958 Karar No : 2024/6233 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 158.984,22-TL'ye ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; noter taahhütnameleri ve tüm dosya kapsamından, yurt dışından damızlık hayvan ithal eden davacı tarafından verilen taahhütnamenin ihlal edildiği konusunda bir tereddüt bulunmadığı, bu kapsamda taahhüdün ihlalinden kaynaklanan amme alacağının tahsiline yönelik olarak düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 11/05/2018 tarhinde İdare görevlileri tarafından yapılan denetimin davacının yokluğunda yapıldığı ve bu denetime dair tutanağın davacının akrabası olan Hasan Yıldırım'a tebliğ edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı ayrıca Davacıya Macaristan'dan ithal edilen toplam 238 hayvan bedelinin ödenmesi aksi halde 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsil edileceğinin bildirilmesine yönelik işlemin Suluca Köyü muhtarına tebliğinin de usule uygun olmadığı, bu usulsüz tebliğ işlemlerinden dolayı savunma ve itiraz haklarının kullanılmasının engellendiği, bu durumun hak arama hürriyetine ilişkin Anayasal ilkenin ihlali anlamına geldiği belirtilerek mezkur kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 54. maddesinde; ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının, tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, aynı Kanun'un 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde, borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gerektiğinin bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabileceği hükmü yer almaktadır. 28/01/2013 tarihli, 2013/4284 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kararlaştırılan "Teknik Düzenlemeler Rejimi Kararının" Uygulanacak Müeyyideler başlıklı 14. maddesinde, bu Karara ve bu Karara dayalı alt düzenleyici işlemlerle, yazılı bildirimlere, talimatlara veya taahhütnamelere aykırı hareket edenler, sahte belge kullananlar ve belgelerde tahrifat yapanlar hakkında, ilgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, fiilin ağırlığına göre uygulanacak müeyyidelere yer verilmiş, düzenlemenin (d) bendinde; "Taahhütname alınan durumlarda, taahhütnamede belirtilen ürünün ihracat için FOB ve ithalat için CIF değerinin %60’ının, firmanın bağlı bulunduğu vergi dairesince ilgiliye tebliğ tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının, 2/2/1984 tarihli ve 2976 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi uyarınca, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde vergi dairesince tahsil edilerek bütçeye gelir kaydedilmesi." düzenlemesine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; hayvancılık işiyle iştigal eden davacının damızlık hayvan ithalatı amacıyla 09/02/2018 tarih ve 2866 sayılı Noter taahhütnamesi ile "ithal edilen hayvanları mücbir sebepler dışında 2 yıl süreyle satmayacağını, başka birilerine devretmeyeceğini, amacı dışında kullanmayacağını, taahüdünün ihlali halinde yurt dışından ithal ettiği damızlık hayvanların ithal tarihindeki millileştirilmiş bedeli üzerinden Hazine'ye ödeme yapacağını" taahhüt ettiği, şikayet üzerine gidilen davacıya ait işletmede 11/05/2018 tarihinde yapılan denetimde ithal edilen ancak henüz belgeleri tamamlanmadığı için millileştirme işlemi gerçekleşmeyen 238 adet hayvandan sadece 145 tanesinin işletmede olduğu, işletmede olan hayvanların da tamamının küpesiz olduğunun tespit edildiği, hayvanların neden küpesiz ve tamamının işletmede olmadığının 7 gün içinde yazılı olarak bildirilmesinin istendiği aksi halde 5996 sayılı Kanun ve imzalanan taahhütname uyarınca işlem yapılacağının ihtar edilmesine karşın ihtara uyulmaması üzerine Keşan Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından ... tarih ve E... sayılı yazısıyla davacıya Macaristan'dan ithal edilen toplam 238 hayvan bedelinin ödenmesi, aksi halde 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsil edileceğinin bildirildiği, yazının 11/07/2018 tarihinde Suluca Köyü Muhtarına tebliğ edildiği, davacı tarafından belirtilen meblağın ödenmemesi üzerine de dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dava dosyasının ve ilgili mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, davacının dava konusu ödeme emrine itirazlarının 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde yer alan itiraz sebeplerinden hiçbirine uymadığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan, ödeme emrine karşı açılan davalarda ileri sürülen iddiaların "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilebilmesi için; bu iddianın ödeme emrinin dayanağını oluşturan tahakkuk işlemine karşı dava açılmamış olması nedeniyle o aşamada incelenememiş olması gerekmektedir. Tahakkuk işlemine karşı dava açılmaması borcun esasen hiç doğmadığı yolundaki iddiaların araştırılmasına engel teşkil etmeyecektir. Bu kapsamda davacı tarafından her ne kadar kendisine ait adres olan Suluca Köyü'nde muhtara usulsüz tebliğ edildiğinden ödeme emri dayanağı borç bildiriminden haberdar olunmadığı ileri sürülmüş ise de Mahkemece bahsedilen millileştirme bedeli istenmesine dair dayanak işleme yönelik dava açılması halinde yapılacak olan davacının borcu bulunup bulunmadığına yönelik inceleme bu davada yapılarak, yurt dışından damızlık hayvan ithal eden davacı tarafından verilen taahhütnamenin ihlal edildiği ve ödenmesi gereken kamu alacağının doğduğu hususunun ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla taahhüdün ihlalinden kaynaklanan amme alacağı nedeniyle 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması suretiyle düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığından temyize konu kararda sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.